KİEV(QHA) -

Avukat Mark Feyfin, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da 18 Eylül tarihinde düzenlenen Rusya Devlet Duması seçimlerinden sonra yarımadada, özellikle de seçimleri boykot eden Kırım Tatarlarına karşı yapılan baskıların artacağı fikrini dile getirdi.

QHA'ya konuşan Mark Feygin, Rusya’da düzenlenen seçimlerin sonuçlarının önceden kararlaştırılmış ve belli olduğunu söylerken , “Kırım Tatarlarının Kırım’da “seçim” boykotu çok hissedilir ve aleniydi. Bu demek ki, Kırım’ın yerli halkı yarımadanın işgaline bu şekilde tepki gösterdi, herkese açık bir şekilde, çünkü bu Kırım’ın işgaline karşı tutumlarını sergilemenin tek yoluydu. Tabii ki bunun sonucunda, Rus hükümeti Kırım Tatarlarından intikam alacak. Bundan şüphe bile duymamalıyız, çünkü onlar, bu dekoratif sistemde bile Kırım’da Rus başarısının göstergesinin sembolü olması gereken oldukça önemli etnik topluluklardan birinin kendilerini desteklememelerine tahammül edemiyorlar” diye kaydetti.

29 Eylül’de Kırım’ın sözde Yüksek Mahkemesinin Kırım Tatar Milli Meclisi'ni yasaklama kararı ile ilgili  temyiz dilekçesinin inceleneceği duruşmada alınan kararın baskı unsurlarından biri olacağını söyleyen avukat, “Bu kararı ben kesin yasak olarak tahmin ediyorum, hiç şüphe yok. Tabii ki Kırım Mahkemesinin kararı teyit edilecek ve KTMM yasaklanacak. Bundan sonra Kırım’da yaşayan Kırım Tatarları doğrudan baskı tehdidi altına düşecekler. Örneğin sosyal ağlarda “meclis” kelimesini kullanırlarsa bu isyancıların, KTMM aktivistlerinin tamamen Kırım yarımadasının dışına itmek için kullanılacak. Dİğer taraftan, şu an incelenen davalar “26 Şubat davası”, “İlmi Ümerov’un davası” gibi şimdilik Kırım’da kalan KTMM’nin diğer üyelerine karşı bu tür davalar açılabilir. Bu davalarda usule göre alınan kararlar, baskıların devam ettiğini gösterecek” şeklinde konuştu.

Avukat bu baskıcı politikayı sadece önceden organize edilmiş karşı eylemlerin durdurabileceğini kaydederek, bu konuda Ukrayna hükümetinini faaliyetlerinin günümüzde yetersiz olduğunu, işgal edilen yarımadada bulunan Kırım Tatarlarının gerçek bir yardım alamadıklarını ifade etti.

Avukat, “Şimdilik Ukrayna politikası açıklamalardan ve kınamalardan daha ileri gitmiyor. Kırım’da kalan Kırım Tatarlarına gerçek yardım sağlanmıyor. Bunu açıkça söylüyorum! İşgalden kurtulma hakkında yapılan iddialı konuşmalara rağmen Kiev bunun için hiçbir şey yapmıyor. Nitekim Kırım Tatarlarınin belirli şeylere ihtiyaçları var, örneğin baskı görenlerin aileleri yardıma muhtaç” şeklinde açıklama yaptı.

Ayrıca avukat, bu hareketsizlik devam ettiği ve Ukrayna herhangi bir eylemde bulunmadığı taktirde, bunun sonuçlarının Kırım Tatar halkı için olumsuz olacağını kaydetti.

Bilindiği gibi Rusya’da 18 Eylül tarihinde Devlet Duması seçimleri gerçekleştirildi.

Rusya, Rus parlamentosu seçimlerini işgal ettiği Kırım’da yasa dışı olarak düzenledi. Seçimlerde 255’i parti listeleri, 255’i şahsi (bağımsız) adaylıkla 450 milletvekili seçilecek. Söz konusu milletvekilli arasında, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da yasa dışı olarak seçilecek milletvekilleri de yer alacak. İşgalci yönetim, yarımadada 1207 seçim bölgesinin faaliyet gösterdiğini ileri sürdü.

Dünyanın çoğu ülkesi Rusya’nın Kırım’da düzenlediği seçimlere gözlemci göndermeyi reddetti. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve Avrupa Hukuk Yoluyla Demokrasi Komisyonu ya da daha çok bilinen adıyla Venedik Komisyonu da işgal edilen yarımadadaki seçimleri gözlemlemeyi reddetti.

Ukrayna, Rusya’nın Ukrayna toprağında düzenlediği seçimleri kınayarak dünyadaki ülkelere, Kırım’ın işgalini tanımama politikasını sürdürerek seçimlerin sonuçlarını tanımama çağrısı yaptı.

ABD, AB, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, Fransa, İşveç Kırım'da düzenlenen yasadışı seçimleri tanımadıklarını açıkladılar.

QHA