ANKARA (QHA) -

Türkiye'de kurulu Kırım Tatar Sivil Toplum Kuruluşları Platformu 6-7 Şubat günlerinde birinci yıl faaliyetlerini görüşmek üzere Ankara'da toplanıyor. 3. kez genel istişare toplantısı yapmak üzere Ankara'da toplanacak olan platform öncesi, Türkiye'deki Kırım Tatar Teşkilatları Platformu Koordinasyon Kurulu Üyesi Mükremin Şahin QHA'ya açıklamalarda bulundu.

2016 yılının Kırım Tatar teşkilatlarının nicelik ve nitelik olarak büyüyeceği bir yıl olacağını ifade eden Şahin Platformun önemini anlatarak, "Platformun kurulması, kongrenin toplanması bir sonuç değil başlangıçtır. Biz çalışmak için gerekli zeminimizi hazırladık" dedi.

"Kırım Tatar meselesi artık sadece Kırım Tatar halkının meselesi değildir" vurgusu yapan Şahin,  QHA muhabirinin sorularını şöyle yanıtladı:

Kırım Tatar Sivil Toplum Kuruluşları Platformu birinci yılını doldurdu. Platform neleri hedeflemişti ve bu hedeflerine ulaşıyor mu?

Evet, platformun kurulmasının üzerinden tam bir yıl geçti. Kırım’ın işgali sonrasında tabandan gelen bir dalganın tezahürüdür platform; bir halkın başına gelen belanın ve sonrasında yaşanan tehlikenin karşısında pozisyon alışıdır. Millî mücadele için irade beyanıdır. Soruya gelecek olursak platform bu bir yıl içerisinde planladığı faaliyetleri tam olarak yerine getirmiştir. Gelecekteki faaliyetleri için çalışma zeminini hazırlamıştır. Bundan sonra hem nicelik hem de nitelik olarak gelişmesini devam ettirecektir.

"Platformun kurulması kadrolarımıza cesaret verdi"

Bir yıllık süreç içinde platformun Kırım Tatarları ve Kırım için hayata geçirdiği veya yaptığı çalışmalar nelerdir? Platformun Kırım, Kırım Tatarları ve DKTK için önemini nasıl ifade edersiniz?

Öncelikle müspet bir örnek teşkil etmiştir. Farklı çatılar altındaki Kırım Dernekleri millî meseleler karşısında birlik olabileceklerini, ortak bir çalışma takvimi oluşturarak “kendi bağımsızlıklarını muhafaza ederek” çalışabileceklerini göstermişlerdir. Bundan sonra da daha büyük ve hayırlı çalışmalar yapabilmek için moral bulmuşlardır. Halk bu meselelere ilgi göstermiyor, destek vermiyor gibi söylemler doğru değildir. Doğru şeyler yaparak istikrarlı ve sabırlı bir çalışma sonunda sivil toplum kuruluşlarımızın büyümesi ve güçlenmesi mümkündür. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarımızın yöneticileri idealist gençleri hareketimize kazandırmak ve yetiştirmekle mükelleftirler. Başarının en önemli ölçülerinden birisi budur.

Bilindiği gibi 4-5 Nisan 2015 tarihinde platformun Ankara Büyük Anadolu Oteli’ndeki toplantısında “18 Mayıs Anma Toplantısı”nın Ankara’da yapılması ve DKTK’nin toplanması kararı alınmıştır. Platformun kurulması kadrolarımıza cesaret vermiştir. Diyebiliriz ki platformun kurulması kongrenin yapılmasına vesile olmuştur. Bu oluşumun diğer bir önemli sonucu da kongrenin yeni yönetiminin şekillenmesinde etkili olmasıdır. Diğer ülkelerde de platformlar kurarak bir çalışma usulü oluşturulması mantığını geliştirmiştir. Platform tek kelimeyle “faydalı” bir çalışma olmuştur.

"Teşkilatlarımızın sayısı devamlı olarak artacak"

43 Kırım Tatar sivil toplum kuruluşunu biraraya getiren bir platformdan söz ediyoruz. Bu platform kurulduktan kısa bir süre sonra 14 ülkeden 184  Kırım Tatar sivil toplum kuruluşunun ağırlandığı DQTK’nin 2.Genel Kurulu’nu Ankara’da büyük bir başarıyla gerçekleştirdi. DKTK’nin bu toplantısı dünya gündemine de oturan önemli bir faaliyet oldu. Peki Platform 2016 yılında ve gelecekte neleri hedefliyor?

Öncelikle teşkilatlarımızın sayısı devamlı olarak artacaktır. Şu anda hazırlığı yapılan 10 civarında dernek ve temsilcilik açılması çalışmamız vardır. Çeşitli sebeplerden dolayı birkaç derneğimiz de kapanacaktır; fakat diyebilirim ki 2016 yılı teşkilatlarımızın nicelik ve nitelik olarak büyüyeceği bir yıl olacaktır. 

"Halkın bu desteği sivil toplum kuruluşlarımız seviyesinde %99’dur"

Ayrıca şunu da özellikle ifade etmeliyim ki DKTK bütün sonuçları ile başarılı bir faaliyet olmuştur. Bu kongrede tarihî olaylar yaşanmıştır. Sonuçları şöyle özetleyebilirim:

Bütün dünyada yaşayan Kırım Tatarları Kurultay-Meclis çizgisini ve KTMM’nin meşru şartlarda seçilmiş liderlik kadrolarını desteklemektedirler. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunmakta ve Rusya’nın Kırım’ı işgalini kabul etmemektedirler. Halkın bu desteği sivil toplum kuruluşlarımız seviyesinde %99’dur.

Ukrayna devleti en üst seviyede Kırım Tatarları’nın Kırım’ın “köklü halkı” olduğunu kabul etmiş ve coğrafî esaslara dayalı olarak “Kırım Tatar Muhtar Devleti”ni zikretmiştir.Türkiye’de TBMM’de grubu bulunan üç büyük siyasi parti DKTK’ne resmi olarak katılmış ve Kırım Tatarları’nın millî mücadelesini desteklediklerini ifade etmişlerdir.

"Rusya insanlığın vicdanında mahkûm olmuştur"

Kırım Tatar meselesi artık sadece Kırım Tatar halkının meselesi değildir. Bütün medenî dünya Rusya’nın Kırım’ı işgalini kabul etmemekte ve Kırım Tatarları’na destek vermektedir. Rusya’nın saldırgan politikasını destekleyen ülke sayısı yok denecek kadar azdır ve Rusya insanlığın vicdanında mahkûm olmuştur. Batmakta olan ekonomilerine rağmen saldırgan politikalarına devam eden Rusya kendi halkına da zulmetmektedir. Sürekli olarak halkını ve diğer halkları korku politikalarıyla diz çöktürmeye çalışmaktadır.

"Onurlu duruşuyla bütün dünyanın saygınlığını kazanan Kırım Tatarları bu kötü işgal günlerini de atlatacaklar ve Kırım’da millî medeniyetlerini kuracaklar"

Sovyetler zamanında en ağır şartlarda dik durmasını bilen, Stalin zamanının en ağır baskılarına ve cinayetlerine karşı onurlu duruşuyla bütün dünyanın saygınlığını kazanan Kırım Tatarları bu kötü işgal günlerini de atlatacaklar ve Kırım’da millî medeniyetlerini kuracaklardır. Dünkü ceberrut Sovyet devleti şimdi yok, dünyanın yetiştirdiği en büyük katil Stalin yok ama Kırım Tatarları şerefleri duruşlarıyla hâlâ varlar.

Toparlayacak olursak DQTK iki ayda bir periyodik toplantılarına devam etmektedir. Platformun kurulması, kongrenin toplanması bir sonuç değil başlangıçtır. Biz çalışmak için gerekli zeminimizi hazırladık. Gayret bizden takdir Allah’tan diyoruz.

Allah mazlum milletimizin ve onun kahraman, şerefli ve yiğit evlâtlarının yardımcısı olsun!

Asya Atila

QHA