BAĞDAT (QHA) -

Musul'u DAEŞ'ten kurtarma operasyonu adım adım şehir merkezine yaklaşırken Irak'ın gündeminde iki husus var: yeni sığınmacı dalgası ve Şii Haşd-i Şabi milislerinin varlığı.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre Birleşmiş Milletler (BM) ile Bağdat ve Erbil yönetimleri arasında Musul'u terör örgütü DAEŞ'ten kurtarma operasyonu neticesinde meydana gelebilecek olası göç dalgasının kontrol altına alınmasına yönelik iş birliği ve koordinasyon protokolü imzalandı. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) yer alan Erbil kentinde düzenlenen imza törenine, BM Irak İnsani Yardım Koordinatörü Lisa Grande, Irak Göç ve Göçmenler Bakanı Muhammed Casım ve IKBY İçişleri Bakanı Kerim Sincari'nin katıldığı belirtildi.

Iraklı Bakan Casım, imzaların atılmasının ardından yapılan basın toplantısında, bakanlık olarak operasyonun askeri boyutundan ziyade insani durumu önemsediklerini, söz konusu protokolün de bölgede yaşanacak göç dalgasının kontrol altına alınması için önemli bir tedbir olarak nitelendirilmesi gerektiğini söyledi. Irak merkezi hükümetinin Kürdistan hükümeti ve diğer tüm il idari yetkilileriyle dayanışma içerisinde olduğu belirtildi.

BM Irak İnsani Yardım Koordinatörü Grande, "Meydana gelecek insani kriz ve iç göçmen dalgasının kontrol altına alınması için koordinasyonu sağlayan ortak bir mekanizmanın kurulması önemli." açıklamasını yaparken, IKBY İçişleri Bakanı Sincari de, Erbil hükümetinin Musul'dan gelecek iç göçmenlerin en iyi şekilde karşılanması için kendi imkanları çerçevesinde hazırlık yaptıklarını söyledi.

Bununla birlikte Irak'ın gündeminde olan bir diğer mesele Şii milis gücü Haşd-i Şabi'nin, Musul operasyonlarındaki rolüyle alakalı.

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, Kerkük kentini ziyaret ederek oradaki güvenlik güçleri ve Şii milis gücü Haşdi Şabi liderleriyle bir araya geldiği esnada yaptığı konuşmada Irak'taki tüm kesimlerin birlik ve beraberliğine işaret ederek ülke olarak çok hassas bir süreçten geçtiklerini belirtti.

Diğer yandan Iraklı Sünni lider ve Muttehidun Koalisyonu Başkanı Usame en-Nuceyfi de, merkezi yönetime Musul'u kurtarma operasyonu sırasında kent halkına "merhametli" davranmaları yönünde çağrıda bulunarak operasyona katılması beklenen aşiret güçleri, Peşmerge ve güvenlik güçlerinden övgüyle bahsetti.

Her iki liderin temaslarının ve söylemlerinin, Irak'taki Haşd-i Şabi milislerinin varlığı ve faaliyetleri göz önünde bulundurulduğunda anlam kazandığı ifade edilebilir. Nitekim bilindiği gibi Irak'ta İran'a yakın Şii milis gücü Haşdi Şabi'ye bağlı gruplar Tikrit, Diyala, Bağdat'a bağlı Garma, Babil'e bağlı Curf en-Nasır ve Enbar'a bağlı Saklaviyye ve Felluce'deki DAEŞ'e yönelik operasyonlar sırasında Sünni sivillere karşı toplu infaz, işkence ve kaçırma eylemleri gerçekleştirmişlerdi.

Bölgeyi denetleyen insan hakları dernekleri tarafından da belgelenen Şii milislerin hak ihlalleri, bilhassa Musul operasyonu sonrasında  gerçekleştirebilecekleri yeni ihlallerle ilgili olarak haklı gerekçelerle Irak'taki Sünni toplum tarafından endişeyle karşılanıyor. Bu hususun Irak'ta yeni bir iç savaş kıvılcımını tetikleme olasılığı bulunuyor.

QHA