ANKARA (QHA) -

"Batum-Hopa-Artvin örneğinde olduğu gibi Ahıska-Posof-Ardahan neden olmasın?"

Büyük sürgünden bugüne 60 yılda bir ömre sığdırdıkları üç sürgünün ardından yerleştikleri coğrafyada Rusya'nın Kırım'ı işgaliyle, Ukrayna güvenlik güçleri ile Rus ayrılıkçılar arasında 2014 Mayıs ayında başlayan çatışmaların ortasında kalan 677 aile, yani 2 bin 600 Ahıska Türkü ateş hattındaydı. Ukrayna'da Donetsk ili Slavyansk ilçesi ve civarında yaşayan Ahıska Türkleri, çatışmalar sırasında herşeyini bırakarak Rusya, Azerbaycan, Türkiye'ye akrabalarının yanına ve Ukrayna’nın savaş olmayan bölgelerine sığındı. Ukrayna Askeri birlikleri 2014 Haziran sonunda Slavyansk’daki hakimiyeti sağlasa da çatışmalar sonucu birçok insanın evi ya tamamen yıkıldı ya da ciddi hasar gördü. 

Evlerini imkansızlıklarından dolayı terk edemeyenler herşeye rağmen sıkıntılı ve soğuk kış şartlarında hayatta kalmayı başarsa da bölgede çıkması muhtemel bir savaşta ortada kalarak telef olma korkusu içinde olduklarını belirterek Türkiye’den yardım talebinde bulundular ve süreç başladı. 

Fotoğraf:Çatışma ortasında kalan bir Ahıskalı ve harap olan evi .(Ukrayna Donetsk ili Slavyansk civarı)

Ukrayna’da faaliyetlerini sürdüren Ahıska Türkleri Dernekleri Kiev’de Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine giderek Büyükelçi Yönet Can Tezel ile görüşerek çatışmaların ortasında kalan Ahıska Türklerinin bölgeden tahliyesini istediler.

Dünya Ahıska Türkleri Birliği’nin (DATÜB) müracaatını değerlendiren Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri eski Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları sonrasında Bakanlar Kurulu onayı ile 17 Mayıs 2015 tarihli 29353 sayılı Resmi gazetede yayımlanan 3835 sayılı kanuna istinaden 677 aile 2015 yılı içinde Türkiye’ye iskanı sağlanacağı kararı alındı. Bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Ruhi Özbilgiç başkanlığında, yetkililerden oluşan bir Komisyon da göreve başladı. 

"Bugün Gürcistan sınırları içinde olan Vatan Ahıska’ya dönüşle ilgili Uluslararası arenada vatana dönüş mücadelemiz devam ediyor"

Fotoğraf:DATÜB Avrupa Temsilcisi Gazeteci Burhan Özkoşar

Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) Avrupa Temsilcisi Gazeteci Burhan Özkoşar, Ahıska Türkleri'nin Ukrayna'daki çatışmalar sonrasında göç sürecinin nasıl başladığını, 71 yıllık vatana dönüş mücadelesinde gelinen son noktayı, Ahıska Türklerinin vatan Ahıska'ya, Posof ve Ardahan'daki yerlestirilmesinin önemini QHA'ya anlattı. 

"VATAN AHISKA'YI KAZANMAK İÇİN EN UYGUN STRATEJİ BELİRLENECEK"

Gürcistan tarafından Vatana dönüş müracaatları kabul edilmeyen ve Ukrayna’nın doğu kesiminde Rus ayrılıkçılar ile Ukrayna güvenlik kuvvetleri arasındaki çatışmalar ortasında kalan 677 Ahıska Türkü ailenin Türkiye'de iskan edilmesi planlanan yerlerin önemine dikkat çeken Özkoşar, şunları kaydetti:

"Zor durumda olan 300 kadar ailenin acilen Kars’taki boş olan TOKİ konutlarına yerleştirilmesi düşünülüyor. Geri kalan 377 ailenin de Ardahan’ın Posof ilçesine yerleştirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Böylece vatan Ahıska’yı kazanmak bakımından en uygun strateji de belirlenmiş olacaktı. Ancak komisyonun son aldığı karar gereği 33 aileyi Kars’a diğerlerini de Erzincan Üzümlü ilçesine yerleştirilecekler. İlk kafilede 150 aile Erzincan ve 33 ailede Kars olmak üzere 183 aile önümüzdeki günlerde Türkiye’ye getirilmesi bekleniyor."

"GEÇMİŞTE BAŞARISIZ OLAN BİR ÖRNEĞİ UYGULAMANIN ANLAMI YOK"

Fotoğraf: Ukrayna güvenlik güçleri ile Rusya arasındaki çatışmalar sırasında kullanılamaz hale gelen bir Ahıskalı evi.

Bu konuda Ardahan ve özellikle de Posof ilçesi yerel yöneticilerinin ciddi girişimlerde bulunduğunu ifade eden Özkoşar, "Bu önemli konu göz ardı edilmemelidir. Posof ve Ardahan’a yerleştirilecek Ahıskalılar Vatana döneceklerinin de garantisi konumunda olacaklardır. Bazı çevrelerce Iğdır, Urfa ve Erzincan gibi Ahıskalıların yaşayamayacağı yerler düşünülmektedir. 1993 yılında Iğdır denemesi yaşanmıştır. Geçmişte başarısız olan bir örneği tekrar yeniden uygulamanın anlamı yoktur" dedi. 

"KALICILIĞI SAĞLAYACAK BİR ÇOK ARGÜMANIMIZ VAR"
 
Vatan Ahıska’ya en yakın Posof ve Ardahan’da devlet imkanlarının zorlanmasını arzu ettiklerini dile getiren Özkosar, şöyle devam etti: "Ahıska Türklerinin bu bölgelerde kalıcı olmasını sağlayacak bir çok argümanımız vardır. Ancak son anda beklenmedik bir şekilde Erzincan Üzümlü ilçesi ortaya çıkmıştır. Ahıska Türkleri Erzincan’a geldiğinde orada bu insanlarımızı tutacak bir tane sebep gösterilemez. 1993 yılında vatana daha yakın Iğdır örneğinde olduğu gibi gelenler daha sonra bu bölgelerden de göç ederek Bursa, İnegöl, Antalya, İstanbul gibi büyük kentlerdeki akrabalarının yanına gideceklerdir." 


 
AHISKA TÜRKLERİNİN VATAN AHISKA’YA, POSOF VE ARDAHAN’A YERLEŞTİRİLMESİNİN ÖNEMİ
 
Türkiye'ye gelmesi planlanan ailelerin yarısını yani 300 kadar aileyi vatan Ahıska’nın hemen sınırında olan Ardahan ili ve Posof ilçesine yerleştirilmesini talep ettiklerini vurgulayan Özkoşar bunun önemini ise şöyle açıkladı:

"Çünkü Ahıskalılar ile Posoflular aynı soy ve kökenden gelen akraba oldukları için yerleştiklerinde bölgede kalıcı olacaklardır. Posof coğrafi olarak da Ahıska’ya çok yakın ve aynı iklim koşullarını taşımaktadır. Ahıska Türkleri genellikle Tarım ve hayvancılık ile geçimini sağladıklarından gittikleri her ülkede bu konuda mesleki gelişimini tamamlamışlardır. Bu bağlamda hem Ahıska’ya hem de sınırın bu tarafında Posof’a büyük yenilikler getireceklerdir. Gürcistan ve Türkiye’nin bu bölgelerinin kalkınmasında önemli rol oynayacaklardır. 1995 yılında açılan Türkgözü Sınır kapısından sınır ticareti yok denecek kadar azdır. Sınırın iki tarafına yerleştirilecek Ahıska Türklerinin tarihte olduğu gibi toplumlararası kültürel ve ticari işbirliği içerisinde bölgenin kalkınmasında önemli rol oynayacaktır. Kısacası Batum – Hopa – Artvin örneğinde olduğu gibi Ahıska Türklerinin bölgeye yerleştirilmesi ile Ahıska – Posof – Ardahan’ında ticari ve kültürel işbirliği içerisinde bölgenin kalkınması da sağlanacaktır." 


                                                                                                      
71 YILLIK VATANA DÖNÜŞ MÜCADELESİNDE SON AŞAMAYA GELİNDİ
 
Son yıllarda Avrupa Konseyi baskısı ile Gürcistan adım atarak 2007 yılında çıkarmış olduğu Yurda dönüş kanunu çerçevesinde yaklaşık 15 bin 200 aile müracaat etti. Gürcistan İngilizce ve Gürcüce verilen dosyalardan sadece 5 bin 841 ailenin dosyasını kabul etti. DATÜB’ün Avrupa Konseyi nezdindeki girişimlerinden sonra Rusça olarak verilen yaklaşık 2 bin ailenin de dosyasını kabul etti. Böylece Gürcistan 7 bin 500 kadar ailenin başvuru dosyasını kabul ettiğini Uluslararası kamuoyuna deklare etti. 
 
Bugüne kadar bu dosyaları değerlendiren Gürcü makamları yaklaşık 2 bin 500 Ahıska Türküne 'Yurda Dönüş Statüsü' verirken bunlardan yaklaşık 500 kişiye de Gürcistan Vatandaşlığı verdi. 

"PROJENİN AMACINA ULAŞACAĞINA OLAN İNANCIMIZ TAMDIR"
 
Oyalama taktiği içerisinde ağır aksak da olsa Avrupa Konseyi’nin baskısı ile Ahıska Türklerinin vatana dönüşlerinin hızlandırıldığını ifade eden Burhan Özkoşar,  yerleştirme konusunda Türkiye tarafından Ahıska Türklerine verilen ekonomik sözlerin yerine getirilmesini beklediklerini kaydetti.

Bu konuda TİKA ve YTB Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda gerekli çalışmaları yapıldığını belirten Özkoşar DATÜB olarak önerilerini de şöyle açıkladı:
 
"Vatana yerleştirilmesi konusunda DATÜB olarak önerimiz ilk etapta pilot uygulama olması bakımından 500 kadar aile için bir proje geliştirilmelidir. Bunlardan 100 kadar ailenin Ahıska’ya yerleştirilmesini sağlamalıyız. TİKA’nın Gürcistan’daki faaliyetleri göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye ile Gürcistan arasındaki dostluk ilişkilerimizin de zirvesinde olduğunu hatırlayacak olursak böyle bir projenin kısa sürede tamamlanarak amacına ulaşacağına olan inancımız tamdır."

"Batum-Hopa-Artvin örneğinde olduğu gibi Ahıska-Posof-Ardahan neden olmasın?"
 

"Sınırın her iki tarafına da yerleştirilen Ahıska Türklerinin ekonomik anlamda gelişmeleri için sınır ticareti teşvik edilerek tarım ve hayvan ürünlerinin Türkiye’ye getirilmesi durumunda Ardahan Kars ve Erzurum’a kadar olan bölge insanı hem ucuz sebze ve meyveye kavuşacaktır hem de Ahıska’daki Türkler ekonomik anlamda güçleneceklerdir.

Sınır ticaretinden Gürcü ve Ermenilerinde faydalanacağı düşünüldüğünde Gürcü, Türk ve Ermeni (Gürcü vatandaşı Ermeniler) arasında ticaretten dolayı ticari ve kültürel dostluklar gelişecektir. Bu vesile ile atıl durumda kalan Türkgözü sınır kapısı da hareketlenmiş olacaktır. Böylece sürekli göç veren ve bir türlü önü alınamayan göçlerinde duracağını da düşünmekteyiz."

Ahıska Türklerinin Ahıska ve Posof’a yerleşmeleri durumunda Rusya, Ukrayna, Kırgızistan ve Azerbaycan’da çok kötü koşullarda yaşayanlar da kendi imkanları ile gelerek bölgeye yerleşeceklerine ilişkin öngörülerini de dile getiren Özkoşar, "Batum-Hopa-Artvin örneğinde olduğu gibi Ahıska-Posof-Ardahan neden olmasın?" diye sözlerini noktaladı.

1.BÖLÜM: Sürgünün 71. yılında çatışma ortasında: Ahıska Türkleri 'vatan' arıyor

2. BÖLÜM: 1944 sürgününün kader ortakları 70 yıl sonra aynı kaderi tekrar paylaşıyor

Ahıska Türklerinin sürgün hayatını ve günümüzdeki göç sürecini konu alan dizi, bir göç sarmalında dünyaya gelen Ahıskalı Ramil Guseynov'u konu alan son bölüm ile devam edecek.

Asya Atila

QHA