KİEV (QHA) -

Geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerini dondurma kararı aldı. Bu olaydan birkaç gün önce Rusya ile Türkiye arasındaki ilkişkilerde hareketlilik gözlemek mümkündü: önce emperyalist Aleksandr Dugin TBMM’yi ziyaret ediyor, daha sonra sözde Türk milletvekili heyetinin işgal altında olan Kırım’ı ziyaret ettiğine dair haberler çıkıyor ki, daha sonra bunlar Türk Dışişleri tarafından yalanlanıyor. Daha sonra da Rusya Liberal Demokrat Partisi Başkanı Vladimir Jirinovskiy ziyaret gerçekleştiriyor, dün 1 Aralık'ta da Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türk mevkidaşıyla bir araya geliyor. Son gelişmeleri QHA için Ukrayna’nın eski Ankara Büyükelçisi ve Türkiye ve Kafkasya’dan Sorumlu Özel Görevler Büyükelçisi Sergiy Korsunskiy yorumladı.

 

Marjinal Rus siyasetçiler Türkiye’nin Avrupa entegrasyonu meselesini etkileyemez

Sergiy Korsunskiy: Dugin ve Jirinovskiy’in Türkiye’ye ziyareti dünya toplumuna kötü sinyaldir. Tabii ki, her türlü misafiri kabul etmek Türkiye’nin egemen hakkıdır, fakat Dugin faşist görüşlere bağlı ve Ukraynalıları öldürmeye çağıran Avrasyacılığın ideologudur. Jirinovskiy ise tüm dünyaya İstanbul’a atom bombası atacağını söyleyen biri. Bunlar gibi rahatsız edici şahısların Ankara’ya ziyaret amacını tam olarak anlayamıyorum.

Elbette günümüzde Türkiye ile AB arasındaki ilişkileri olumlu olarak nitelendirmek zor. Gerçi ben mevcut durumun, ciddi politika revizyonu değil de iki tarafın duygusal yoğunluğunun sonucu olduğu görüşündeyim. Türkiye yönetimi, darbe girişimine AB’nin zayıf tekisinden memnun değil; Ankara, bazı A rupa başkentlerinin Kürt örgütlerle “flörtünün” kabul edilemez olduğu kanaatinde ve mülteci meselesinde Avrupa’nın yardımının yetersiz olduğunu düşünüyor. Mülteci sorunu ışığında ve Fransa ile Almanya’daki sıcak siyasi mücadele döneminde AB’de Türkiye’nin Avrupa geleceği hakkındaki tartışmalar sakin bir diyalog için elverişli değil.

Ama bir tarafta Dugin-Jirinovskiy ve diğer tarafta AB, bunlar çok farklı şeyler. Türkiye’nin AB entegrasyon süreci 53 yıldır devam ediyor ve bu kolay unutulmaz. Marjinal Rus politikacılar da bu süreci etkileyemez. Eminim ki ortalık sakinleşince AB ile Türkiye arasındaki diyalog süreci normal formatına dönecektir.

 

Türkiye’nin bizim tarafımızda olduğundan her seferinde emin oluyoruz

Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un Türk siyasetçilerle dünkü görüşmeleri sırasında Ukrayna’daki durumun da ele alınacağı duyurulmuştu. Türkiye defalarca Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ilişkin tutumunun değişmediğine işaret etti. Peki Ankara Rusya’yı Ukrayna ve Kırım Tatarları ile Kırım konusunda etkileyebilir mi?

Sergiy Korsunskiy: Türkiye’nin Kırım konusundaki tutumu işgalin başından bugüne kadar değişmedi. Türkiye ilhakı tanımıyor, Kırım Tatarlarına yönelik insan hakları ihlallerini kınıyor ve Lavrov’la yapılan hiçbir görüşme bunu değiştirmez. Rusya bu konuda Türkiye’ye ciddi baskı uyguluyor, hatta, geçtiğimiz günlerde kim oldukları ve ne yaptıkları belli olmayan şahısların gerçekleştirdiği, Dugin’in de “tarihi heyet” olarak adlandırdığı ve “Kırım’ın Rusya’ya ait olarak tanınmasının” ön adımı olan sözde heyetin Kırım ziyareti gibi provokasyonlar düzenliyor. Bilindiği gibi Türkiye Dışişleri Bakanlığı bu heyetin resmi organlarla ilişkisini yalanladı ve bir kez daha Kırım konusundaki tutumunun değişmediğini teyit etti. Bu tür provokasyonlar ilk kez yapılmıyor. Her seferinde Türkiye’nin bizim tarafımızda olduğundan emin oluyoruz.

Bildiğim kadarıyla Ukrayna ve Kırım’daki durum defalarca Rusya ile Türkiye arasındaki görüşmelerin konusu oldu. Sonucu konusunda ise kendi topraklarında sistematik olarak kendi topraklarında aşağılama, cinayet, işkence, tutuklama ve takibata maruz kalan Kırım Tatarlarının değerlendirme yapmaları daha iyi.

QHA