KİEV (QHA) -

"17 Haziran tarihinde sevindirici bir haber aldık Avrupa Birliği temsilcileri kendine geldi ve Rusya’ya karşı yaptırımları bir sene daha uzattılar.

Ukrayna’da hükümet temsilcilerinin çoğunun toprak bütünlüğünü tekrar sağlama problemiyle pek fazla ilgilenmediğini, yabancıları unutkanlıkla suçlayanlara yaptırımların Kırım’ın işgali dolayısıyla uygulandığını hatırlatmaya gerer var mı?

Kırım’ın Rusya tarafından işgalinden sonra iki sene üç ay geçtiğinden beri Ukrayna’nın hala yarımadanın reintegrasyonu konusunda kapsamlı bir stratejisi yoktur. Sadece sivil kuruluşlarının ve düşünce kuruluşlarının görüşleri mevcut.

İşgal Edilen Topraklardan Sorumlu Bakanlık oluşturuldu ama Bakanı Vadim Çernış ve yardımcısı Vladimir Kistion, doğrudan sorumlu oldukları alanla ilgili Parlamentoda düzenlenen ‘Geçici Olarak İşgal Edilen Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehrinin Ukrayna’ya Yeniden Entegrasyon Stratejisi: Problemler, Çözüm Yolları, Yöntemler, Girişimler’ adlı müzakerelere katılmadılar.

15 Haziran’da Ukrayna Parlamento Başkanı Andrey Parubiy'in genel kurul toplantısının düzenlenmesinden vazgeçmek zorunda kaldığını hatırlatırım. Sonradan gördük ki çoğu milletvekili kendi vatanseverliğini kaybedilen toprakları kazanma yolları aramakla değil Fransa’daki futbol maçında “Yaşasın Ukrayna!” diye bağırarak göstermeyi seçti.

Bilindiği gibi milletvekillerinin toplu desteği Ukrayna takımına Lyon’da zafer kazandıramadı, ancak milletvekillerinin uçak kiralayarak yurtdışı seyahatine çıkması Ukrayna vatandaşlarında “Savaş varken, böyle bir davranış uygun mu?” tepkisine neden oldu.

Ukrayna Parlamentosunun genel kurul toplantılarından farklı olarak parlamento müzakerelerin düzenlenmesi için yeterli çoğunluğun sağlanma şartı yok. 15 Haziran Çarşamba günü, Parlamentoda bulunan az sayıdaki milletvekillerini halk çok iyi tanıyor, çünkü onların hayatları ve faaliyetleri şöyle yada böyle Kırım ile ilgili. O gün hepsi parlamento kürsüsünde konuşma yaptı.

Müzakere hazırlıklarını üstlenen  Devlet İnşa, Bölgesel Politika ve Yerel Özyönetim Komitesi Başkanı Sergey Vlasenko ve Devlet İnşa, Bölgesel Politika ve Yerel Özyönetim Komitesi Sekreteri Aleksey Gonçarenko da müzakerelerde söz aldı.

Müzakerelerin açılış konuşmasını Ukrayna Parlamento Başkan Yardımcısı Oksana Sıroyed gerçekleştirdi.

Belli ki siyasi rekabete rağmen bazı konularda olumlu bir sonuca ulaşmak için milletvekilleri birlik olmalılar. Kırım meselesi de bu konulardan biri.

Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi, Kırım Haber Ajansı (QHA) Müdürü Gayana Yüksel Kırım meselesinin çoğu zaman gölgede kaldığını kaydederek, “Ukrayna yönetimi Kırım’ı sadece işgal edilen topraklarda sürekli meydana gelen tutuklama, arama ve kaçırılma olaylarından söz ederken ya da işgalin yıldönümü veya 18 Mayıs gibi günlerde hatırlıyor” dedi.

Umarız ki katılmayan milletvekilleri Kırım’ı işgalden kurtarma sürecine katkıda bulunmak adına, o gün uzaktan çalışarak müzakerelerin canlı yayınını izlemişlerdir veya sonraki gün Ukrayna Parlamento’nun resmi sayfasında yayınlanan tutanağı gözden geçirmişlerdir.

Bir husus daha var ki bu noktadan bahsetmeden analiz kısmına geçemem.

Kırım’ın sivil ablukası koordinatörü Lenur İslamov konuşmasını, “Kırım geri alınana kadar Parlamento kürsüsüne asılan bu Kırım Tatar bayrağının aynı yerde kalmasını talep ediyorum. Bu yerde kalarak hepimize ve milletvekillerine Kırım’ın geri alınması gereken Kırım Tatar Milli Özerkliğini ve Kırım’sız Ukrayna’nın olamayacağını hatırlatsın” şeklinde bitirdi.

Tabii ki de Kırım’ın sivil ablukası koordinatörünün bu sözleri içtenlikle alkışlandı.

Buna rağmen parlamento kürsüsünde aslına Kırım Tatar bayrağı, 26 Haziran Kırım Tatar Bayrak Günü'ne kadar kalmadan, ertesi gün indirildi. İnanmak istiyorum ki bu Ukraynalı siyasetçilerin Kırım’ın yerli halkına karşı sadakatsizce bir hareketi değildir de teknik personel formalite gereği bayrağı oradan kaldırmıştır.

Ayrıca Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı, Ukrayna milletvekili Refat Çubarov, Ukrayna Parlamentosu kürsüsüne asılan Kırım Tatar bayrağın kaldırılmasını yorumlayarak Kırım Tatar bayrağı için Ukrayna Parlamentosu’nda mutlaka layık bir yerin bulunacağına söz verdi.

Problemler olumlu gelişmelerden daha çok

Ukrayna Geçici Olarak İşgal Edilen Topraklardan ve Sığınmacılardan Sorumlu Bakan Yardımcısı Yusuf Kurkçi hazırladığı raporuyla müzakereleri başlattı. Yeni kurulan bakanlığın görevleri arasında iç mültecilerin haklarını ve özgürlüklerini korumak, çatışma sırasında zarar gören bölgeleri yeniden inşaa etmek ve işgal edilen bölgelerinin yeniden entegresyonu olduğunu anlattı.

Kırım’ın yeniden entegrasyonu için devletin atması gereken adımlardan bahseden Kurkçi, “Kırım’ın yeniden entegrasyonu için atılacak ilk adımlar şöyle olmalı. Birincisi, acilen çözülmesi gereken meselelerin belirlenmesi ve durumun analizi. İkincisi, Anayasa’da net bir şekilde belirlenmiş yasaları hazırlamak ve Kırım’ın hukuki modelini oluşturmak. Bu yasalarda Kırım Özerk Cumhuriyeti içindeki tüm ilişkiler, taktik görevler ve onları ifa etme yolları yazılmalı. İşgal edilen Kırım’daki gelişmelerin sistematik olarak gözlemlenmesi de önemli bir adım olacak” dedi.

Konuşmacıya göre sorunların çözülmesi için uygun çözümleri bulmak adına tüm hükümet organları ve sivil toplum kuruluşlarının çabaları birleşmeli.

Ukrayna Adalet Bakanı Yardımcısı Sergey Petuhov da Adalet Bakanlığının Medeni Kanun üzerinde, işgal edilen topraklarda yaşayan Ukrayna vatandaşlarının hızlı bir şekilde doğum ve ölüm belgelerini almalarına olanak sağlayan değişiklikler yapmaya başlaması hakkında bilgi verdi.

Maalesef yürütme yetkililerin bu tür başarıları çok az.

Kürsüden konuşan “Yabancı İşler Meydanı” vakfı temsilcisi Yuriy Smelyanskiy, “Bugüne kadar Ukrayna’nın işgal edilen topraklarıyla ilgili sürdürdüğü tüm devlet politikası sahte gerçekler üzerinde kurulu. Resmi olarak Rusya ile savaş yok ama Rusya tarafından işgal edilen topraklar ve bu topraklardaki savaştan kaçan vatandaşlar var. Bizde ilk önce insan haklarının korumasını garanti eden işgal edilen topraklardaki vatandaşlarımız hakkında bir yasa kabul ediliyor, sonrasında ise Kırım sakinlerini Ukrayna‘da dış mülteci olarak gösteren serbest ekonomik bölge hakkında bir başka yasa onaylanıyor” açıklamasında bulundu.

Bu arada hatırlatmalı ki ülkedeki sivil toplum kuruluşlarından ilk olarak “Yabancı İşler Meydanı” vakfı 2014 yılında Kırım’ın işgalden kurtarılmasına dair bir strateji sunmuştu.

Diğer sivil toplum kuruluşlarının ve hak savunucularının çalışmaları arasında, işgal edilen Kırım’da insan hakları korunması ve işgalcilerin baskıcı siyasetinin gözlemlenmesi de var.

Belli ki Kırım Tatarlarına ve diğer Ukraynalı vatanseverlere karşı yapılan baskıların ışığında toplum daha çok onların mücadelesi hakkında bilgi ediniyor. Ancak Kırım’da siyasetten uzak duran vatandaşlarımızın bile olağan hakları sürekli ihlal ediliyor.

Bununla birlikte Rus işgaline ek olarak bu tür rahatsızlıklar Ukrayna’nın eskimiş yasalarından ve talimatlarından dolayı meydana geliyor. Bu yüzden Ukrayna Devlet Hizmetleri Kurumu Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol İdaresi Başkan Yardımcısı Zarema Ozenbaş, Kırımlılar için araçla girip çıkma işlemini kolaylaştırmayı önerdi ve Ukrayna araç plakaları alma konusundaki problemler hakkında konuştu.

Zarema Ozenbaş’ın hazırladığı rapor hem yarımadada yaşayan hem de yarımadayı terk etmek zorunda kalan Kırım sakinlerinin yaşadığı birçok soruna değiniyor.

Bununla birlikte Ukrayna Eğitim ve Bilim Bakanı Liliya Grineviç de Kırımlı okul mezunlarının Ukrayna’da yüksek öğretime başvurma yolları hakkında bilgi verdi.

Ukrayna Bakanlar Kurulunun iç mültecilerin sosyal yardım almaları ile ilgili 637 numaralı kararnamede yaptığı değişikliler hakkında da fazlasıyla konuşuldu.

Müzakereler yine de meyvesini verdi

'Geçici Olarak İşgal Edilen Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehrinin Ukrayna’ya Yeniden Entegrasyon Stratejisi: Problemler, Çözüm Yolları, Yöntemler, Girişimler’ adlı müzakereler Kırım’ın işgalinin 846. gününde yapılsa da olumlu sonuçlar elde edildi.

Bu tür etkinliklerin sonucunda geleneksel olarak yapıldığı gibi katılımcılar müzakerelerin öneri taslağını desteklediler. Belgenin çoğu kısmı Kırım’daki işgalci Rus hükümetinin kanunsuzluklarının kronolojisinden ve Ukrayna hükümetinin bu olaylara tepki gösterme girişimlerinden (çoğunukla başarısız, yarım yamalak ya da geç kalmış) oluşuyor.

Öneri kısmı ise hükümet organlarına sunulan tavsiyelerden oluşuyor.

Ukrayna Cumhurbaşkanına Kırım Tatar halkını yerli halk olarak ilan edilmesini öngören ve Ukrayna Anayasası’nın 10. Maddesi’ne (Kırım Özerk Cumhuriyeti ile ilgili madde) getirilecek değişiklik ve eklemeleri yapılmasını sağlayan karar tasarısını önermesi tavsiye ediliyor.

Bununla birlikte müzakere katılımcıları Ukrayna Cumhurbaşkanı'nın nezdinde Kırım’ın yeniden Ukrayna’ya entegrasyonu ve işgalden kurtarma meselelerinden sorumlu bir danışma kurulunun da oluşturulmasını istedi.

Yasama ve yürütme organlarına daha birçok öneri sunuldu. Ancak milletvekilleri belgeyi onaylamadan önce Ukrayna Parlamentosu hukuk departmanı tarafından düzeltmeler yapılacak. Bu yüzden belgeyi okuyucularımızla daha sonra paylaşacağız.

Müzakerelerde konuşan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı, Ukrayna milletvekili Refat Çubarov, “Ne yapmalıyız? Rusya’yı uluslararası hukuka uymaya zorlamalıyız. Bunun için de Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü sağlama hususunda ortaklarımızın dikkatini bu meseleye çekmeliyiz. İlk önce Donbas, sonra Kırım diyemeyiz. Her şeyin amacı aynı - Ukrayna’nın toprak bütünlüğü. Tek bir sınır var, yaptırımlar bununlar ilgili. Savaş Kırım’dan başladı ve Kırım’ın geri alınmasıyla bitmeli” şeklinde konuşarak birçok mevcut planın ortak amacını ortaya koydu."

Alexander Voronin

(15 Haziran'da Ukrayna Parlamentosu'nda gerçekleştirilen "Geçici Olarak İşgal Edilen Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) Şehrinin Ukrayna’ya Yeniden Entegrasyon Stratejisi: Problemler, Çözüm Yolları, Yöntemler, Girişimler" adlı müzakereler ile ilgili Alexander Voronin tarafından yazılmış bir değerlendirme yazısıdır)

QHA