BAĞDAT (QHA) -

Irak Meclis Başkanı Selim el-Cuburi Irak'ta DAEŞ sonrasında Irak haritasının aynı olmayacağını ifade ederken, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande da Musul operasyonundan sonraki durumun planlanması gerektiğini söyledi.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre Irak Meclis Başkanı Selim el-Cuburi, Erbil'de Ortadoğu Araştırma Merkezi'nde düzenlenen panelde yaptığı konuşmada, "DAEŞ, yakında Musul'dan püskürtüldükten sonra eski modeliyle devam etmeyecek. Yeni üslupla düşünce ve yeni bir terörist nesil üretecek. Bunlar, konjonktüre göre hareket edecek." açıklamasında bulundu. Ayrıca "Irak'ın birliği, federal modellerle çakışmıyor." beyanatında da bulununan Cuburi, Irak'ta sivil barışın gerçekleşmesinin önemini vurguladı.

Irak Meclis Başkanı daha sonra şu açıklamaları kaydetti: "Irak'taki siyasi kadro ülkeyi yönetmede aciz kaldığını ilan etmek üzere. Halihazırdaki durum, ülkeyi içinde bulunduğu krizinden çıkarmak için yeni siyasi şahsiyet ve partilerin varlığını gerekli kılıyor. Barış seçeneğini üretebiliriz. Savaş, çoğunlukla bizim seçimimiz değil. Başka tarafların bize başlangıcını dayattığı bu savaşın sonunu belirleyebiliriz. Irak'taki DEAŞ sonrası siyasi, sosyal ve fikri harita, Haziran 2014 öncesi haritanın aynısı olmayacak. Konjonktür bize bazı detaylarıyla sarsıcı olabilecek yeni trendler dayattı. Geçmişte üstünü kapattığımız ve çözüldüğünü düşündüğümüz birçok konuyu yeniden gözden geçirmeye bakıyoruz."

Yine Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre , Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande DAEŞ karşıtı koalisyonda yer alan 13 ülkenin savunma bakanlarının Paris’te bugün 26 Ekim'de yaptıkları toplantının açılışında gerçekleştirdiği konuşmasında "Musul’un kurtarılması ile işler bitmiyor. Biz bundan böyle Musul’un kurtarılmasından sonraki durumun planlamasını yapmak zorundayız." diyerek Musul operasyonunun ardından şehirde ortaya çıkacak insani ve güvenlik kriziyle ilgili sorunların iyi hesaplanması gerektiğini belirterek şehirdeki tüm etnik ve dini grupların söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.

Siyasilerin beyanatlarının yeni bir çatışmanın ve Irak sınırlarına yönelik olası çekişmelerin bir işareti olup olmadığı Musul Operasyonu sonrasındaki süreçte daha iyi anlaşılabilecek.

Eylül ayında ABD'nin Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA-Central Intelligence Agency) Başkanı John Brennan, Irak ve Suriye'nin devlet yapısının telafi edilemeyecek şekilde bozulmuş olabileceğini söylemişti. Deutsche Welle Türkçe'nin haberine göre, "Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünün yeniden sağlanabileceğinden kuşkulu olduğunu" ve iki ülkenin de artık merkezi bir hükümet tarafından yönetilebileceğini düşünmediğini belirten Brennan, "Suriye ve Irak'ın bölgelerinin yeniden biraraya gelip gelemeyeceğini bilemiyorum" demişti.

West Point askeri akademisi tarafından çıkarılan ‘CTC Sentinel' adlı yayın organına mülakat veren Merkezi İstihbarat Teşkilatı Başkanı Brennan, dökülen kan ve yapılan tahribat kadar etnisite kaynaklı ve mezhepsel gerginliklerinin sürmesinin de iki ülkeye büyük zarar verdiğini, Suriye ve Irak'taki Kürt bölgeleri gibi birçok özerk bölgenin ortaya çıkabileceğini ifade etmişti.

Daha önce de Amerikan Washington Post (WP) gazetesi, Suriye ve Irak'ta DAEŞ'e karşı verilen savaşın sonucunda "10 yeni savaşın çıkabileceğini" iddia eden bir analize yer vermiş, bölgedeki çatışma olasılıklarından bahsedilmişti.

DAEŞ'e yönelik operasyonların hız kazanmasıyla birlikte Suriye ve Irak'ta 1916 Sykes-Picot Antlaşması'yla belirlenmiş sınırların yeniden çizilmesi daha sık konuşulmaya başlandı.

DAEŞ sonrasında bölgede oluşturulacak yeni federasyonlar üzerine çeşitli yorumlarda bulunulurken ülke sınırlarına değinilmiyor ancak yeni yapılanmalar ortaya çıktığında yeni sınırların da söz konusu olacağı tahmin edilebiliyor.

Reuters'ta 16 Haziran'da yayınlanan "Kuzey Suriye Federal Planı için ABD destekli güçlerle (ilgili) gelişmeler" başlıklı bir haberde, ABD'nin siyasi müttefikleriyle Suriye'nin kuzeyinde DAEŞ sonrasında oluşturulacak yeni bir federasyon sisteminden bahsedilmişti. Buna göre bölgedeki Kürt kaynaklara atfen Suriye'deki Kürt grupların özerk bir federasyon yapısı oluşturma çalışmalarının hızla şekil aldığı, üç ay içersinde bir anayasanın oluşturulup kuvvetle muhtemel bunu da bir seçim sürecinin takip edeceği bildirilmişti.

Yine 16 Haziran'da Reuters'ta yayınlanan "DAEŞ sonrasında Irak üçe bölünmeli" başlıklı bir başka haberde, Mesut Barzani'nin bir açıklamasından bahsedilmişti. Açıklamaya göre Barzani DAEŞ sonrasında Irak'ta Şiiler, Sünniler ve Kürtler arasında olası bir mezhep ve güç çatışmasının önüne geçebilmek için Irak'ın üçe bölünmesi (ya konfederasyon şeklinde bir düzenleme yapılması yahut tam bağımsızlık şeklinde) gerektiğini ifade etmişti.

Bilindiği gibi Irak ve Suriye'de sadece mezhepler arası (Şii-Sünni) çekişme ve etnisiteler arası çekişme söz konusu değil. Mezheplerin de kendi içerisinde cepheleşmenin olduğu Irak'ın ülkeler bazında, bilhassa İran ve Irak'ın nüfuz çatışması bağlamında şiddetli bir iç çatışmaya daha gebe olduğu, DAEŞ sonrası dönemde tüm bu yapılar arasındaki ayrılıkların ve çekişmelerin daha da belirgin hale geleceği düşünülüyor. Aynı şekilde Suriye'de de benzeri gerekçelerle yeni çatışmaların patlak verebileceği düşünülüyor.

Irak'ta ve Suriye'deki mezhepler ile etnisiteler arası gerginlikleri ve DAEŞ sonrası olası çatışmaların muhtemel çıkış noktalarını, QHA'nın haberlerindeki "Ortadoğu nüfuz çatışması" etkiketi üzerinden takip edebilirsiniz.

QHA