Dünya Kırım Tatar Kongresi Yönetim Kurulunun üçüncü toplantısı Kırım Hanlığı’nın yarımadadan Avrupa anakarasına geçiş kapısı olan Çongar bölgesinde yapıldı. Toplantının Çongar’da yapılmasının temelinde Kırım idarî sınırlarında sivil abluka eylemine katılan aktivistlerin faaliyetlerini yerinde müşahede etmek ve aktivistlere Dünya Kırım Tatar Kongresi bünyesinde faaliyet gösteren diaspora teşkilatlarının ve diaspora toplumunun desteğini göstermekti.

Kırım yarımadasının idarî sınırlarında Kırım Tatar Millî Meclisi’nin inisiyatifi ile başlatılan sivil ablukanın amacı, Kırım’da yaşayan insanlara Kırım’ın Ukrayna olmadan sosyal ve ekonomik olarak büyük darboğaza düşeceğini göstermek ve 2014 yılı Mart ayında düzenlenen sözde referandum öncesi ve sonrası Kırım’da yaşayan halklara vaat edilen müreffeh ve zengin Rusya Kırım’ı vaadinin bir hayal olduğunu kanıtlamaktı. Ablukanın başlaması ile Ukrayna’dan Kırım’a mal sevkiyatının durması sonrasında Kırım’da mal ve ürün fiyatları arttı, yokluklar baş gösterdi. Kırım’da yaşayan Ruslar sözde referandumda yaptıkları tercihi sorgular hale geldiler. Rusya’nın kendileri için vaat ettiği cennetin hayal olduğunu yavaş yavaş anlamaya başladılar. Pişmanlık ve nedamet sesleri cılız da olsa duyulmaya başladı.

Nihayet, Kırım Tatar Millî Meclisi’nin bu cesurca adımı Ukrayna devletinde de karşılık buldu. Ablukanın sosyal ve ekonomik etkilerinin Kırım’ı Ukrayna’ya döndürme konusunda psiko-moral etkilerini geç de olsa anlayan Ukrayna hükûmeti sivil ablukayı resmîleştirme kararı alarak 16 Ocak’tan itibaren Ukrayna anakarasına her türlü ticarî mal sevkiyatını resmen yasakladı. Kırım Tatar Millî Meclisinin ve liderliğinin işgalinden başından beri Kırım’ı Rusya’dan geri alma yönündeki ciddî politik ve stratejik tekliflerinden bir tanesi böylece Ukrayna devleti tarafından geç de olsa hükûmet politikası haline geldi.

Gerek Kırım ve gerekse Rusya’da sokaktaki sıradan Rus vatandaşlarının ve bazı siyasetçi ve aydınların işgale karşı cılız da olsa yükselmeye başlayan sesleri Kırım Tatar Millî Meclisi’nin ablukayı başlatmakla ne kadar doğru bir adım attığının belirgin göstergesidir. Bu sonuç, Ukrayna devletine de tek başına başlatabileceği ve atabileceği adımların ve tedbirlerin ne kadar etkili sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir.

Her ne kadar Ukrayna ve Rusya arasında adı konulmamış bir soğuk savaş devam etse de iki ülke arasındaki tarihî girift ekonomik ve siyasî ilişkilerden dolayı Ukrayna’nın oynayabileceği güçlü kartlar olduğu ve ablukanın bunlardan sadece biri ve belki de en düşük etkiye sahip olduğu söylenebilir. Uluslararası yaptırımların etkisini şiddetle hisseden Rus ekonomisi ve sosyal yapısı Ukrayna’nın alacağı bazı tedbirlerle daha da fazla zarar görebilecektir.

Kırım’ın sivil ablukasının bir başka ve önemli kazanımı dünyadaki gelişmelerin hızlı seyri karşısında giderek gündemde arka sıralara düşmeye başlayan Kırım’ın işgali ve Kırım Tatarlarının işgal sonrasında yaşadığı baskıların gündemde tekrar üst sıralara çıkmasını sağlamak olmuştur.

Dünya medyasının ve kamuoyunun dikkati bir kez daha ve uzun süreli olarak Kırım’a yönelmiştir. Bazılarının eleştirel ve aksi görüşlerine rağmen abluka sırasında yaşanan çeşitli olaylarla gündeme yeniden taşınan Kırım ve Kırım Tatarlarının sorunları Rus ve işbirlikçi dezenformasyonuna rağmen Meclis ve Kırım Tatar liderliğinin akılcı siyasetiyle diplomatik ve siyasî arenada olumlu bir gelişim izlemeye başlamıştır. Avrupa Birliği’nin Kırım’a gönderdiği gözlem heyeti ve Kırım konusunun önümüzdeki günlerde Avrupa Birliği organlarında görüşülecek olması bu akılcı siyasetin bir sonucudur.

Bütün bu olumlu sonuçlar gösteriyor ki anlık ya da münferit olaylara ilişkin eleştirel hatta agresif yorum ve yaklaşımlardan ziyade izlenen siyasetin ve gerçekleştirilen eylemlerin kısa, orta ve uzun vadede sonuçlarını izlemek ve bu siyaseti doğru okuyup yorumlamak en yerinde davranış olacaktır. Kırım Tatar Millî Meclisi, Kırım Tatar liderliği ve bunun etrafında oluşturulan kurum ve kuruluşlar Kırım’ı işgalden kurtarma gayesinde, ortak akıl ve istişare sonucu oluşan bir siyaset ve strateji izlemektedir. 

Kırım Tatarlarının bugün yürüttüğü en büyük mücadele enformasyon alanında bilgi ve yorum kirliliğine karşı yapılan mücadeledir. Liderimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun geçtiğimiz günlerde basına yansıyan sözünde de belirttiği üzere; “İşgale karşı savaş enformasyon alanında ve sosyal ağlarda sürmektedir.”

QHA

Yasal Uyarı