ANKARA (QHA) -

Hatırlanacağı gibi QHA daha önce 26 Mayıs'ta Rusya'ın sınırı ihlal ettiği için Türkiye tarafından düşünülen Rus savaş uçağı Su-24'ün öldürülen pilotu ile ilgili dava açacağını haberleştirmişti. Interfax haber ajansı, üst düzey bir yetkiliye atıfta bulunarak "Yapılan ön araştırmalar sonucunda Rus askeri pilot Oleg Peşkov'un öldürülmesi ile ilgili davanın açılmasına karar verildi" diye bildirmiş, yetkili soruşturma ve mahkeme süreci ile ilgili çalışmaların başladığını belirtmişti.

Bugün Ankara ve Moskova'dan farklı yetkililerce yayınlanan açıklamalarla Türkiye ile Rusya arasındaki gerilim iyice yükseldi.

 

Rusya'nın iki şartı

Önce Rusya Federasyon Konseyi Uluslararası İlişkiler Komitesi Üyesi İgor Morozov, Rus haber ajansı Ria Novosti'ye yaptığı açıklamada Türkiye ile ilişkilerin düzelmesi için Moskova'nın iki şartı olduğunu söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türk hava sahasını ihlal ettiği için düşürülen Rus Su-24 uçağı ve hayatını kaybeden pilot için ulusal kanala çıkıp tüm yaşananlar nedeniyle Ruslardan özür dilemesi gerektiğini, ardından da uçağın zararını karşılaması gerektiğini söyleyen Morozov, Türk-Rus ilişkilerinin ancak bu şekilde normale dönmesi üzerine konuşulabileceğini ifade etti.

 

Düşürülen Rus savaş uçağı, Suriye, Irak...

Düşürülen Rus savaş uçağı kriziyle ilgili tartışma, düşen uçakla da bağlantılı olarak Suriye'deki Rus müdahalesi ve Irak'taki Türk askeri varlığıyla alakalı tartışmaları da içine aldı.

Yine bugün, 31 Mayıs'ta Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından, Rusya'nın İdlip'te bir hastaneye gerçekleştirdiği hava saldırısıyla ilgili açıklama yayınlandı. Açıklamada, "Rejim ve Rusya Federasyonu’nun Suriye’de işlemekte olduğu suçlara bugün sabaha karşı bir yenisi daha eklenmiştir. İdlip Ulusal Hastanesi, Abrar Camii ve diğer sivil hedeflere RF uçaklarınca yapıldığı bildirilen saldırılarda ilk belirlemelere göre 60’ın üzerinde sivil hayatını kaybetmiştir. Yaralı sayısının iki yüze yaklaştığı tahmin edilmektedir... Suriye’de siyasi bir çözümü ve Çatışmaların Durdurulması Mutabakatı’nı savunduğunu söyleyen Rusya Federasyonu’nun, bu ilkeleri pervasızca ayaklar altına almakta olduğu açıktır. Rejim ve Rusya Federasyonu’nun, tarih ve maşeri vicdan önünde hiçbir savunmanın aklayamayacağı ölçüdeki bu suçları karşısında uluslararası camianın üzerine düşeni daha fazla gecikmeden yerine getirmesini bekliyoruz." sözleri yer aldı.

Bu açıklamayı takiben, Rusya Savunma Bakanlığı tarafından hemen bir açıklama yapıldı. Reuters'ın haberine göre Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, Rus hava güçlerinin İdlib civarında herhangi bir faaliyet göstermediğini iddia ederek, İdlib'teki bombardıman ile ilgili çıkan haberleri "korku hikayelerine" benzetti.

Ardından Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un sert açıklaması da gündemde yerini aldı.

 

Lavrov: "Biz Türkiye’ye zeytin dalı ya da başka bir dal uzattığımızı hiçbir zaman söylemedik..."

31 Mayıs tarihinde kp.ru haber sitesinin canlı yayınında açıklama yapan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Biz Türkiye’ye zeytin dalı ya da başka bir dal uzattığımızı hiçbir zaman söylemedik. Bizim söylediğimiz, Türkiye'nin özür dilemesi ve tazminat ödemekle yükümlü olduğudur. Putin, mesajları değerlendirmeye hazır olduğumuzu söylemişti, ama önce Türkiye yapması gerekeni yapmalı” diye konuştu. Ankara'nın farklı kanallardan Moskova'ya ulaşarak ilişkileri düzeltilme çabası gösterdiğini öne süren Lavrov, “Onlar orada can çekişiyorlar, bundan dolayı çeşitli kapalı kanallardan bizim yanımıza sürünerek yaklaşmaya ve bazı komiteler organize etmeyi teklif ediyorlar” iddiasında bulundu. Yine Reuters'ın RİA Novosti ajansına atıfla verdiği bir haberde de Lavrov'un, Türkiye'nin Irak'taki varlığını hukuksuzluk olarak nitelendirdiği belirtildi.

 

Erdoğan: "Türkiye olarak suçlu sandalyesinde oturan bir ülke değiliz..."

Son olarak tüm bu açıklamaların ardından, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uganda ziyareti öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlarken: "Bizden nasıl bir ilk adım bekleniyor, anlamakta zorlanıyorum? Biz Türkiye olarak suçlu sandalyesinde oturan bir ülke değiliz ve biz kesinlikle münasabetleri bozmak isteyen bir ülke de değiliz. Tam aksine Rusya ile münasebetleri arzu eden bir  ülkeyiz. Sayın Putin ile bizim ilişkilerimiz gerçekten çok farklı bir noktadayken, iki iyi dost noktasındayken böyle bir konuma gelmiş  olması veyahut da bir pilotun yapmış olduğu hata veya bir yanlış sebebiyle  koskoca Türkiye'yi feda etmesi gerçekten düşündürücüdür. Burada Rusya ile  münasebetlerimizi kesinlikle yeniden geliştirmenin, yeniden çok daha farklı bir  konuma taşımanın gayreti içerisinde olmamız gerekir." açıklamasında bulundu.

Peskov: "Putin, konumumuzu net olarak bildirdi..."

Bu açıklamalar haricinde başka bir açıklama da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Sözcüsü Dmitryi Peskov'dan geldiMoskova’da gazetecilere konuşan Dmitriy Peskov, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, önceden yaptığı ortak çalışma grubu oluşturulması teklifini yorumlayarak, “Devlet Başkanı Putin’in Atina’da yaptığı açıklamalar bu teklife cevap olabilir. Devlet Başkanı Putin, konumumuzu net olarak bildirdi. Putin, durumu çözüm yöntemini bulmak için belirli temasların yapıldığını, ama hiçbir çalışma grubunun bu sorunu çözemeyeceğini söyledi. Bunu ancak Türkiye yönetimi yapabilir. Devlet Başkanı Putin, Moskova’nın onlardan beklediği adımları Atina'da bir kez daha dile getirdi” açıklamasında bulundu.

Bütün bu açıklamalar arasında dile getirilmeyen ancak bağlantılı olan bir diğer husus ise Ukrayna'nın toprak bütünlüğü. Rusya ilişkilerinde olası bir değişimin, Ukrayna ve Kırım meselesindeki yaklaşımların ne olacağı henüz belirtilmediyse de bütün bu tartışma konularının arasında asıl dikkat edilmesi gereken nokta olarak önemini koruyor.

Hatırlanacağı üzere 24 Kasım, Rusya'ya ait SU 24 savaş uçağı Hatay, Yayladağı yakınlarında Türk hava sahasını ihlal ettiği için angajman kuralları çerçevesinde beş dakika içinde on kez uyarılmasının ardından Türk jetleri tarafından düşürüldü. Bunun üzerine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 28 Kasım tarihinde Türkiye’ye yönelik ekonomik tedbirler içeren yaptırım kararını imzaladı.

Kasım 2015'ten beri Rusya, Türkiye'ye yönelik yaptırımlarıyla ve DAEŞ'e yardım iddialarıyla saldırgan tavrını devam ettiriyor.

QHA