KİEV (QHA) -

Kırım İnsan Hakları Grubu Medya Koordinatörü İrina Sedova, Hayat Radyosunda katıldığı programda Kırım’da insan hakları durumu ile ilgili konuştu.

Sedova ile gerçekleştirilen söyleşinin tam metni şu şekilde:

 

Hayat radyosu: İnsan hakları faaliyetlerinize daha işgalden önce başladınız. İşgalcilerin Kırım’daki davranışlarında en çok ne sizi şaşkına uğrattı?

İrina Sedova: İşgalciler davranışlarıyla bizi sürekli şaşırtıyorlar. En sinik olanı da adaletin olmaması, mahkemeler tamamen yönetimin kontrolünde, idarenin talimatlarını yerine getiriyorlar.

Onlar sürekli uluslararası insani hukuk bir yana, birçok eksiği olan Rus yasalarını bile ihlal ediyorlar. Tüm yasalar ihlal edildi. Bu durum, sivil toplum yok edildiği için ortaya çıktı, gazetecilik yok edildi. Ukrayna hala direnebiliyor ve sivil toplum kuruluşları yönetimin hukuksuzluğuna karşı koyabiliyorken, Rusya Federasyonunda uzun yıllardır artık devlet makinesi (dayanılmaz oranda) baskı yapıyor.

 

Hayat Radyosu: Baskı düzeyine göre Kırım, Rusya Federasyonu’ndan farklı mı?

İrina Sedova: Kırım'da bir aktivist, gazeteci ve insan hakları savunucusu olmak daha korkunç bir şey. Kırım'da herkese karşı olabildiğince daha sert muamele yapılıyor, çünkü Kırım'ın Ukrayna'ya geri dönmesinden çok korkuyorlar.

 

Hayat Radyosu: Meslektaşlarınız “Kırım: İşgalin 3. Yılı” kitabını çıkardılar. O kitapta Kırım’ın askerileştirilmesi (militarizasyon) hakkında bir bölüm var. Çocuk bilinci dahil bilincin militarize edilmesi konusu sizin ilginizi çekmiş. Nerelerde kendini gösteriyor?

İrina Sedova: Kamusal yaşamın militarizasyonunu inceledik. Kırım'da yetişkinlerin ve çocukların bilincini öncelikle propaganda, aktif askeri eylemler, yerel yönetimlerin aktif eylemleri ve militarizm yanlısı oluşumların yardımıyla etkiliyorlar. Militarizasyonun insan haklarını nasıl etkilediğini inceledik. Bu ciddi tehditler taşıyor. Hem yetişkinleri hem de gençleri işgalcilerin ordusunda hizmet ettiriyorlar. Bu, insani hukukun ciddi bir şekilde ihlal edildiğini gösteriyor, özellikle işgal altındaki topraklarda yaşayan insanların işgalci devlet ordusuna askere çağırmayı yasaklayan 1949 Cenevre Sözleşmesini. Rusya bu normu birkaç yıldır yüksek oranda ihlal ediyor ve çeşitli yollarla ordusuna asker alıyor. Bunu anaokulu çağındaki çocuklara yönelik çeşitli militarize edici faaliyetlerle yapmaya başlıyorlar. Çocuklara orduya sadakat aşılamaya çalışıyorlar. Çocuklara Rus ordusunun iyi olduğunu, oraya gitmeleri gerektiğini aşılıyorlar. Kırım'da çocuklarımızın Ukrayna kimliğini siliyor ve onlara Rus kimliğini ve Rusya’yı düşmanlardan korumak gerektiği fikrini dayatmaya çalışıyorlar. Aynı zamanda Ukrayna ve Ukraynalılar medyada ve devlet yönetimi web sitelerinde ana düşman olarak gösteriliyor. Ayrıca güya terörist olarak adlandırılan Müslümanlar da düşman olarak sunuluyor.

Bunun dışında düşmanca dil kullanımını inceliyoruz. Bu iki konu birbiriyle çok yakından ilişkilidir. Düşmanca dil kullanarak saldırgan Ukrayna karşıtı propaganda yardımıyla düşman imajı oluşturuyor ve (şu mesaj veriliyor:) 'düşmanlardan Kırım'ı korumak gerekiyor. Kırım’ı ise yalnızca Rus ordusunun saflarında durarak savunmak gerekiyor.' Böylece, hem çocuklar hem yetişkinler zombileştiriliyor. Birçoğu orduda görev yapmaktan mutluluk duyuyor. Elimizdeki bilgilere göre oradaki koşullar korkunç, askerler ebeveynlerinden başka bir bölüğe nakledilmeleri için rüşvet vermelerini istiyorlar.

 

Hayat Radyosu: Bildiğimiz kadarıyla, Kremlin propagandası Kırım’da herşeyin güzel olduğunu göstermeye çalışıyor. Hatta Rusya’dan kukla Ukrayna sivil toplum örgütleri temsilcilerini getirerek Kırım’da Ukrain dili ve kültürünün iyi durumda olduğunu göstermeye çalıştılar.

İrina Sedova: Bu durum, Uluslararası Adalet Divanı'nın Ukraynalılara anadilinde eğitim izni verilmesi, Ukraynalılara karşı ayrımcılığa ve kültürlerinin yok edilmesine son verilmesi ile ilgili kararı kabul etmesinden sonra gerçekleşti. Şimdi de bir resim (imaj) yaratmaya çalışıyorlar. Parayla her zaman sahte eylemciler bulunabilir. Yakın geçmişte AGİT'in insani boyutuyla ilgili bir konferansındaydık. Orada, Kırım’ın Rusya olduğunu ve herşeyin güzel olduğunu söyleyen Kırım’ın Rusya yanlısı ulusal azınlık örgütlerinin temsilcileri de vardı. Fakat biz bu temsilcilerin eylemlerini koordine eden Russia Today’in temsilcisinin oturduğunu gördük. Tüm bunlar, çok cömertçe finanse edilen Rusya Federasyonu'nun propaganda mekanizmasının bir parçasıdır.

 

Hayat Radyosu: Propaganda makinesine karşı koymak ne şekilde mümkün?

İrina Sedova: Hakikati söylemek gerekiyor. Çok etkili oluyor. Herhangi bir propaganda gerçeğin karşısında paramparça oluyor. Rakamlar, olgular, suçların foto ve video kanıtları varsa, tüm olanlar kayıt altına alındıysa sıyrılamazlar. AGİT’in demin bahsettiğim konferansına geldiğimizde ve raporumuzla Kırım’daki olayları anlattığımızda oradaki Rus propagandacılar salonu terketti çünkü itiraz edemediler.

 

Hayat Radyosu: Bu rapor hakkında neler anlatabilirsiniz?

İrina Sedova: Raporda saldırgan propaganda ve çocuklarla yetişkinlere askerlik yaptırmak için bütçeden ne kadar para ayrıldığı hakkında bilgi yer alıyor, ki bu rakam milyonlarca ruble tutarında. Eğitimin militarizasyonu için Kırım ve Rusya bütçesinden para ayrılıyor. Çeşitli kamu kuruluşları, Rusya Federasyonu Devlet Başkanından askeri kamplar düzenlemek için hibe alıyor. Suriye'de, sözde "Donetsk Halk Cumhuriyeti"nde, Çeçenistan'da, Rusya Federasyonu topraklarında silahlı çatışmalara katılan militanların yer aldığı "Savaş Kardeşliği" teşkilatı var. Kırım’ın işgali ve kaçırma olaylarına iştirak eden, kargaşa çıkaran meşhur "Gece Kurtları" da aynı zamanda çeşitli askeri gösteriler için Rus devlet başkanından  yardımlar alıyor. "Gece Kurtları" Savunma Bakanlığı ile yakın işbirliği içerisinde. Bu agresif propagandayı dinleyen insanları sadece Rus ordusuna değil, özel ordulara da kolaylıkla çekmek mümkün. Ve tüm bu dehşet Rusya Federasyonu bütçesinden finanse ediliyor.

QHA