İSTANBUL (QHA) - 2 OCAK 2019 -

Ukrayna eski İstanbul Başkonsolosu ve Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Vasil Bodnar, Türkiye- Ukrayna ilişkilerinin seyri hakkında konuştu.

Bakan Yardımcısı Bodnar, DHA'ya verdiği mülakatta, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinde verimli bir yıl olarak gördüğü 2018'de, karşılıklı olarak çok sayıda üst düzey ziyaret yapıldığını kaydetti. Bu durumun Türkiye-Ukrayna ilişkilerini geliştirdiğini ifade eden Bodnar şunları söyledi: "Türkiye, Rusya'nın 2014'te Ukrayna'yı ve Kırım Yarımadası'nı ilhak etmesini tanımadı ve sürekli olarak Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne destek verdi. Ukrayna'nın Rusya tehdidiyle karşı karşıya bulunduğu bu şartlarda, Türkiye'nin verdiği destek önemlidir."  

Geçen aylarda, dünyanın gündemine oturan, Rusya'nın Azak Denizi'nde Ukrayna askeri gemilerine saldırması olayına da değinen Ukrayna Bakan Yardımcısı, Rusya'nın Ukrayna'yı provokasyonla suçlamasının kesinlikle gerçek dışı olduğunu ve gerilimi asıl tırmandıran tarafın Rusya olduğunu ifade etti. Öte yandan, Rusya'nın bu girişimle beraber, her ne kadar uluslararası hukuka aykırı bile olsa Kerç Boğazı'nın Rusya'ya ait olduğunu kabul ettirmek ve Azak Denizi'ndeki Ukrayna limanlarını abluka altına almak istediğini söyledi. 

VASİL BODNAR: "UKRAYNA SINIRLARININ YARIDAN FAZLASI RUS TEHDİDİ ALTINDA"

Özellikle 2014 yılında Kırım'ın yasadışı bir şekilde Rus işgaline uğradığına da değinen Vasil Bodnar, Rusya'nın Karadeniz'in bütün sahillerini etkisi altına alacak derecede silahlanmaya gittiğini ve Kırım'ın da benzer şekilde askeri üs haline getirildiğini hatırlattı. Diğer yandan, Bakan Yardımcısı Bodnar, Moldova'daki ayrılıkçı Rus yanlısı kuvvetlerin de hesaba katıldığı takdirde Ukrayna'nın sınırlarının büyük çoğunluğunun Rusya tehdidi altında olduğunu ve Rusya'nın aşırı derecede silahlanma ve askerileştirme çabalarının Rus yöneticilerinin iddia ettiği gibi savunma amaçlı değil saldırı amaçlı olarak konuçlandırıldığını ifade etti. 

KARADENİZ'DEKİ NATO VARLIĞI RUSYA'YA VERİLECEK BİR GÖZDAĞI NİTELİĞİNDE

Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko'nun Karadeniz'de NATO'nun varlığının artmasını istediği yönünde açıklama yaptığının, oysa Montrö Antlaşması'nın Karadeniz'e kıyısı olmayan ülkelerin savaş gemilerini 15 bin tonla ve Karadeniz'de en fazla üç hafta kalış süresiyle sınırladığı yönündeki bir soruya Vasil Bodnar, Ukrayna yönetiminin Karadeniz'in statüsünde değişiklik öngörmediğini, değişiklik yapılmadan da NATO'nun varlığının artabileceğini söyledi. Karadeniz'de Bulgaristan ve Romanya gibi NATO üyesi ülkeler olduğunu dile getirdi. Ukrayna Bakan Yardımcısı, NATO gemilerinin Karadeniz'de sınırlı sürelerde varlık göstermesinin bile, Rusya'ya sinyal verilmesi açısından önemli olacağını ifade etti.

"RUSYA, KIRIM'IN İLHAKINI DESTEKLEYEN BAZI KIRIM TATAR ÖRGÜTLERİNİ DESTEKLİYOR" 

Rusya'nın, oluşturduğu hibrid (melez) savaş taktiğine de dikkat çeken Vasil Bodnar,Türkiye'deki Kırım Tatarlarını da bölme yönündeki adımların farkında olduklarını ifade etti.

Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı Bodnar, Rusya'nın, Kırım'ın ilhakını destekleyen bazı Kırım Tatar örgütlerini ön plana çıkartarak, alternatif algı yaratmaya çalıştığını dile getirdi. Rusya'nın son olarak, Türkiye'de Aralık ayında bu tür bir örgütle birlikte bir Kırım Tatar etkinliği düzenlediğine değinen Vasil Bodnar, diğer yandan da Kırım Tatar örgütlerinin büyük çoğunluğunun ve Türk resmi makamlarının hiç birinin bu etkinliğe katılmamasının, olumlu bir gelişme olduğunu kaydetti.

"RUSYA'NIN YAYILMACI POLİTİKASI KARŞISINDA TÜRKİYE'DE RİSK ALTINDA!"

Rusya'nın bugünkü dış politikasının aynen Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği dönemindeki yayılmacı politikasının bir devamı niteliğinde olduğunu, Ruslar'ın hala sıcak denizlere inme arzularının devam ettiğini ifade eden Bodnar, Türkiye'nin çevresindeki çeşitli bölgelerin, Rusya'nın müdahalesine maruz kaldığını, dolayısıyla, Türkiye'nin de risk alanında bulunduğunu ifade etti.  Vasil Bodnar, Rusya'nın bir taraftan Kafkasya'da istikrarsızlık yaratarak müdahalelerde bulunduğunu, diğer taraftan Balkanlar'a müdahale ettiğini söyleyen Dışişleri Bakan Yardımcısı Bodnar, buraların ardından, Türkiye'nin de Rusya'nın tehdidiyle karşı karşıya kalabileceği ihtimalinin olduğunu söyledi. 

 

QHA