ANKARA (QHA) -

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Başkent Ankara'da düzenlenen Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yurt dışından gelen ve merkezde görevli büyükelçiler için düzenlenen yemekte yaptığı konuşmada Sultanahmet'teki patlamaya değindi.

"Teröristlerin ilk hedefi Türkiye"

Erdoğan “Bu hadise bir kez daha millet olarak terör karşısında, terör örgütleri karşısında tek yürek, tek vücut olmamız gerektiğini göstermiştir" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dikkat ederseniz bu bölgede faaliyet gösteren tüm terör örgütlerinin ilk hedefi Türkiye’dir. Çünkü Türkiye ayrım yapmaksızın bunların tamamına karşı aynı şekilde yaklaşmakta, aynı kararlılıkla mücadele yürütmektedir. Buradan açıkça soruyorum; dünyada DAİŞ denilen terör örgütüyle Türkiye’den daha kararlı bir şekilde mücadele yürüten ve bizim kadar bedel ödeyen başka bir ülke var mıdır? Aynı şekilde bölücü terör örgütüyle mücadelemizi de kararlılıkla ve fedakarlıkla yürütüyoruz ama bunu bile anlamamakta direnen birileri var, ülkeler de var."

"Meydanı terör örgütüne, bölücülere, yıkıcılara bırakmamalıyız"

Büyükelçilerden bölücü terör örgütünün faaliyetleri hususunda teyakkuz halinde bulunmalarını özellikle beklediklerini dile getiren Erdoğan, "Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere terör örgütü ve müzahir kuruluşlarının etkinliği olan yerlerde, biz de devlet olarak çok daha güçlü bir çalışma ortaya koymak mecburiyetindeyiz. Meydanı terör örgütüne, bölücülere, yıkıcılara bırakmamalıyız" dedi.

"Rusya DAİŞ'le mücadelede değil, soydaşlarımızı, Türkmenleri vuruyor"

"Rusya, DAİŞ'le mücadelede değildir. DAİŞ'e karşı bir mücadele vermemektedir" diyen Erdoğan, "Tam aksine Rusya şu anda Lazkiye ve çevresinde butik bir Suriye devleti kurmanın gayretiyle kendine mekan hazırlamaktadır ve oradaki bizim soydaşlarımızı, Türkmen kardeşlerimizi vurmaktadır, vurmaya devam etmektedir" 

Erdoğan, İran'a yönelik şu değerlendirmede bulundu: "Mezhep temelli ayrışmaları çatışmaya dönüştüren tavrıyla İran, yeni ve tehlikeli bir sürecin fitilini ateşlemeye çalışıyor. İran'ın Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri ile ilişkilerini bilinçli olarak gerginleştirmesi bu stratejinin bir parçasıdır."

QHA