ANKARA (QHA) 20 EKİM 2018 -

Suudi Arabistan yönetimi, 2 Ekim'de İstanbul Başkonsolosluğu'na girdikten sonra haber alınamayan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın "konsolosluk binasında yaşanan arbede neticesinde öldüğünü" duyurdu.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'da yer alan habere göre Suudi Arabistan Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma neticesinde, Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul Başkonsolosluğu'na geldiği sırada burada bulunan "başka Suudi vatandaşlarla tartışmaya başladığı, tartışmanın arbedeye dönüştüğü ve bunun sonucunda Kaşıkçı'nın hayatını kaybettiği" belirtildi. Suudi Arabistan Başsavcılığının dosya hakkındaki soruşturmasının sürdüğü ve olayla ilişkili 18 Suudi Arabistan vatandaşının gözaltına aldığı aktarıldı. 

Türkiye'nin, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminde Kaşıkçı olayı soruşturma sürecinde ortaya koyduğu üstün dayanışmayı değerli bulduklarını" açıklayan Riyad, Türk yetkililerin, şaibeli isimlerle ilgili paylaştığı bilgilerin Kaşıkçı meselesinin aydınlatılmasına yardımcı olduğunu duyurdu.

Ayrıca yayımlanan kraliyet kararnamesiyle, Suudi Arabistan Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı Ahmed Asiri'nin de aralarında bulunduğu üst düzey 5 kişi görevden alındı.

Suudi Arabistan Genel İstihbarat Başkanlığının yeniden yapılandırılması için Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında bakanlık komitesi kurulması kararlaştırıldı.

ABD: RİYAD’IN KAŞIKÇI AÇIKLAMASI SÜPHELİ

ABD'de Senato ve Temsilciler Meclisinin önemli isimleri, Suudi Arabistan'ın Cemal Kaşıkçı açıklamasını "şüpheli" bularak, Magnitsky Yasası kapsamında ya da uluslararası bir soruşturma açılması çağrısını yeniledi.

Demokrat Partinin Connecticut Senatörü Richard Blumenthal, CNN televizyonunda katıldığı bir programda şunları söyledi: "Açıkça görülüyor ki Suudiler zaman kazanmaya ve yaptıklarına bir kılıf hazırlamaya çalışıyor ama bu durum cevap olmaktan çok yeni sorular doğuruyor. Uluslararası soruşturma, Birleşmiş Milletler'in (BM) de dahil olduğu meşru ve güvenilir yollarla yapılmalı ve Türklerin elinde olduğu belirtilen ses kayıtları kullanılmalı. Dünyanın, açık bir şekilde Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ı koruyup kollamak için elinden gelen her şeyi yapan Suudilerin yaptığı açıklamaya değil, uluslararası bir soruşturmanın sonuçlarına ihtiyacı var."

Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Tennessee Senatörü Cumhuriyetçi Bob Corker da Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ın Kaşıkçı hakkında her gün farklı açıklamalar yaptığını belirterek, "Suudilerin son yaptığı açıklamanın tutar bir yanı olmasını beklememeliyiz. Suudi Arabistan kendi soruşturmasını yürüyor olabilir ama ABD hükümeti Kaşıkçı cinayetinin faillerinin bulunması için yasaların gerektirdiği gibi Küresel Magnitsky Yasası kapsamında kendi bağımsız, güvenilir soruşturmasını yapmalı." ifadelerini kullandı.

New Jersey Senatörü ve Senato Dış İlişkiler Komitesi üyesi Robert Menendez, Twitter'dan yaptığı açıklamada, ortak uluslararası baskının Suudi Arabistan'ı Kaşıkçı'nın ölümünü kabul etmeye zorladığını ifade ederek, "Magnitsky Yasası, kazalar için bir istisna taşımıyor. Kaşıkçı bir arbede sırasında ölmüş olsa bile bu cinayet için bir bahane olmaz." görüşünü paylaştı.

Kaşıkçı olayının sonuna gelinmediğini belirterek uluslararası baskıyı sürdürme çağrısı yapan Menendez, "Kongre, Kaşıkçı olayının Magnitsky Yasası kapsamında soruşturulması için Trump'a mektup göndererek üzerine düşeni yaptı. Şimdi Trump, yasalara uymalı." çağrısını yaptı.

Kentucky Senatörü Cumhuriyetçi Rand Paul, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan'a tüm askeri satışları, yardımı ve iş birliğini askıya almalıyız. Suudi Arabistan'ın bu yaptıklarının bedeli ağır olmalı." değerlendirmesinde bulundu.

ACİL ÇAĞRI

Colorado eyaleti Temsilcisi Mike Coffman ise yaptığı yazılı açıklamada, Trump yönetimini Kaşıkçı'nın ölümüne ilişkin daha güçlü bir tavır takınmaya çağırarak, "ABD ve tüm uluslararası toplum, Kaşıkçı cinayetini ve serseri milletlerin diplomatik misyonları işkence merkezi olarak kullanmasını kınamalı. Trump'ı Kongrede daha fazla görüşmeler yapması için ABD'nin Suudi Arabistan maslahatgüzarını acilen geri çağırmaya davet ediyorum." ifadelerine yer verdi.

Temsilciler Meclisinin New York Vekili Eliot Engel de yazılı açıklamasında, Suudi Arabistan'ın ilk günden beri birbiriyle çelişkili beyanatlar vermesinden dolayı bu son açıklamasının da "güvenilir" olmadığını belirterek, "Trump yönetimi bir an önce Kaşıkçı'nın ölümüyle ilgili titiz ve şeffaf bir soruşturma talep etmeli." çağrısında bulundu.

KAŞIKÇI OLAYI

Suudi reformistler için önemli bir platform olan Al Watan gazetesine katkı veren ve aynı zamanda Washington Post gazetesinde yazılar yazan Cemal Kaşıkçı'dan, 2 Ekim Salı günü resmi işlemler için Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na gittikten sonra bir daha haber alınamamıştı.

Emniyet kaynaklarınca yapılan değerlendirmede, Kaşıkçı'nın gittiği Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'ndan bir daha çıkmadığı teyit edilirken, başkonsolosluk binasında aynı saatlerde, 2 uçakla İstanbul'a gelen ve aralarında yetkililerin de yer aldığı 15 Suudi vatandaşının bulunduğu, bu kişilerin daha sonra geldikleri ülkelere döndüklerinin belirlendiği kaydedilmişti.

QHA