Rusya’da, Jirinovski’nin partisine mensup Duma milletvekillerinin, 26 Mayıs’ta, Kırım’ın 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması hükümleri gereğince Rusya’ya ilhakının mümkün olup olamayacağının araştırılması için Rus Hükümeti’ne bir talepnâme yollaması, Rusya-Ukrayna ilişkilerini gerginleştirirken, Ukrayna makamlarının sert tepkisine sebep oldu.

Ukrayna’da şu an iktidarda bulunan Bizim Ukrayna Bloğu, web site’ında 29 Mayıs’ta yayınladığı bildiri ile bu gibi "popülist" hareketleri ve Kırım’ın Rusya’ya ilhak edilmesi ihtimalini Rus Hükümeti’nin gündemine alma girişimlerini şiddetle kınadı.

Bizim Ukrayna Bloğu web site’ındaki açıklamada, şöyle deniliyor: "Önde gelen Rus politikacılarının, Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin statüsünü gündeme getirdikleri siyasî provokasyon hareketleri, Ukrayna’nın bağımsızlığını kazanmasından beri ilk kez 26 Mayıs 2006’da doruk noktasına ulaşmıştır. O gün, Rus Duma’sı, Rus Hükümeti’ne, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’na göre Kırım’ın Rusya’ya ilhakı ihtimalini soruşturmasını içeren bir talepnâme gönderilmesine karar verdi.

250 yıl önce meydana gelmiş tarihî olayları temel alan siyasî kararlar almak, Rusya’nın üst düzey yasama organına yakışan bir tutum değildir."

Bizim Ukrayna Bloğu’nun, uluslararası ilişkilerin, modern ve güncel siyasî gerçeklikler çerçevesinde kurulmasının gerekliliğine inandığı belirtilen açıklamada, şöyle devam edildi: "Tarih ile bu kadar ilgilenen Rus milletvekilleri, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’nın, artık var olmayan iki devlet, yani Rus İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalandığını dikkate almalıdır.

Ukraynalı radikaller de Moskova’yı isterse...

Önde gelen Rus siyasetçilerinin, bu gibi yorumları, Ukraynalı radikal partileri de harekete geçirerek, benzer talepler dile getirmelerine yol açabilir. Meselâ, tarihî Kiev Knyazlığı topraklarının (Moskova ve Kuban dahil) Ukrayna’ya ilhakını isteyebilirler.

Bizim Ukrayna, Rusya ve Ukrayna arasındaki dostluk ve işbirliğinin geliştirilmesini ve bu şekildeki sınır tartışmalarına bir tahdit getirilmesini desteklemektedir. Bizim Ukrayna, bu tip tarihî manipülasyonların, gündeme getirilmesini kınamakta ve sadece Rusya ve Ukrayna arasındaki ilişkilerin değil, Rus Devlet Duma’sı milletvekillerinin tasvir ettikleri resmin de bundan olumsuz yönde etkileneceğini belirtmektedir."

Ancak Jirinovski ve yandaşları, yaptıkları açıklamalarla gerilimi tırmandırmaya devam ettiler. 30 Mayıs’ta, bir ziyaret dolayısıyla bulunduğu Paris’ten, Ukrayna Kanal 5 Televizyonu’na bağlanarak partisinin girişimlerini destekleyen demeçler veren Jirinovski, ortalığı daha da karıştıracak açıklamalarda bulunarak meseleye Türkiye’yi de dahil etmek istedi. Jirinovski’nin provokatif girişimleri, Ukrayna Hükümeti’nin bir kez daha tepkisini çekti.

Kırım, Ukrayna’nın parçası değilmiş

Rus Duma’sı Başkanvekili ünvanı da bulunan ünlü Rus faşisti Vladimir Jirinovski, Ukrayna’nın Kanal 5 Televizyonu’na verdiği demeçte, Kırım’ın Ukrayna’ya ait olmadığını iddia etti. Jirinovski, Kırım’ın Rusya veya Türkiye’ye ait olabileceğini, ancak Ukrayna’ya ait olmadığını vurguladı.

Jirinovski, "Biz değil, Avrupalı hukukçular, bütün dokümanları incelediklerinde, Kırım’ın Türkiye veya Rusya’ya iade edilmesi gerektiği görülecektir. Kırım hiç bir şekilde Ukrayna’nın parçası değildir. Sivastopol şehri de hiç bir şekilde Ukrayna’nın parçası değildir" dedi.

"Bir hukukçu ve Türkolog olarak konuşuyorum, uluslararası hukuk, her zaman geçerlidir. Türkiye ile anlaşmamız, Rusya’nın Kırım’dan çekilmesini ve Türkiye’ye iadesini şart koşmaktadır. Bu uluslararası anlaşmada, Ukrayna’nın varlığı veya yokluğu önemli değildir" diyen Jirinovski, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’na atıfta bulundu.

Ukrayna Devlet başkanlığı Sözcüsü Henadiy Moskal da, Jirinovski’nin iddialarını reddederek, söz konusu tarihî meselenin artık var olmadığını öne sürdü. Moskal, Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı olmadığını ve 1996 tarihli Ukrayna-Türkiye Anlaşması ile Ukrayna’nın şu anki sınırlarının tanınmış olduğunu kaydetti. Moskal, Jirinovski’nin ve partisinin açıklamalarının, Rus diasporası yoluyla Ukrayna’yı siyasî ve ekonomik olarak baskı altına almaya yönelik olduğunu vurguladı.

Türk Ordusu Kırım’ı işgal edecekmiş...

Ancak Jirinovski, saçmalıklarına devam etmekte ısrarlıydı. Bu kez, Feodosiya (Kefe) limanındaki ABD ikmal gemisinin, Türkiye’nin Kırım’ı işgal planının bir parçası olduğunu iddia etti. Jirinovski’nin Türkiye’nin Kırım’ı işgali ile ilgili sözleri şöyle: "Yabancı bir ordu gücünün, bir başka devletin toprağına yasal olmayan yollardan girişine müsaade edilemez. Sizin için üzülüyorum ama bu, doğrudan bize yapılmış bir saldırıdır. Çünkü Kırım Ruslarla meskûndur ve Kırım ile ilgili bütün problemler çözümlenmemiştir.

Bakınız, Türkiye, üzerinde sadece 100 bin Türk yaşıyor diye Kıbrıs’ı işgal ediverdi. Kırım ile ilgili bir çok hukukî iddiaları var. ABD Ordusu (Kırım’da) göründükten sonra, ardından Türk Ordusu gelecek. Türk Donanması, Kırım’ın bütün limanlarına girip Türk bayrağını diker ve Kırım’ın Ukrayna ile bağlantısını tamamen kesebilir. Amerikalılar, Irak ve İran’daki gelişmelere odaklanan dikkatleri başka yöne çevirmek için, böyle bir çatışmayı körükleyebilirler."

Küçük Kaynarca Antlaşması’nda Kırım’ın statüsü

Öte yandan, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’nın Kırım ve civarı hakkındaki maddelerine göz atıldığında, bu kadar gürültü patırtının koparılmasının ne kadar anlamsız olduğu ortaya çıkıyor. Zira, 17