KİEV (QHA) 30 EKİM 2018 -

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, geçici işgal altında bulunan Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Akyar (Sivastopol) şehrinde Rusya Federasyonu’nun Ukrayna vatandaşlarına yönelik baskıyı arttırması nedeniyle protesto bildirdi.

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Rus işgalci güçlerinin, 27 Ekim 2018 tarihinde Kırım Dayanışması grubunun toplantısına baskın düzenleyerek toplantının düzenlenmesine engel olduğu, avukat Edem Semedlâyev, insan hakları savunucusu Lilya Gemeci ve Kırım Dayanışması koordinatörü Dilâver Memetov’u terörle mücadele ve aşırılıkla mücadele mevzuatını ihlal etmekle suçlayarak yeni bir sindirme girişiminde bulunduğu ifade edildi.

Kırım Tatarlarının evlerine yapılan yeni baskınlar ve bugün yapılan böyle bir baskın sonucu Kırım Tatarı Dilâver Gafarov’un gözaltına alınmasından endişe duyulduğunun kaydedildiği açıklamada, Ukrayna Dışişleri Bakanlığının bir kez daha uluslararası ortakların dikkatini, Rusya Federasyonu’nun işgal altındaki Ukrayna topraklarında muhalif görüşleri ve insan hakları faaliyetlerini bastırmak için terörle mücadele mevzuatını kullanarak, taraf olduğu dünya toplumunun terörle mücadele tedbirlerinin itibarını sarstığı vurgulandı.

"KTMM MÜLKÜNÜN MOSKOVA’NIN KONTROLÜNDEKİ MÜFTÜLÜĞE DEVREDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ"

Bunun yanı sıra işgalci Rus yönetiminin Kırım Tatar Milli Meclisi'nin (KTMM) mülkiyetini Kremlin kontrolündeki sözde “Kırım Müslümanları Dini İdaresine” devretme niyetinin kabul edilemez olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Rus işgal yönetiminin Kırım Tatar Milli Meclisinin mülkiyetini Moskova tarafından yönetilen “Kırım Müslümanları Dini İdaresine” devretme niyetlerinin kabul edilemez olduğunu beyan ediyor. Bu, işgal yönetiminin Kırım'ın yerli halkı Kırım Tatarlarına yönelik kasıtlı ayrımcı politikasının uzantısıdır. Saldırgan devlet Rusya Federasyonu’ndan Ukrayna'nın geçici işgal altındaki bölgelerinde aktivistler ve insan hakları savunucularına yönelik takibatı derhal durdurmasını, yasa dışı olarak gözaltına aldığı tüm Ukrayna vatandaşlarını serbest bırakmasını ve (yasaklanan) Kırım Tatar Milli Meclisinin faaliyetlerini yeniden başlatmasını (yani serbest bırakmasını) talep ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Dışişleri Bakanlığı, Kremlin’in, 27 Mart 2014 tarihli BM Genel Kurulunun "Ukrayna'nın Toprak Bütünlüğü", 19 Aralık 2016 ve 19 Aralık 2017 tarihli “Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol Şehrinde İnsan Hakları Durumu" kararları ile Ukrayna’nın Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin uygulanması ile ilgili Rusya Federasyonu'na karşı açtığı dava çerçevesinde Birleşmiş Milletler Uluslararası Adalet Divanı'nın sınırlayıcı tedbir uygulama kararına tam olarak uymak zorunda olduğunu kaydetti.

QHA