SOÇİ (QHA) -

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bugün 3 Mayıs'ta Soçi'de gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından kameraların karşısına geçti.

Erdoğan, "Son iki ay içerisinde Rusya Federasyonu'na ikinci ziyaretimi gerçekleştiriyorum. Öncelikle misafirperverliklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Sık sık telefonda görüşmelerimiz devam ediyor. Tüm bu görüşmeler sayesinde siyasi ilişkilerimizde arzu edilen ivmeyi yakalıyoruz" dedi. Rus lider Putin de, "Yakın geçmişte ikili ilişkilerimiz dayanıklılık sınavından geçmiştir. Şimdi normalleşme süreci bitmiştir ve tamamlanmıştır. Ortak işbirliğine dönüyoruz" diye konuştu.

 

Rusya lideri Putin'in açıklamasının satır başları şöyle:

"Uluslararası ve bölgesel konular üzerinde fikir alışverişinde bulunmak için önemli bir fırsat oldu. Yakın geçmişte ikili ilişkilerimiz dayanıklılık sınavından geçmiştir. Şimdi normalleşme süreci bitmiştir ve tamamlanmıştır. Ortak işbirliğine dönüyoruz. İkili işbirliğinin temellerine dair anlaşmanın ruhuna uygun olarak, iki ülke işbirliğinin güçlendirilmesine kararlı olarak bakıyoruz."



Putin: "Rus turistlerin güvenliğinin sağlanması önemli"

"Ekonomik alana odaklandık. Karşılıklı engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması, yatırımın güçlendirilmesi ve ticaretimizde milli para biriminin kullanılması gibi kararları aldık. Önemlidir ki biz karşılıklı ticaretimizde düşüşü durdurabildik ve bu senenin ilk aylarında artış kaydedilmiştir. Karşılıklı hizmet ticareti ve anlaşmanın hazırlanmasının tamamlanması konusunda anlaştık. Bu da bizimi işbirliğimizin güçleneceği bir taraf."

"Rusya, Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacının yüzde 55’ini, kömürün yüzde 33’ünü ve petrolün yüzde 18’ini karşılamaktadır. Türk akımı projesi görüştük, bu proje kapsamında iki hat 15,75 milyar metreküp kapasiteli iki hat döşenecektir. Biri Türkiye’den geçecek, diğeri Avrupa’ya gidecektir. Akkuyu Nükleer Santrali projesi kapsamında, Rusya’nın yatırım hacmi 22 milyar olacaktır. 2019 yılında karşılıklı olarak kültür ve turizm yılları düzenleyeceğiz. Mayıs ayında dışarıya çıkacak Rus turistlerin üçte biri Türkiye’yi tercih etmiştir. Rus turistlerinin güvenliğinin sağlanması kritik önem taşımaktadır."



Putin: "Suriye sorunu masada"

"Ortadoğu ve Suriye’deki sorunu görüştük. Biz Sayın Erdoğan ile hemfikiriz ki, Suriye’nin çözümü sadece diplomatik ve siyasi yönle olabilecektir. Suriye hükümet ordusu ve silahlı muhalefet arasında çatışmaları durdurabildik ve bu her iki tarafı ortak müzakere masasına oturtabildik. Bugün zaten Astana’da istişareler yapılacaktır. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı ve tüm Türk dostlarımıza verimli yapıcı müzakereler için teşekkür etmek istiyorum. İnanıyoruz ki ortaklık yönünde ilişkilerimizin güçlenmesi için çok katkı sağlayacaktır."



Erdoğan: "Siyasi ilişkilerimizde arzu edilen ivmeyi yakalıyoruz"

Rus lider Putin'in ardından söz alan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının satır başları ise şöyle:

"Son iki ay içerisinde Rusya Federasyonu'na ikinci ziyaretimi gerçekleştiriyorum. Öncelikle misafirperverliklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Sık sık telefonda görüşmelerimiz devam ediyor. Tüm bu görüşmeler sayesinde siyasi ilişkilerimizde arzu edilen ivmeyi yakalıyoruz. Münasebetlerimizin çok daha ileri taşınması noktasında her iki tarafta da güçlü bir irade bulunuyor. Bugün başta ekonomik ve ticari konular olmak üzere atılması gereken adımlar konusunda istişarelerimizi yaptık."

"Ekonomi kurmaylarımız Moskova ve Ankara’da sık sık bir araya geliyor. Ticari ve ekonomik işbirliğimiz önündeki engellerin kaldırılması için yoğun çaba sarf ediyor. Türk akımı ve Akkuyu konusundaki işbirliğimiz ise hassasiyetle ilerliyor. Sayın Putin ile görüşmemizde Suriye ile kriz başta olmak üzere bölgesel konuları konuştuk. Benim çok sevdiğim bir Rus atasözü var, 'Kimin neresi ağrıyorsa, onunla ilgili konuşur' diye. Ülkemiz için de Suriye 6 yıldır kanayan bir yara."

"Çocuklar sokakta neşe içinde oynarken, baharın güzelliğini doyasıya yaşarken Suriyeli çocukların her gün ölümle burun buruna gelmeleri bizlerin ortak acısıdır. Suriye ile 911 kilometre sınırı olan, aynı kumaştan kesilmiş bir ülkeyiz. Hemen yanı başımızda yükselen çocuk feryatlarına nasıl sessiz kalabiliriz? Nasıl gözlerimizi kapatabiliriz?"



Erdoğan: "Sorumluların cezalandırılması için mutabık kaldık"

"Dostum Putin de bu drama son vermeyi samimi şekilde arzu ediyor. Ateşkes rejiminin hayata geçirilmesinde kendisinin büyük çabası olduğuna inandım, inanıyorum. Garantörler olarak yükümlülüklerimizi yerine getirme konusunda son derece hassas hareket etmeliyiz. Ateşkesin tahkim edilmesi hedefine bir an önce ulaşmaya çalışıyoruz. Fakat bazı çevreler, tüm çabalarını süreci sabote etmeye çalışıyor. Bunun en bariz örneği, gerçekleştirilen kimyasal saldırıdır. Böyle vahşi bir saldırı hiç kimsenin yanına kâr kalamaz, kalmamalıdır. Putin ile sorumluların cezalandırılması için mutabık kaldık."

"Ateşkesi bozmaya yönelik her saldırı, sahadaki durumu kötüleştirmenin yanı sıra garantör ülkelerine emeklerini de baltalıyor. Rusya ile eşgüdüm halinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bizim için en temel öncelik Suriye’de akan kanın durdurulması, Suriye’nin toprak ve siyasi birliğinin korunmasıdır. Suriye’deki tüm terör örgütleriyle mücadeleyi, Suriye’nin geleceği ve dünyanın huzuru bakımından gerekli görüyoruz."


Erdoğan: "Terör örgütlerinin kökünün kazınması hepimizin ortak sorunu"

"Bizler bugüne kadar terör örgütleri arasında ayrım yapmadık yapmıyoruz. YPG, DEAŞ, El Kaide bizim nazarımızda aynıdır. Bunların tamamı kandan, kaostan gözyaşından beslenen vampirlerdir. Terör örgütlerinin kökünün kazınması hepimizin ortak sorunudur. Güney sınırımız boyunca güvenliğimizi tehdit eden düşman bir yapının oluşmasına izin veremeyiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da vatandaşlarımızın can güvenliğini korumak için gereken her türlü önlemi almayı sürdüreceğiz."

İki lider güvenli bölgelerin oluşturulması konusunun gündeme gelmesi ve mutabakatın sağlanıp sağlanmadığı sorusu üzerine şu yanıtları verdi:

Erdoğan: "Yeni bir açılım doğdu..."

"Aslında bir yeni açılım doğdu. Ta başından itibaren her yerde güvenli bölge ifadesini kullandım. Bugün de kullanıyorum, kullanacağız. O da ağırlıklı olarak Rayi, Cerablus arası, 4 - 5 bin kilometrekarelik alan. Şimdi bir de çatışmasızlık bölgesi çıktı ki bu da İdlib bölgesi. Tabi bu İdlib bölgesinde malum ağırlıklı olarak Halep’ten kaçan insanların oradaki yaşam mücadelesi var. Şimdi ise orada bir çatışmasızlık bölgesi ilan edildi. Temenni ederim ki bu çatışmasızlık bölgesinin korunması devam eder. Sayın Başkanla, harita üzerinde görüştük. Astana’daki önemli görüşmelerden biri de bu. Bu çatışmasızlığın bir karara bağlanması zaten Suriye’de önemli bir adımın atılmasına vesile olur."



Putin: "Suriye krizi siyasi yollarla çözülebilir..."

"Suriye krizi ancak ve ancak siyasi yollarla çözülebilir. Fakat bu siyasi sürecin gelişmesi için ateşkesin, çatışmaların durdurulması gerekiyor. Rusya Türkiye ve İran, bu konuya, bu formülün oluşturulmasına en büyük katkıda bulunan ülkelerdir. Bu güvenli bölgeler, çatışmasızlık bölgelerinin oluşturulması, bunu zaten ABD Başkanı’nın açıklamalarında da ‘çatışmasızlık’ ifadesi kullanıldı. Trump ile de görüştük. Amerikan hükümeti de bunu destekliyor. Ve Rus tarafı bir ön görüşme yaptı, hem Şam hem de Tahran’la. Hepimizin ortak düşüncesi belirli mekanizmaların oluşturulması tarafındadır. Diyaloğun başlatılmasına zemin sağlamamız lazım. Astana’da toplanan çatışma taraflarının nihai kararı vermeleri gerekiyor. Kendi ülkelerinin kaderlerini onlar tayin edecek. Bizler de garantörler olarak, Türkiye, İran ve Rusya, bu mekanizmaların ilerde de gelişmesi için elimizden geleni yapacağız ve bu öneriyi de destekliyoruz."

QHA