AKMESCİT/SİMFEROPOL (QHA) -

Ukraynalı kadın pilot, milletvekili, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Ukrayna heyeti üyesi Nadejda Savçenko’nun, Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’ün ve Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun oğlu Hayser Cemiloğlu'nun avukatı Nikolay Polozov, QHA’ya verdiği demeçte üzerinde çalıştığı davalardan bahsetti.

QHA muhabirinin “Petro Poroşenko’nun Nadejda Savçenko’ya sahte mektubundan bahseder misiniz?” sorusuna cevaben Polozov, “Bilindiği gibi son günlerde Nadejda Savçenko’ya geniş çaplı destek kampanyalar düzenleniyordu. Sadece Ukrayna’da değil, Avrupa, ABD, Güney Amerika, Avustralya olmak üzere neredeyse tüm dünyada. Şüphesiz ki, bu destek Moskova’yı endişelendiriyor. Savçenko’nun mahkemede son sözü söyleme zamanı gelince gösterilen davranış da etkisini gösterdi. Tabii ki, Kremlin, bu duruma tepki göstermeliydi.

Putin kendini yaralanmış olarak hissediyor. Bu mektup, Savçenko’yu, avukatları ve Cumhurbaşkanı Poroşenko İdaresi’ni itibardan düşürmek için Rus gizli servisleri tarafından gerçekleştirilen bir operasyondur.

Olay şundan ibaret. Belli insanlar Ukrayna’nın Rostov na Donu (Rusya) şehrinde bulunan başkonsolosunu arayıp kendilerini (Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun) İdaresi temsilcileri olarak tanıttı ve Mark Feygin’in telefon numarasını istedi. Onlar, Nadejda Savçenko’ya bir şey iletmek istediğini söyledi. Konsolos Feygin’i arayıp Cumhurbaşkanlık İdaresi’nden telefon geleceğini bildirdi. Konsolos, bahsi geçen insanlara Feygin’in numarasını verdi. Onlar aradı, kendisi aynı şekilde tanıtıp Petro Poroşenko’dan Nadejda Savçenko’ya mektup iletme ricasında bulundu.

Savçenko’nun açlık grevine son vermesini sadece bu mektubun etkilediğini söylemek yanlış. Çünkü çok sayıda kampanyalar sırasında biz, dünyanın çeşitli yerlerden sıradan insanlardan açlık grevine son verme ricaları olan birçok mektubu alıyoruz. Biz çok sayıda bu mektup toplayıp çıktı aldık ve söz konusu mektup ile beraber hepsini Nadejda’ya verdik.

Nadejda, açıkçası, politikacıların çağrılarını dikkate almıyor. Açlık grevi sırasında birçok kişi buna son verme talebinde bulundu. Savçenko, sıradan insanların talebini dikkate alıyor. O, dünyada ona verilen desteği görüp bu kararı aldı. Bu sahte mektubun ancak pastanın üzerindeki bir vişne kadar etkisi olmuştur” dedi.

Rus gizli servislerinin sahte mektubuna ilişkin bahsi geçen operasyonun gerçekleştiğini ama Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in son amacına ulaşamadığını anlatan Polozov, “Putin kendini yenmiş gibi oldu. Yılan kendi kuyruğunu ısırdı. Nadejda Savçenko’nun açlık grevine son vermesi gibi beklenmedik sonucu elde ettik. Çünkü Savçenko, açlık grevi yaparak mahkeme duruşmasına kalan 11 gün dayanamazdı. Bu durumda ona zorla yemek yedirirlerdi veya o ölürdü” diye konuştu.

“Nadejda Savçenko’nun sağlık durumu son zamanlarda kötüye gidiyor. Onun şimdiki durumundan bahseder misiniz?” sorusunu yanıtlayan Polozov, “Biz doktor değiliz ve değerlendirme yapamıyoruz. Ama belli ki, Nadejda’nın durumu kötüye gidiyor. Sorun şu ki, Nadejda, Rus sağlık görevlilerini kendine yaklaştırmıyor. Yani onlar sadece ateşini ya da tansiyonunu ölçebiliyor. Rusya yönetimi ise, Ukraynalı sağlık görevlilerin onun yanına gitmesine izin vermiyor. Konsoloslar, mahkemeden izin istiyordu. Ama hakimlerin Nadejda Savçenko’ya verilecek kararı görüşmek için başka odaya gitmeleri sebep gösterilerek bu başvuruya ret cevabı geldi. Mahkemede sadece üç hakim olsaydı, bu neden doğru olarak kabul edilebilirdi. Ama mahkemede daha çok hakim var ve boş olan herhangi bir hakim izin verebilirdi. Belli ki, bu karar Moskova’dan verdirildi.

Daha sonra Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Savçenko’nun mahkeme salonunda kötü davrandığından dolayı doktorlara izin verilmediğini söyledi. Lavrov’un bu tür kararları alamadığı ve mahkemeyi etkileyemediği açık. Ayrıca onun Bakanlığı, Amerikalı ve Avrupalıları, onların Rus mahkemesini etkilemeye çalıştığını suçluyor. Buna göre bu fikrin, Lavrov’un şeflerine ait olduğu çok açık” diye konuştu.

“Bir devlet memuru hakimlerin kararını etkileyebilir mi? Çünkü mahkeme, dışarıdan bir etkiden, özellikle ülke yönetiminden bağımsız olmalı. Bağımsız adalet nerede?” sorusuna cevaben Polozov, “Mahkeme gerçekten de bağımsız olmalı. Ama Rusya Federasyonu’nda bulunduğumuz için burada olması gerekenden farklı durum söz konusu. Burada bağımsız mahkeme yok. Nadejda Savçenko davasında, ’26 Şubat’ davasında ve benzer siyasi davalarda hiçbir mahkeme yok. Dekor var, bir şeyler yazan cüppeli oyuncular var. Ama esas kararlar Moskova’dan telefon aracılığı ile bildiriliyor. Lavrov, hiçbir mahkemenin olmadığını söyleyip durumu netleştirdi. Herhalde patronun tepkisi o kadar sertti ki, Lavrov bunu söylemek zorunda kaldı. Burada olup bitenler, kabaca hazırlanan bir tiyatro oyunu” diye kaydetti.

“Nikolay, siz bu davada avukat değilsiniz. Şimdi hukuki yardım Kırım Tatar Milli Meclisi’nin temsilcisi Cemil Temişev’den geliyor. Ayrıca ‘Memorial’ insan hakları koruma merkezinden de Rus avukatlar katıldı. Bununla birlikte siz insan hakları koruyucusu ve avukat olarak, Kırım Tatar Milli Meclisi’ni kapatma davasını nasıl nitelendiriyorsunuz? Sonuçlar ne olacak?” sorusunu yanıtlayan Polozov, “Bunun, ilhaktan sonra Kremlin’in yarımadada izlediği politikasının devamının olduğu çok açık. Amaç, hırslı insanları yarımadanın dışına itmek. Bunu başarıyorlar. İlk olarak onlar, Kırım Tatar halkın liderleri olan Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Refat Çubarov’a Kırım’a girişi yasakladılar. Diğerlerini ise korkutmaya çalışıyorlar. İnsanları, evlerinden çıkmaya korkacak kadar yılgınlık vermeye çalışıyorlar. KTMM’yi aşırı (radikal) kuruluş olarak kabul etme planları, bu mantığa tamamen uygun. Bundan sonra şöyle olacak: mahkeme yok, onlara ne denilse, onu yapacaklar.

KTMM çalışmasına ilişkin olan herkes aşırıcı olarak adlandırılabilir, dolayısıyla takip edilebilir, ezilebilir ve Kırım’dan kovulabilir.

’26 Şubat’ davasının savcılığa geri dönmesinin de KTMM’ye yapılan söz konusu atakla alakalı olduğunu düşünüyorum. Onlar, Ahtem Çiygöz ve diğerlerine yönelik suçlamaları arttıracaklar. Onlar, radikalliği de ilave edecekler. Yani bu dava sadece toplu eylemler ile sınırlı kalmayacak. Rusya Federasyonu devlet ilkelerine karşı planlanmış aşırıcı faaliyet söz konusu olacak güya. Yaklaşık olarak böyle olacağını düşünüyorum. Kehanette bulunmak istemem, ama siyasi davalarla uzun zamandır ilgileniyorum ve iktidarın bu planları şimdiden belli oluyor” dedi.

 “KTMM üyelerinin, davanın belgelerini inceleme imkânları vardı. 650’den fazla sayfa ve 10 CD söz konusu. Onlar, Kırımoğlu ve Çubarov’a giriş yasağı, ‘Unian’da konuşma, KTMM üyesi olmayan Lenur İslâmov’un faaliyeti dahil olmak üzere her şeyin karıştırılmış olduğunu söylüyor. Rusya’da mahkeme, bu davayı hukuki açıdan analiz edecek mi, yoksa bu iş Avrupa mahkemesine mi düşecek?” sorusuna cevaben Polozov, “Öyle bir rejimde yaşıyoruz ki, iktidara ait olmayan her şey zamanla yok ediliyor, yasaklanıyor, kapatılıyor. Daha önce Rusya’da, yabancı ajanlar ile ilgili kanun kabul edildi. Bunun sonucunda ticari olmayan kuruluşlar ya Kremlin’e bağlı oluyor ya da yok ediliyor veya kapatılabiliyor.

KTMM olayının Rusya’da devam edeceğini sanmıyorum, çünkü orada insan hakları koruma hareketi kalmadı. Bu koşullarda bir şey yapmaya çalışan sadece birkaç grup kaldı. Ama onların gerçek imkânları yok.

Bu tür ihlalleri Batı’da yayınlamak ve toplantılar düzenlemenin gerekli olduğunu düşünüyorum. Bu yol, Kremlin’i etkileyebilecek tek yol. Çünkü Putin rejimini içerden yenmek imkansız. Daha sonra bu rejim kendiliğinden dağılır. Ancak günümüzde bu rejim güçlü ve saldırgan. Putin rejimi, gizli servislerin, polislerin ve diğer ajanların çalışmalarına dayanıyor.

Aktiflik, bir risktir.  İnsanları riske atmamak lazım. Tüm toplantılar, müzakereler ve diğer etkinlikler, Rusya Federasyonu dışında yapılmalı” diye bildirdi.

“Nikolay, Çiygöz’ün tutukluluk süresinin uzatma kararı yasadışı olarak verildi. Ne size ne de Ahtem Çiygöz’e bilgi verildi. Onun davası şimdi ne durumda?” sorusunu yanıtlayan Polozov, “Kırım Yüksek Mahkemesi’nde eski Ukraynalı hakim Redko var. Hakim kendi başına üç insana daha 3 gün uzatma verdi. Rusya’da yargılama sistemi ve Anayasa buna izin vermiyor. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de buna izin vermiyor. Hukuk açısından bu karar geçersiz” diye konuştu.

Ahtem Çiygöz’ün 8 Mart tarihinde serbest bırakılması gerektiğini, ama hala işgalciler tarafından rehin olarak tutulduğunu anlatan Polozov, “Biz bunu süre bitmeden öğrendik ama bir şey demedik. Çünkü hafta sonu duruşmayı çağıramazdık ve avukat veya Ahtem’i getiremezdik. Şimdi bu ihlal söz konusu. Bu ihlal gizlenemez. Tabii ki, bu durum Çiygöz’ün heme serbest bırakılmasını sağlayamaz. Ancak gelecekte AİHM için bir dava olacak. Sonunda bu durum siyasi baskı için kullanılacak ve Ahtem Çiygöz ve diğer rehinelerin serbest bırakılmasına yol açacak” diye kaydetti.

“Sizce Çiygöz ve Savçenko gibi saçma davalar nasıl yapılabilir? Çünkü 26 Şubat mitingi daha Kırım’ın Ukrayna’ya ait olduğu zaman düzenlendi” sorusunu cevaplayan Polozov, “Ben bunu, iktidarda gerekenden fazla süre bulunan bir kişinin yaptığı hukuki kanunsuzluk olarak görüyorum. Bir düşünün, 17 yıl, çok uzun bir süre. Gerçeği doğru algılama kabiliyeti kaybolabilir.

Bununla geçen yıl de karşılaştım. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun oğlu Hayser’in avukatlığını yapıyordum. Hayser Cemiloğlu, 2013 yılında yaptığı bir hareket ile suçlanıyordu. Bu olay, Rusya’nın Kırım ile ilgili iddiada bulunmadan çok önce olmuş bir olay. Olay, Kırım’da meydana geldi. Ne Rusya vatandaşları ve de Rusya Federasyonu’nun çıkarları zarar gördü. Ancak Hayser Cemiloğlu’nu Rus mahkemesi yargılıyordu. Savcılar, ömür boyu hapis cezasını vermek istedi ama jüri heyeti sayesinde bu olmadı. Hayser bu yıl serbest bırakılacağı için şanslı.

2014 yılından bahsedecek olursak, zarar gören en az iki Rusya vatandaşı söz konusu. Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 12’nci maddesine göre, yurtdışında yabancı vatandaşlar tarafından Rusya vatandaşına karşı bir suç işlenmişse, söz konusu yabancı vatandaş Rusya’da yargılanabilir” dedi.

Polozov ayrıca, “Eski Ukrayna vatandaşlarının, bu ülkeye yemin eden eski hakimlerin ve savcıların yeminlerine ihanet ederek, Kırım’ın Ukrayna’ya ait olduğunu savunan vatanseverleri yargılamalarını çok vahşi buluyorum. Bu çok saçma” diye de belirtti.

“Ukrayna’da bulunan insanlara ne söyleyeceksiniz? KTMM’yi korumak için onlar ne yapmalı” sorusunu yanıtlayan Polozov, “İlk önce inancı kaybetmemek. Düşmanların daha önce debölgeleri işgal ettiği ve sürgünde hükümetlerin kurulduğu olaylar tarihte var. Örneğin, Gaulle, daha sonra Fransa’ya geri dönüp cumhurbaşkanı oldu. Bazı mekanizmaların yenilemediği olaylar da var. Ama hayal kırıklığına uğramayın, inandığınız şeyler için mücadeleye devam ediniz” diye belirtti.

KTMM Başkan Yardımcısı Ahtem Çiygöz’ün davasını alıp almama konusunda Nadejda Savçenko ile danıştığını anlatan Polozov, “Şimdi olduğu gibi o zaman da Savçenko’nun davası tamamlanmış değildi ve benim, onun fikrini öğrenmem gerekiyordu” dedi. Nadejda Savçenko’nun kabul ettiğini anlatan Polozov, Savçenko ve Çiygöz’ün birbirine mektup da yazdığını hatırlattı.

Çiygöz davasının ne kadar süreceği konusunda tahminde bulunmanın zor olduğunu söyleyen Polozov, “Mahkeme şimdi durduruldu. Dava şimdi savcıya geri dönecek. Mahkeme duruşması ise, savcının ayrı, hakimin ayrı olduğunu göstermek için düzenlenen bir oyun” diye belirtti.

“Mahkeme bu yıl Çiygöz ile ilgili kararı verebilir mi, yoksa ’26 Şubat’ davası uzatılacak mı?” sorusuna cevap veren Polozov, “KTMM’yi dağıtma, onu aşırıcı kuruluş olarak kabul etme kararı alındı. Böylece onunla ilgili olan davaların konfigürasyonu da değişti. ’26 Şubat’ davaları daha sert suçlamalar ile karşı karşıya kalacak.

Kırım Tatarlarının Rusya Federasyonu’na karşı sert tutumu, Kırım’ın ablukası, enerji ablukası ve diğer olayların bunu etkilediğini düşünüyorum. Yani Putin rejimi, rehinelere işkence yaparak intikamını almaya devam ediyor” diye bildirdi.

Davanın ne kadar süreceğini tahmin etmek imkansız olduğunu söyleyen Polozov, davanın bir veya iki yıl devam etmesi durumunda Ahtem Çiygöz ve diğer rehinelerin serbest kalma ihtimalinin olduğunu açıkladı.

QHA