ANKARA (QHA) -

Türkiye, terör örgütleri ile mücadele kapsamında ciddi operasyonlar gerçekleştiriyor. Suriye'ye düzenlenen Fırat Kalkanı Operasyonu ile terörle mücadelede ciddi mesafe katedilirken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rakka ve Musul ile ilgili ciddi sinyaller verdi. 

Peki Musul'da neler oluyor? Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşad Salihi bölgedeki son gelişmeleri QHA'ya değerlendirdi. 

Türkiye'nin güneyinden, kuzeyindeki Kırım Tatarları'na mesajları da olan ITC Başkanı Salihi, Kırım Tatarları'nın hak ve hukuklarına ciddi bir şekilde sahip çıkma kararlılıklarını devam ettirmeleri gerektiğini de vurgulayarak, "Kırım Türklerinin kendi iradelerini kendileri yönetmeleri lazım" dedi. 

"IRAK TÜRKLERİ KIRIM'IN İŞGALİNİ UNUTMAYACAK"

Sözlerine Irak Türkleri'nin Kırım işgalinin asla unutmayacağının altını çizerek başlayan Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşad Salihi, "Özellikle Kırım Haber Ajansı'na ilk defa olarak sesimizi sunuyoruz. Özellikle Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ile iki defa görüşmüştük. Bir gönül bağımız var, sürekli devam eder. Kırım bizim varlığımızdır. Türk dünyasının büyük bir varlığıdır. Onun için Irak Türkleri kesinlikle Kırım'ın işgali niunutmayacaktır. O coğrafyalar bizim cografyamızdır, Türk dünyasının cografyasıdır" diye konuştu.

"GEÇ KALINMIŞ BİR OPERASYON"

Türkiye, sınırlarının güvenliği için terör örgütlerine karşı ciddi mücadeleler veriyor. Türkiye’nin Suriye’ye düzenlediği Fırat Kalkanı Operasyonu ile bunu net gösterdi ve Cerablus’u da temizledi, operasyonları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tabii herkes biliyor ki bugün Lozan Antlaşması sonrası, 1920'den sonrası, Türkiye'nin o bölgelerden anlaşma neticesinde çekilmesi gerçeği var. Fakat o bölgelerde karışıklık, terör belirirse ve Türkiye'nin geleceğini, milli güvenliğini tehdit etmiş olursa, mutlaka Türkiye'nin adımlar atılması lazımdır. Bugün görüldü ki ISİD bir terör örgütüdür, onun yanında olan, PKK'dır PYD'dir YPG'dir, ona benzer örgütlerin bu bölgelerdeki oluşumu hem Türkiye'nin hem de o bölgelerin birliğini ve menfaatini zedeleyebilir. Suriye'nin toprak bütünlüğünü, Irak'ın toprak bütünlüğünü herkesten çok savunan Türkiye, Suriye halkı için, Irak halkı için adımlar atmıştır. Onun için hiç kimsenin tepki göstermemesi lazımdır.

Yapılan operasyon bizce çok geç kalmıştır. Daha önceden olmalıydı. Bu kadar insanın da belki katline neden olunmazdı. Ama Türkiye'nin de gecikmesinin nedeni uluslararası tarafların bu konuda Türkiye'ye destek vermemeleriydi. Aslında ABD olsun Rusya olsun İran olsun bu hususta Türkiye'nin yanında durmaları gerekirdi ve bu operasyonun çok daha önce gerçekleşmesi gerekirdi. Fırat bölgesine, Cerablus'a giden Türk askeri orada halkı savunmak için gidiyor. Bunun misli gelecekte Irak için de yaşanabilir. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu dile getirdi. Bizim de korkumuz bundandır. Bir Kerkük, bir Telafer, bir Tuzhurmatu; Türkmen coğrafyasında PYD, PKK'nın barındırılması bizim için ciddi bir endişedir; o yüzden bunların olması lazımdı geç kalmıştır ama yine de iyi oldu.

"TÜRKİYE BUNA VAKIF OLDU"

Bölücü terör örgütü PYD PKK Türkiye için ciddi bir tehdit, Aynı zamanda orada IŞİD de bölgede tehdit. Irak'ta da bombalar patlıyor. Bölgedeki birçok terör örgütü  neyi amaçlıyor ve Türkiye ile Türkmenlere karşı birlikte hareket ediyor diyebilir miyiz?

PKK, IŞİD, PYD bunlar hem Ortadoğu bölgesinin tamamı için birer tehdittir, özellikle Suriye ve Irak için daha ciddi bir tehdittir. Ama malesef bu devletler bu tehdide vakıf olmadılar. İlla ki zararını gördükten sonra, ama Türkiye buna vakıf oldu. IŞİD'in birinci gün Musul'a geldiği zaman Musul halkı belki de onları selamladılar ama ondan sonra IŞİD'in ne olduğunu gördüler. Bugün Sincar bölgesinde de bugün PKK'nın geldikleri zaman belki de selamladılar ama ondan sonra PKK'nın ne olduğunu artık Sincar halkı biliyor veya Cerablus'ta PYD'nin ne olduğunu bilirler ve hangi proje için geldiklerini bilirler. O yüzden, bu tehlike herkes için, sadece Türkmenler için değil, Kürtlerin de projelerini engelleyen bir meseledir. Kürtlerin daha mantıklı ve aklıselim davranmaları lazım. PKK Kürtlere hizmet eden bir örgüt değil;  Kürt halkının hukuki haklarının kazanılası yerine, onlar için zaafiyet haline gelecek bir örgüt. 

"BUNDAN FAZLA NE OLURSA HEPİMİZİ ETKİLEYECEKTİR"

"KÜRT HALKI DA DİKKAT ETMELİDİR"

Kürtlerin projeleri nelerdir?

Bugün Kürtler kendi dilleri ile konuşmak istiyorlarsa Türkiye'de televizyonları oldu. İstediklerini yaptılar. Irak'ın da içinde istedikleri kadar üç vilayet ellerindedir. Bundan fazla ne olacak? Bundan fazla ne olursa hepimizi etkileyecektir. Biz bu coğrafyada beraber yaşamışız. Hiç kimsenin de hakkını yemek istemiyoruz ama PKK, bu bölgede yaşayan halklara karşı olan bir projedir. Hem Türküne hem Kürdüne hem de Arabına karşı olan bir projedir. Onun için burada barışı sağlamayan bir projedir. Buna Kürt halkı da dikkat etmelidir.

"MİSAK-I MİLLİ PROJESİNDEN KİMSE TAVİZ VEREMEZ"

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rakka ve Musul için de sinyal verdi ve açıklamalarında bunu dile getirdi. Bununla birlikte çok yakın bir tarihte 2015'te Türkiye ile Irak hükümeti bir gerginlik yaşadı. Türkiye'nin Misakı Milli sınırları içerisindeki Musul'a operasyonu Irak yönetimi tarafından nasıl karşılanacaktır?

Türkiye  Irak'ın toprak bütünlüğünü savunan bir ülkedir ama Irak'ın içinde yeni oluşumlar çıkarsa, söylediğim gibi Lozan Anlaşması'nın öngördükleriyle çelişen başka icraatler, projeler olursa, kesinlikle Türkiye'nin de bir Misak-ı Milli projesi vardır ve bundan kimse taviz veremez. Suriye'de mevcut yönetim, Irak'taki idare; halklarını ve haklarını korumayı başarırsa bence Türkiye müdahale etmez, ama mevcut hükümetler eğer halklarını koruyamıyorlarsa, terör örgütleri gelip orada barındırılıyorsa ve mevcut bölgeler parçalanıyorsa ve tüm bunlar Türkiye'yi etkiliyorsa kesinlikle Türkiye'nin de tutumu farklı olur. 

"TÜRK ORDUSUNUN GELMESİNE KİMSE İTİRAZ ETMEZ..."

Peki Türkmenler ne diyor? Bölgedeki Türkmenler Türk ordusunu bekliyor mu?

Biz sürekli Irak Türkmenleri olarak Irak toprak bütünlüğünü savunduk ama bugün gergin bir durumun içerisindeyiz. Mevcut Irak hükümeti oradaki halkı savunmadığı zaman, Türk ordusunun gelmesine kimse itiraz etmez ve Türkiye geçenlerde Abadi hükümeti ile  anlaşarak Irak'a girmişti. 

"TÜRKİYE'NİN DE MUSUL OPERASYONLARI MERKEZİ İÇİNDE OLMASINI İSTERİZ"

Musul'un kurtarılma operasyonu gündemde yeni bir dalganın başladığı da görülüyor. Tam olarak bölgedeki durum nedir? 

Bundan bir ay kadar önce Mahmur kampına gittim ve Musul'a operasyon merkezini de ziyaret ettim. Orada Musul'u kurtarmak için hazırlıklar var. Mevcut Irak ordusu ve ABD'nin hava üssünden verdiği destek, bir de peşmergenin mevcut güçleri vardır. Bu güçlerin hangi şartlar altında ve nasıl Musul'u kurtaracağı halen bir tartışma konusudur. Biz, Türkiye'nin de Musul operasyonları merkezinde resmi bir şekilde olmasını isteriz. Nasıl İncirlik'ten kalkan uçaklar bugün IŞİD'i vuruyor ise Türk ordusunun da Amerikalılar ile Iraklılar ile Peşmerge ile beraber mücadeleyi sürdürmeleri bence daha faydalı olur.

Türkiye'yi uluslararası bağlamda diğer güçlerin desteklemesi gerekiyor diyorsunuz...

Bugün uluslararası taraflar Türkiye'ye her zamankinden daha çok destek vermelidir. Çünkü bölgede sınırını olan Türkiye'dir ve buradaki sorunlar Türkiye'nin milli güvenliğini ilgilendiren hususlardır.

Operasyon başladığında göçmenler de gelecekler, coğrafi bir tehlike olacak, belki de IŞİD Türkiye sınırını geçecek ve bir tehlike oluşturacak. 

"YENİ BİR GÖÇ DALGASI BAŞLAYACAK"

Suriye'de iç savaşın yaşanması ile birlikte ciddi bir göç dalgası oldu ve Türkiye kapılarını bu göç dalgasına açtı. Irak'ta, Musul'u kurtarma operasyonu başladığında bölgedeki çatışmalarla birlikte Musul tarafından yeni bir göç dalgası başlayacak mıdır? 

Kesinlikle başlayacaktır. Buna karşı hazırlıklı olunmalıdır. Özelikle Musul operasyonu başlarsa bir buçuk milyona yakın bir nüfus var orada ve bunların bir kısmı Kuzey Irak'a bir kısmı Suriye tarafına bir kısmı da Türkiye'ye gelebilir. Onun için bu bölgelerde kamplar olması lazım ve bir hazırlık olmalı. 

TÜRKMENLER DE SİLAHLANMALI...

Bu noktada Avrupa'ya bir çağrınız olacak mı?

Avrupa'ya şunu söylüyoruz, herkese şunu söylüyoruz: Irak halkının yanında durmaları gerekir. Çünkü bütün Avrupa ülkelerinin yerine IŞİD ile mücadele ediyor. Bu hususta göçmen olarak da yanımızda durmaları gerekir. Aynı zamanda silah, mühimmat, teçhizatın da bütün kesimlere verilmesi lazımdır. Irak'ın içinde sadece ya Peşmergelere ya Sünni taraflara ya da Şii taraflara verilmemesi lazım. Türkmenlerin de bu silah teçhizatını alması lazım. 

"MUSUL OPERASYONLARI SINIRLARI BELİRLEYECEK"

Barzani Türkiye ziyaretinde bölgede 6 ay içerisinde ciddi değişiklikler olacağını dile getirmişti. Bu değişiklikleri siz nasıl öngörüyorsunuz? Ne gibi değişiklikler olabilir?

Musul operasyonları bunu tahlil edecek ve sınırları belirleyecektir. 

Yani bir sınır değişikliği öngörüyorsunuz...

Bunlar olacak. Zaten IŞİD'in bir proje olduğu belliydi. Bunu herkesten önce söyledik. IŞİD bir projedir ve buraya haritaları yeniden çizmek için geldi. Ama bizim korkumuz Şii bölgesini, Sünni bölgesini, Kürt bölgesini belirledi ama eninde sonunda Türkmen bölgesini çizmemeli. Biz bunun endişesindeyiz. Türkiye'nin de buna dikkat etmesi lazımdır. Türkmen coğrafyasının Irak'ın içinde çizilmemesi lazımdır. Onun için Sayın Barzani bunu söylüyorsa onun da dikkat etmesi lazımdır. Kürt partilerinin de dikkat etmesi lazımdır. Bu coğrafya belli olan bir coğrafya. Bu proje vesilesiyle bölgemizin tehlikede olduğunu iyice görüyoruz. 

"TÜRKİYE'Yİ İLGİLENDİREN BİR MESELEDİR"

Rusya Suriye'de IŞİD'i öne sürerek Suriye'ye girdi. Havadan sivil halkın bulunduğu noktalara da bombardımanlarda bulundu. Rusya'nın aynı şekilde IŞİD'i bahane ederek Irak'a girmesi söz konusu mu? Rusya bölgede sizce nasıl rol oynuyor?

Tabii Rusya'nın Suriye üzerinde farklı bir çalışması vardır. Rusya'nın Suriye ile olan askeri anlaşmaları 1970'lere gider. Rusya da o bölgede Suriye'nin bir üs olduğunu, kendisi için önemli bir faktör olduğunu görmektedir ve hiçbir zaman orada taviz vermez. Ama son IŞİD projesi bölgeye geldikten sonra orada çok şeyler değişti oldu. İran faktörü de daha güçlü bir şekilde o bölgeye girdi. Meydana Suriye, Rusya ve İran ittifakı çıktı. Neticesinde göçe maruz kalan Suriyeliler Esad tarafından vurulduktan sonra Avrupa ükelerinin ve Türkiye'nin de hassasiyetine sebep oldu. O yüzden farklı operasyonlar çıkmaya başladı. Rusya bence artık bu hususta ciddi bir şekilde Türkiye ile ittifaka girmeye başladı. Çünkü bu coğrafyada Türkiyesiz hiçbir şey gerçekleşmiyor. Türkiye'yi ilgilendiren bir meseledir. Türkiye bölgede vazgeçilmez bir ülkedir. 

Türkiye’desiniz. Ankara'da ne gibi temaslarda bulundunuz?

Bizim ziyaretimiz ansızın oldu. Çok resmi değildi, olsaydı daha farklı taraflarla görüşülürdük. İstanbul’da istihare toplantımız vardı. Oradaki Türkmenlerle görüştük, eski Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ü ziyaret ettik. Ankara’da da temaslarımız sırasında yeni Dışişleri Bakan Yardımcısı Sayın Ahmet Yıldız’ı ziyaret ettik. O da eskiden Musul’da başkonsolosluk yapmış bölgeyi iyi tanıyan biridir. Özelliklede Suriye’de beraber kalmıştık temsilci olduğumuz zamanlarda. Suriye ve Cerablus’ta olan olaylar, Türk ordusu, Irak’ta olan yenilikler, Telafer, Tuzhurmatu, Kerkük gelecekleri. Genellikle bunlar tartışıldı. Ama resmi olarak Cumhurbaşkanımızla görüşme talebinde bulunduk belki de bayramdan sonra gerçekleşecek.

"RUSYA KIRIM'A EMRİVAKİ BİR SİYASET İLE BAKMAMALI"

Türkiye'nin güneyinde Irak Türkmenleri olarak bir mücadele veriyorsunuz. Bir var olma mücadelesi. Türkiye'nin kuzeyinde de Rusya tarafından işgal edilen Kırım'da Tatarlar bir var olma ve vatan mücadelesi veriyor. Kırım'a ve Kırım Tatarları'na ne gibi mesajlar vermek istersiniz?

Aynı coğrafyanın insanlarıyız. Hapishanede olduğum 1980'li yıllarda yaşlı bir ağabeyimiz zamanında Kırım'da kalmıştı. Oranın tarihinden bahsederdi bize ve Kırım'ın hayranıydık. Ve oradaki insanlarımızın ne kadar acı günler yaşadığına şahit olduk. O coğrafya aynı coğrafya, o insan aynı insandır. Yeter ki Türk insanı bu coğrafyanın üzerinde, dünyanın neresinde olursa olsun bilsin ki, kendinden başka dostu olmaz. Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur. Ama her seferinde iyi ilişkiler içinde olmak isteriz. Rusya, Kırım Tatarları'na ve Kırım'a emrivaki bir siyaset ile bakmamalı. Burada Türk insanın heyecanını, duygusunu kimse sınamasın temenni ederiz, aklıselim bir duruş ile Kırım Tatarları hak ve hukuklarına ciddi bir şekilde kendileri sahip çıksınlar. Kırım Türklerinin kendi iradelerini kendileri yönetmeleri lazım.

Sayın Salihi son olarak neler söylemek istersiniz?

Türk dünyası zor bir süreçten geçmektedir. Bütün ihtilaflı görüşlerimizi bir tarafa bırakmalıyız. Kerkük’teki bir Türkmen, Bakü’deki ile Ankara’daki ile İran’daki ile Çin’deki ile Kırım’daki ile aynı konuşmalıdır. Türkiye’nin dimdik kalması Türk dünyasının dimdik kalmasıdır. Terör örgütleri, IŞID olsun, FETO’cüler, YPG, PKK, PYD olsun bunlar hep coğrafyamızı hedef almıştır. Madem ki bugün bizim coğrafyamız üzerinde göz vardır, o zaman Türk dünyası bunu bilsin ki, kendimizi ancak bir araya gelip koruyabiliriz. Aksi takdirde Osmanlı İmparatorluğu'nu nasıl zayıflatıp içten vurdularsa, coğrafyamıza, Türkiyemize, insanımıza içten vurulan darbeler neticesinde hepimizin geleceği kötü olur. Tavsiyem Türkiye’nin ve Türk Dünyasının güçlü olması için çok çalışmak ve birlik olmaktır.

Röportaj:Asya Atila


Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Salihi kimdir?

1959 yılında Kerkük’ün Musalla Mahallesinde doğan Erşad Salihi ilk, orta ve lise öğrenimini Kerkük’te tamamlayarak 1978’de Bağdat Üniversitesi Fen Fakültesi’ni kazanmıştır. 1979 yılında “Türkmen Milli Hareketlerine katılmak” suçuyla Baas Partisi tarafından tutuklanmış ve 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinin ardından 2003 yılında Kerkük’te Irak Türkmen Cephesi’nin Musalla Bürosu Sorumluluğuna getirilen Erşat Salihi, 2004 yılında Irak Türkmen Cephesi Suriye Temsilcisi olarak görev yapmıştır. Suriye’de de 4 sene görev yapan Erşat Salihi, 2008’de Irak Türkmen Cephesi Kurultayı ile birlikte Kerkük İl Başkanlığı görevini yapmaya başlamıştır.

7 Mart 2010’da Irak’ta yapılan genel seçimlerde Kerkük’ten milletvekili olmaya hak kazanan Erşat Salihi, Mayıs 2011 itibariyle de Irak Türkmen Cephesi’nin başkanı olarak görevini sürdürmektedir. Erşat Salihi, Nisan 2014’te Irak’ta yapılan genel seçimlerde yeniden Kerkük’ten milletvekili olarak seçilmiştir.

QHA