KİEV (QHA) -

Kırım’ın sivil ablukası koordinatörü, ATR Kırım Tatar televizyon kanalının sahibi Lenur İslâmov, Kırım Haber Ajansı’na (QHA) verdiği demeçte Kırım’ın işgali ve yarımadanın geri alınması ile ilgili fikirlerini paylaştı.
 
- Lenur Ağa, Kırım’da 23 ve 26 Şubat 2014 tarihlerinde düzenlenen mitinglere katılıp katılmadığınız ile ilgili bilgi çok az. O dönemde Kırım’da mıydınız?
 
- Hayır, ne 23 Şubat ne de 26 Şubat 2014 tarihinde Kırım’da değildim. O dönemde Moskova’daydım. Her şey aniden oldu. ATR mensuplarının hepsini derhal oraya gönderdim. Kendim ertesi gün, 27 Şubat 2014 tarihinde geldim ve bu olaylara siyasi formatta katıldım. Güç formatına katılmadım, o zaman Kırım’da değildim, çünkü kimse durumun bu şekilde gelişeceğini tahmin etmemişti. Olaylar meydana geldikten hemen sonra Kırım’a gittim. Sadece ben değil, birçok Kırım Tatarı Kırım’a gitti. Akşam saatlerinde Kırım’daydık.
 
- Kırım Tatarları, 26 Şubat 2014 tarihinde düzenledikleri mitingden sonra dağılmayıp bulundukları yerde kalsaydı Kırım’ın işgali kaçınılabilir mıydı ya da makine çalıştırıldıktan sonra hiçbir şey yapılamaz mıydı?
 
- Evet, böyle seçenek de vardı. Eylemciler Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu önünde kalabilirdi, böyle teklifler yapıldı. Ama makine, o zaman herkesi ezerdi. Belki de orada kalmak gerekiyordu… Ama Ukrayna ordusunun direniş göstermemesi ve Kırım’ın üzerinde çok belirgin büyük ihanet bulutunun dolaşması, Kırım Tatarları dahil herkesi etkisiz hale getirdi.
 
Belirli bir askeri üssün silahlarını teslim etmesi ve üsten ayrılması, SBU (Ukrayna Güvenlik Servisi) binasının tek bir bile atış yapılmadan ele geçirilmesi… Bunlar yönetimin dayanak noktaları!
 
Günümüzde emniyet kurumlarında çalışan Kırım’daki birçok insanla bir aktivist olarak görüştüm. Onlar birçok ilginç olay anlattı. Onların söylediklerine göre, birçok askeri üste silahların bulunduğu depolarının kapıları kapatıldı, hiçbir durumda silahları ele almama talimatları verildi. Bazı askeri üslerde ise hiçbir talimat verilmedi veya komutanlar yerinde değildi. Her şey önceden hazırlandı. Ukrayna’nın istihbarat servisi Sivastopol’ün askeri üslerinde çok sayıda Rus askerlerinin toplandığını bilmiyor muydu? Biliyordu, ilgili raporlar verildi. Orada birçok yurtsever insan da vardı, ayrıca insanlar kendi işini yaptı: rapor hazırladı, en üst düzeye yazılar yazdı, büyük ihtimalle yazdı, ama oradan tabii ki hiçbir cevap alınmadı. Oradan ise “Alfa” özel timi, kontrol birliklerinin güçlendirilmesi gerekiyordu. Şimdi bu şekilde çalışılıyor ama o zaman böyle çalışılması gerekiyordu.
 
Bu üstten aşağıya kadar olan ihanet, Kırım’ın işgalini mümkün kıldı. Sıradan insanlar, polis görevlileri, SBU görevlileri bu şemalara muhtemelen dahil edilmemişti, çünkü buna ihtiyaç yoktu. Tüm yöneticileri satın almak yeterliydi. İhanet Kırım Tatarlarını pes ettirdi, çünkü Kırım Tatarları dışında Kırım için başka kimsenin mücadele etmeyeceği anlaşıyordu. Bunu şimdi de anlıyoruz.
 
O dönemde kimse Kırım Tatarları kadar vatanı için mücadele etmeye hazır değildi. Ukrayna Kırım olmadan bekleyebilir. Avrupa da Kırım’sız olabilir. Ama biz buna hiçbir zaman izin vermeyeceğiz. Biz hiçbir zaman bu tekneyi böyle zenofobi senaryosu doğrultusunda sallanmasına izin vermeyeceğiz. Böyle düşünce ve konuşmalara Avrupa’da yer yok.
 
Kırım’ı geri aldıktan sonra, yarımadayı çok uluslu, çok kültürlü yarımada haline getireceğiz. Ama biz, Kırım Tatarları, bunun Ukrayna’ya bağlı Kırım Tatar Özerk Cumhuriyeti olması gerektiğini açıkça belirtiyoruz. Doğru ve mantıklısı budur.

- Bazı Ukraynalı askerler Rus askerlerine karşı direniş gösterebilirdi, ama maalesef bunu yapmadı. Ukraynalı askerler direniş gösterseydi, bu olayların gidişatını değiştirebilir miydi?
 
- En azından Kerç feribot geçidi kapatılması gerekiyordu. Tabii ki halk ateşli olduğu zaman, en başından beri mücadele edilmesi gerekiyordu. Ama fırsat kaçırıldı. Evet, belki çok kişi hayatını kaybederdi, ama şimdiki senaryo olmazdı.
 
Hatırlıyorsanız, Putin önce girdi, sonra etrafa bakındı, sine sine yaklaşarak, sonra yine bir şeyler yaptı, sonra yine etrafa bakındı. Yani hızlı şekilde hareket etmedi. Tabii ki Ukrayna o zaman karşılık vermeliydi, genel olarak her zaman karşılık verilmesi gerekiyor. Herhangi bir ayrılıkçılık ve bölücülük olayına karşılık verilmesi gerekiyor. Rusya buna uzun zaman hazırlandıysa Ukrayna buna hiç hazır değildi.
 
- Kırım’da yöneticilik görevlerinin çoğunu Rusyalılar veya Rus kökenleri olan kişiler üstleniyordu, aralarında Kırım Tatarları, Ukrainler neredeyse hiç yoktu. Belki bundan dolayı Ukrayna'nın menfaatlerini temsil edecek ve Ukrayna’yı savunacak kişiler yoktu?
 
- Ukrayna hiçbir zaman Kırım ile derinden ilgilenmedi. Yanukoviç yönetimi çok açtı ve her şeyi toplamak istiyordu, bu hissediliyordu. Kırım’da çok sayıda Ukrayna bayrağı, fazla Ukrainlik hiçbir zaman olmamıştı. Kırım’da her zaman durum böyleydi: Ruslar iyi, Ukrainler ise nazizmin olduğu, 2. Dünya Savaşı’nda Almaların yanında savaşanlar olarak geçiyordu, Kırım Tatarları da aynı şekilde. Kırım’da Rusya ile her zaman birlikte olan Ruslar, Moskova Patrikhanesi var. Bunların hepsi yetiştirildi, Ukrayna ise her şeyi afetti ve her şeye izin verdi.
 
- Kırım yönetiminde neden çok az Kırım Tatarı vardı?
 
- Konuşmamıza izin verilmediğinden dolayı. ATR’de yayınladıklarımız yüzünden bizimle sürekli sohbet ederlerdi. Mogilyov (o dönemde Kırım Özerk Cumhuriyeti Başbakanı Anatoliy Mogilyov), bizi korkutarak bize istediği he şeyi yapabileceğini söylerdi. “Canlı yayında Meydanı (Kiev’de yapılan Euromeydan eylemleri) göstermeyin, Kliçko ile konuşmayın” diye bağırırdı. Bize sürekli her şeyi yasaklıyorlardı, kablomuz kesilirdi. Refat Çubarov, sürekli bir şekilde bizim için anlaşırdı. Refat Çubarov şimdi pasifist oldu, önceleri çok radikaldi. Her 18 Mayıs matem etkinliğinin düzenlenmesi için mücadele ediliyordu. Her seferinde aynı şey tekrarlanıyordu: Kırım Tatarlarına matem mitingini düzenlemeye izin vermeyeceğiz, yeter. İzin verilmiyordu ve her seferinde mücadele edilerek bu iznin verilmesi sağlanıyordu.
 
- Bugüne kadar Kırım Tatarları Kırım Parlamentosu’nda neden kendi parti grubunu kurmadı?
 
- Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerine bakın, orada ebedi Cumhurbaşkanı, yarı diktatörler veya tam diktatörler egemen, dikey bünyeler bütünleşmiş. Günümüzde Rusya, bir alfa erkeğinin herkesi yönettiği bir devlet.
 
Kırım Tatarları ve Ukrainler belirli bir erkeğe itaat etmiyor. Kırım Tatarlarının kendi düşüncesi, direniş iradesi var, milletimize bir şeylerin tehdit ettiğini biliyorsak birleşebiliriz. Bu konuda Ukrainlere çok benziyoruz, bu konuda kanımız bir. Yanukoviç yönetimi Ukrainliği tamamen yok etti, Ukrayna’yı böldü, farklı partileri, 3-4 kişinin olduğu farklı sahte kuruluşları, farklı müftülükleri kurdu.
 
Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’na karşı SBU 17 dava açtı, sorgulara çağrılır, kendisine çağrı kağıtları gelirdi. Kendisi ve çevresinde olan insanlar düzenli olarak izleniyor ve dinleniyordu. Tek başına kaldığı durumlar oluyordu ve bu insan gidip yapması gerektiğini yapıyordu. Kırım Tatar halkını Kırım Tatar özerkliğinin kurulması yoluyla götürdü. Kırım Tatarlarının yönetime nasıl alındığını biliyor musunuz? Kırım Tatarına “Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nu seviyor musun?” sorusu soruluyordu ve olumsuz cevap verildiğinde her şey çok güzel, ardından “Ona karşı bir şeyler söyleyecek misin?” diye soruluyordu ve “Evet” cevabı alınınca “O zaman seni yönetimde göreve alıyoruz, bir yere atıyoruz. Ama Kırım Tatar Milli Meclisi ile hiçbir ilişkin olmasın” deniliyordu.
 
- İşgalci yönetimde neden görev yaptınız? Aksyonov gibilerle işbirliği yapmamanın daha iyi olacağı, Kırım Tatarlarının bundan kazançlı çıkmayacağı hemen anlaşılmamış mıydı?
 
- Örneğin aileniz esir alındı. Evinizi haydutlar ele geçirdi. Akıllı insansınız onların haydut olduğunu anlıyorsunuz değil mi? Arkanızda ise çocuklarınız var. Onlar size bakarak ne yapacaklarını soruyor… Çubarov ve Kırımoğlu’nun da çok çocuğu var. Onlar tabii ki herkesi aradı, ABD Başkanı’ndan Türkiye Cumhurbaşkanı’na kadar. “Şimdilik ne yapacağımızı bilmiyoruz, çözümümüz yok. Biz kendi evimizdeyiz. Ne yapmalıyız? Kimi aramalıyız? Turçinov’u aradık ne yapılacağını bilmiyor. Yatsenuk’u aradık o da bilmiyor. Bizim evimize tecavüz edildi. Ne yapmalıyız?” diyerek. Hepimiz böyle durumda kaldık. Şimdi hepimiz, art akılla o zaman ne yapılması gerektiğini biliyoruz. Aileniz küçük ise bir yerde bekleyebilirsiniz, benim ailem büyük, holdingimde 600 kişi çalışıyor. SimCityTrans, Arabat sosyal açıdan büyük kapasiteli büyük şirketler. Tabii ki onları bir şekilde kurtarmak gerekiyordu. Daha fazlası bütün halkın kurtarılması gerekiyordu.
 
Biz nasıl yaptık? Kurultaya çıktık, konuşma yaptık. O zaman Tataristan Cumhurbaşkanı Minnihanov da Kırım’a gelmişti ve Rusları genetik düzeyde neden beğenmediğimizi anladığını söylemişti. Minnihanov, “Belirli bir süre dayanmaya çalışın, ne olacağına bakın, sonraki davranışlarınızı sonra belirlersiniz” demişti. Bizim için başlangıçtan beri her şey anlaşılıyordu, ama yine de kuşkumuz vardı. Her şeyi korumak için yönetimde insanlarımızın olması gerekiyordu, ama bu insanlar güvenebildiğimiz insanlar olmalıydı. Refat Çubarov’un tek başına oturduğu zamanlar oluyordu. Ona “Bir karar almalısın, sen onları beğenmiyorsan bile, politikacısın ve biz ortak bir dil bulmalıyız” deniyordu. Medvedçuk’u beğenmiyorsunuz, ama Cumhurbaşkanı onunla neden görüşüyor? Neden birçok kişi, politikacı onunla görüşüyor? Neden Rusya’da Ukrayna Büyükelçiliği var, neden kapatılmıyor? Neden Grızlov kendi uçağı ile Borispol’e geliyor? Biliyor musunuz neden? Çünkü Ukrayna’da siyaset var. Bu tam olarak fuhuş değil, ama buna yakın bir şey: kendini vermen gerekmiyor ama flört etmek zorundasın.
 
O zaman Kurultaya çıkıp, “Yönetime gireceğiz, bu senaryoyu deneyeceğiz, en azından belirli bir süre için Kazan senaryosunu kullanma ve anlama imkanımız olacak” dedim.
 
3 gün gün geçti ve Rusya tarafından bunun sadece Kırım Tatarlarının değil, Ukrayna ile bağlı her şeyin yok edilmesi olacağı anlaşıldı.
 
- Aksyonov’un “hükümetinde” çalışmak nasıldı?
 
- Ben onlarla çalışmadım, ayrıydım. Tüm bakanlar ikinci katta bulunuyordu, benim ise en alt katta ayrı girişi olan bir küçücük odam vardı.
 
Putin ile görüşmeye gitmediğimizden, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nu karşıladığımızdan sonra Goblin (Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov’un lakabı) yönetiminde halkın temsilcisi gibiydim. Tartışıyordum, bir şeyleri kanıtlamaya çalışıyordum. Bir düşünün: 7 kişi karşıma oturuyor ve 
bana, Çubarov ile birlikte Putin’e gitmemiz dahil, bizim bir şeyler yapmamız gerektiğini ispatlamaya çalışıyorlar. Önümde benim anlattıklarımı hiç anlamayan insanları gördüğüm için pes ediyordum. Onlar sadece kendi istediklerini dayatıyorlardı, Kırım’ın Rum toprağı olduğunu savunuyor ve burada Rumların yaşayacağını söylüyorlardı. Bir erkek olarak böyle konuşan insanın yüzüne vurmak gerektiğini, masayı çevirerek oradan gitmek gerektiğini anlıyordum. Ama o zaman oraya ne için geldin? Masayı çevirmek için mi? Bir uzlaşma bul, halkın bir şekilde yaşayabilmesi için uğraş. O dönemde her gün Refat Çubarov ile görüşüyorduk, birilerine yardım etmeye çalışıyorduk.

Bir gün, Ukrayna’nın ana kısmına geldiğim ilk günlerde Mogilyov’a havalimanında rastladım ve işgal sırasında ne yaptığını, nerede olduğunu, neden Kırım’ı teslim ettiğini sordum. O ise, “Ben de her şeyi Kiev’e bildirdim, Kiev ise ne yapmam gerektiğini söylemedi” dedi. Herkes bir kişinin karar almasını bekledi. Böyle Sovyet yönetim modeli işte.
 
- Uzlaşmaya varabilen İslâmov’dan Kırım’ın sivil ablukasını başlatan radikal İslâmov’a dönüşmenize nasıl bir değişikliler neden oldu? Tutumunuzu ne zaman değiştirdiniz?
 
- Ben her şeyi denedim. Sonuçta bir iş adamıyım ve barış ile huzuru korumak için anlaşmaya hazırım. Her şey iyi, huzurlu uyuyun, evinize kimse girmez. Biz, Kırım Tatar yönetimi varız ve sizleri koruyabiliriz. Ama biz bunu yapamadık ve günümüzde Ukrayna’dan beklediğimiz yardımın sağlanmadığını görüyoruz. Çünkü Ukrayna uyuyor. Ukrayna her şeyi düşünüyor. Ukrayna hakkında konuşursak neleri ele alacağız? Başbakan Saakaşvili olacak mı veya Yatsenyuk mu? Avakov İçişleri Bakanı görevine devam edecek mi? İnsanlar nerede? Terörle mücadele operasyonunun sürdürüldüğü bölgede savaşanlar nerede? Ülkemizde savaş sürüyor, her gün Ukraynalılar ölüyor. Medyada ise bundan söz edilmiyor. Sadece boş konuşmalar yapılıyor. Bununla uğraşılmamalı şimdi, çünkü bizim toprağımız elimizden alındı. Siyasi olarak kendimizi koruma fırsatı verilmedi, bunu yapamadık.
 
Şimdi, yakın zamanda Kırım’ı geri almazsak, onu kurtarmazsak bir buçuk yıl sonra kimseyi kurtarmamız gerekmeyeceğini anlıyorum. Onların tüm manevi kemikleri kırılacak, karşı çıkanlar Ukrayna’nın ana kısmına geçmeye mecbur kılınacak ve sadece manevi olarak yok edilen insanlar veya Sibirya’dan getirilen insanlar, kimliği olmayan, soyunu kaybeden mankurtlar kalacak.

- Kırım’ın nasıl geri alınabileceği konusunda teklifleriniz var mı?
 
- Kırım, köklü halk Kırım Tatarlarına iade edilmeli. Ukrayna’ya bağlı Kırım Tatar Özerk Cumhuriyeti kurulmalı. Ukrayna Parlamentosu şimdi Kırım Tatar özerkliğinin kurulması için oy vermeli. Kırım sürgün hükümeti kurulmalı. Herson bölgesinin tamamına ihtiyacımız yok, Ukrayna’ya bağlı Kırım Tatar Özerk Cumhuriyeti olarak adlandırılabilecek bir metre karelik alan yeter. Bu, sabahtan akşama kadar Kırım’ın geri alınmasıyla ilgilenecek sürgün hükümeti kurmamızı sağlayacak. Bu hükümete, daha önce Kırım’a ayrılan bütçe sağlanmalı. Kırım Tatarları ve Kırım sakinlerinin tüm sorunları orada, Herson bölgesinde çözülmeli. İnsanlar doğum belgeleri almalı, eğitim görenler Skype aracılığıyla uzaktan eğitim almalı. İnsanların Ukrayna televizyonunu izlemesi için Ukrayna televizyonu acil şekilde, her türlü yöntemleri kullanarak Kırım’a yayın yapmalı, radyo da aynı şekilde.
 
Biz Kırım Tatar taburunu kurduğumuzu ilan ettik. Kırım Tatarları Birleşmiş Milletler (BM) tarafından köklü halk olarak kabul edilmeli ve BM aracılığıyla bu toprak üzerindeki haklarını iade etmeli. Rus işgalcilerin mülkiyetini haczetmeliyiz. Ukrayna’ya vicdan ve şerefini iade etmek zorundayız.

Elina Sulima, Olga Volınets

 

QHA