ESKİŞEHİR(QHA) -

Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Dünya Kırım Tatar Kongresi Yönetim Kurulu Toplantısı ikinci oturumu öncesinde Kırım Tatarlarının Milli Lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'na Fahri Doktora Unvanı verdi.

Anadolu Üniversitesi'nde gerçekleşen tören şehitler için saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Ant Etkenmen'in okunmasi ile başladı. Ardından Kırım Tatarlarının Milli Lideri Kırımoğlu'nu anlatan kısa bir video izletildi.

Törende konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Naci Gündoğan ilk olarak Türkiye'de son günlerde yaşanan olaylara ilişkin konuşarak, "15 Temmuz 2016 gecesi, devletimize, demokrasimize, seçilmiş hükümetimize ve toplumsal barışa karşı haince girişilen darbe teşebbüsünü bir kere daha huzurunuzda nefretle kınıyorum. Türkiye’nin seçilmiş, meşru hükümetini devirmeye kalkışmayı, Sayın Cumhurbaşkanımızın canına kastetmeyi ve yüzlerce vatandaşımızı öldürmeyi göze almış hain bir şebekenin girişimi, yüce milletimizin sağlam iradesi ve benzersiz cesareti sayesinde durdurulmuştur" dedi.

Rektor Gündoğan, "Bu hain saldırıya karşı başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Meclisimiz, Hükümetimiz, emniyet güçlerimiz, ordumuzun devletine bağlı, onurlu unsurları ve kahraman milletimiz emsali az bulunur bir dirayetle karşı koymuş ve demokrasimize sahip çıkmıştır" ifadesini kullanarak sözlerine şöyle devam etti: "Her zaman millet iradesine ve demokratik değerlere bağlı olmuş, büyük medeniyet mirasımızdan aldığı güçle ülkemizin yarınlarını inşa edecek nesilleri yetiştirme gayreti içinde olan Anadolu Üniversitesi olarak biz de ilk andan itibaren bu hain girişimi kınadık ve milli iradenin ortaya koyduğu meşru hükümetimizin sonuna kadar yanında olduğumuzu ifade ettik. Bu vesileyle, Benzerinin bir daha yaşanmamasını dilediğimiz bu menfur girişim sırasında, kahramanca mücadele ederken hayatını kaybeden şehitlerimizi bir kere daha huzurunuzda saygıyla anıyor; onlara Allah’tan rahmet diliyorum. Demokrasimize sahip çıkarken yaralanan vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum."


"Bir sorun doğarsa, Kırım Hanlığı, Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetimini devralacaktı" 


Gündoğan geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Tarihçilerin şeyhi olarak bilinen Kırım Tatarı Prof Dr. Halil İnalcık'ı anarak, "Milletimizin tarih sayfalarında ve milli hafızamızda her zaman müstesna bir yeri olan Kırım ile kader birliğimiz, kendisi de bir Kırım Türkü olan rahmetli Halil İnalcık hocamızın tespitiyle, 1475 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde başlamıştır. Rahmetli İnalcık Hoca’nın Evliya Çelebi’den aktardığına göre, Kırım Hanlığı kuzeyden gelen tehlikelere karşı bir “sedd-i sedid” yani sağlam bir duvar olarak kabul edilmiştir. Kırım ile aramızdaki ilişkiyi neden bir kader birliği olarak nitelendirdiğimi ise Kırım ve Osmanlı Hanedanlarının birbirlerinin devamlılığının teminatı olduğunu sizlere hatırlatarak ifade etmek istiyorum. Şayet, Osmanlı Hanedanının, hanedan içi problemler ve sağlık sebeplerinden ötürü devamını engelleyecek bir sorun doğarsa, Kırım Hanlığı, Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetimini devralacaktı" diye hatırlattı.

"Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun hayatı, Kırım halkının mücadelesiyle bütünleşmiştir"

"Zaman içinde Osmanlı İmparatorluğu, tarih sahnesinde hak ettiği şanlı köşeye yerleşir ve sınırlar yeniden çizilirken, milletlerin var olma ve insanca yaşama mücadelesi hiç bir zaman sona ermemiştir" ifadesini kullanan Rektör Gündoğan sözlerine şöyle devam etti: "Bildiğiniz üzere İkinci Dünya Savaşı’nın bitimiyle Kırım için zorlu bir dönem başlamıştır. 1944 yılından itibaren Sovyetler tarafından uygulanan sürgünlerle Kırım halkı anavatanlarından koparılmıştır. Kırım Tatarları bu zorunlu göçlerle, Özbekistan, Romanya, Bulgaristan, Baltık Ülkeleri ve Rusya’nın çeşitli bölgelerine sürülmüşlerdir. Yüzbinlerce Kırımlı kardeşimiz de Türkiye’ye gelmişler ve yerleşmişlerdir. Kendi yurtlarında azınlık durumuna düşen Kırım Tatarlarının var olma mücadelesinin bayraktarlığını yapan, bu uğurdaki büyük fedakârlıklarını takdirle izlediğimiz Sayın Kırımoğlu da 1944 yılında daha 6 aylıkken Özbekistan’a sürgün edilmiştir. Bu tarihten itibaren Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun hayatı, Kırım halkının mücadelesiyle bütünleşmiştir."

"Kırımoğlu’nun rolü tartışılmaz" 

Gündoğan, "Biraz evvel hayat hikâyesini birlikte dinlediğimiz bu fedakâr insan, uluslararası baskılar neticesinde 1986 yılında tahliye edilene kadar, 15 senesini hapishanelerde, sürgünde veya çalışma kamplarında geçirmiştir. Ancak Sayın Kırımoğlu’nun çektiği bu çile sayesinde, Kırım Tatarları anavatanlarından sökülüp atılamayacaklarını tüm dünyaya yüksek sesle duyurmuşlardır.Sayın Kırımoğlu, halkının özgürlük mücadelesine önderlik edip, uzun yıllarını cezaevlerinde geçirmesine rağmen hoşgörü ve anlayıştan ödün vermemiş, aşırı eylemlerden, taşkınlıklardan kaçınılmasını sürekli telkin etmiştir. Bu haklı davada, Kırım Tatarları’nın hiçbir şekilde şiddete başvurmamasında Sayın Kırımoğlu’nun rolü tartışılmaz" diye belirtti.

Kırımoğlu: "Kırım Tatar halkının duaları ile her zaman sizinle ve Türk halkıyla beraber"

"Sayın Kırımoğlu’nun, Fethullahçı Terör Örgütü tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişimi sırasında milletimizin yanında olduğunu da belirtmek isterim" diyen Rektör Gündoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Sayın Kırımoğlu’nun 15 Temmuz gecesinden sonra Cumhurbaşkanımıza gönderdiği ve kendisinin siyasi bilgeliğinin hepimiz için ne kadar değerli olduğunu gösteren mesajından bir bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum; 'Sayın Cumhurbaşkanım, işgalin, vatansızlığın, özgürlüğün, demokrasinin, silahlar gölgesinde yaşamanın ne anlama geldiğini en iyi bilen Kırım Tatar halkının duaları ile her zaman sizinle ve Türk halkıyla beraber olduğunu bilmenizi isterim. Bu vesileyle, darbe girişimi karşısında canlarını feda eden şehitlerin başta aileleri ve yakınları olmak üzere, tüm Türk halkına en derin üzüntü ve taziyelerimi bildirir, yaralılara da Allah’tan acil şifalar dilerim. Allah Türkiye'mizi her daim korusun, yar ve yardımcısı olsun."

Anadolu Üniversitesi Rektörü Naci Gündoğan şunları kaydetti:

"Davasına inanmışlığını ve siyasi bilgeliğini ifade etmeye çalıştığım Sayın Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu için Üniversitemiz Senatosu; Kırım Tatar halkının anayurduna dönmesine ve özgür yaşamasına yaptığı olağanüstü katkıları; Kırım Tatar halkının sorunlarının tüm dünya kamuoyuna duyurulmasına ve bu sorunların barışçıl yollarla çözülmesine yaptığı katkıları;
Düşünce ve ifade özgürlüğü değerlerini yaşamı boyunca savunması ve dünya çapında gelişmesine yaptığı katkıları; En zor zamanlarda ve coğrafyalarda demokrasinin korunması ve geliştirilmesine yaptığı katkıları; İnsanların kendi yurdunda yaşamalarının önemi ile mülteci ve göçmelerin sorunları konusunda uluslararası alanda farkındalık yaratması; İnsan haklarının evrensel düzeyde güçlenmesine yaptığı katkıları; Yaşamı ile tüm halkına ve insanlığa örnek olması; Halkının liderliğini ve kanaat önderliğini en zor şartlar altında üstlenmesi; Üniversitemizin de derinden bağlı olduğu insani değerleri savunması ve evrensel düzeyde geliştirilmesine yaptığı katkıları nedeniyle fahri doktor unvanı verilmesini kararlaştırmıştır.Bugün sizlerin de katılımıyla bu beratı Sayın Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’na takdim etmekten onur duyuyoruz."

Rektör Naci Gündoğan'ın konuşmasının ardından kürsüye davet edilen Kırım Tatarları'nın Milli Lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, fahri doktora unvanını alarak Sovyet döneminden intikamını aldığını ifade etti.

Daha sonra Anadolu Üniversitesi Rektörü Naci Gündoğan Milli Lider Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'na Fahri Doktora Unvanı ni takdim etti.

Asya Atila

QHA