KİEV (QHA) -

Kırım İnsan Hakları Grubu yöneticisi Olga Skripnik, Kırım Tatarlarının temsil organı Kırım Tatar Milli Meclisi’ne yönelik güya yasal eylemlerin, aşırıcılık (radikalizm) ile mücadele bahanesiyle son yıllarda “hükümetin istemediği grupların” yok edildiği Rusya için tipik eylemler olduğunu söyledi.
 
Konuyla ilgili QHA’ya açıklama yapan Olga Skripnik, “Hukuki açıdan bakıldığında, Rusya burada aşırıcılık ile mücadele yasalarının normlarını uyguluyor. Maalesef, son on yıl içinde Rusya’daki pratik, çoğu zaman ilgili yasaların uygulanmasının aslında siyasi amaçlı olduğunu gösteriyor, Kırım Tatar Milli Meclisi davası da yüzde yüz bunun kanıtı. Bunların hepsi, Poklonskaya’nın Kırım Tatar Milli Meclisi’ni yok ederek gerçekleştirdiği siyasi bir siparişin söz konusu olduğunu gösteriyor” diye kaydetti.
 
Rusya yönetiminin Kırım Tatar Milli Meclisi ile mücadele durumunun, ileride Kırım Tatar halkını korkutma aracı olarak kullanılabileceği fikrini paylaşan Skripnik, “Bu konuda belli bir tahminde bulunmak zor, çünkü artık her şey Rusya yönetiminin isteğine bağlı. Ya Kırım Tatar Milli Meclisi yok edilebilir ya da bu dava, Kırım Tatarlarını korkutmak için bir araç olarak kullanılabilir” dedi.
 
Daha önce Rusya Adalet Bakanlığı’nın, 18 Nisan tarihinde Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın sözde Savcısı Natalya Poklonskaya’nın kararı üzerine Kırım Tatar Milli Meclisi’ni “aşırıcı (radikal) faaliyetler gerçekleştirmesi nedeniyle faaliyetleri askıya alınan dini ve sivil toplum kuruluşları listesine” dahil ettiği bildirilmişti.
 
13 Nisan 2016 tarihinde Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın sözde Savcısı Natalya Poklonskaya’nın, “Kırım Tatar Milli Meclisi’nin faaliyetlerini askıya alınması ile ilgili” kararı yayınladığı öğrenildi. “Aşırıcı (radikal) Faaliyetlere Karşı Mücadeleye Dair” Federal Kanununun 9. ve 10. maddelerine atıfta bulunduğu belgede sözde savcı Poklonskaya, karar metninde Rus propagandasına uygun şekilde Kırım Tatarlarının özyönetim organını "sivil toplum kuruluşu" gibi göstermeye çalışarak, “Bir sivil toplum kuruluşunun hakları askıya alınıyor. Bu karar doğrultusunda ilgili kuruluşun tüm devlet veya belediye tarafından sunulmuş toplu iletişim araçlarını kullanması yasak, toplu etkinlik düzenlemesi, banka mevduatları kullanması ve herhangi bir faaliyette bulunması yasak. Kuruluşun herhangi bir propagandasının yapılması da yasak...” açıklamasında bulundu.
 
Daha önce Kırım Rus yönetiminin sözde Savcısı Natalya Poklonskaya’nın, Kırım Tatar Milli Meclisi’ni kapatmak için mahkemeye başvurduğu açıklanmıştı. Poklonskaya, KTMM’yi kapatmak için imzalayıp Kırım’ın Yüksek Mahkemesi’ne sunduğu dava dilekçesinin bir kopyasını Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Nariman Celal’e de gönderdi. Kırım Tatar halkı adına konuşmaya çalışan sözde Kırım Tatar kuruluşlarının yöneticilerinden, Kırım Tatar Milli Meclisi’nin faaliyetlerini yasadışı ve provokatif olarak kabul etme başvuruları geldiğini ileri süren Poklonskaya, bahsi geçen davayı, Rusya’nın ‘Aşırıcılık faaliyetleri ile mücadele’ kanununa dayanarak açmak istediğini belirtmişti.
 
Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Nariman Celâl de kendisine gönderilen dava dilekçesinin hata dolu olduğu ve gerçeği yansıtmadığını kaydetmişti.
 
Sözde Savcı Natalya Poklonskaya’nın dilekçesi ile ilgili mahkeme duruşmaları, 3 Mart tarihinde yapılmaya başladı. Davanın incelendiği son duruşma, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’ın başkenti Akmescit’te 15 Nisan tarihinde gerçekleştirildi. Davada esas davalı olan Kırım Tatar Milli Meclisi 1. Başkan Yardımcısı Nariman Celâl’in duruşmaya gelmemesi gerekçe gösterilerek duruşmayı 25 Nisan tarihine erteleme kararı kabul edildi.

QHA