ANKARA (QHA) 12 ŞUBAT 2019 -

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) ve bazı sivil toplum kuruluşları, milyonlarca Uygur Türkünün Çin'in toplama kamplarında tutulduğu Doğu Türkistan'a, gözlemci heyeti göndermesi için Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'ne çağrıda bulundu.

Çin'in kurduğu toplama kampları eliyle işlediği insan hakları ihlalleri nihayet uluslararası kamuoyunda yer tutmaya başladı. Özellikle Türk Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, önceki gün yaptığı yazılı açıklama ile, Çin makamlarının Uygur Türklerine yönelik sistematik asimilasyon politikasının insanlık adına büyük bir utanç kaynağı olduğunu belirterek, Çin makamlarının, Uygur Türklerinin temel insan haklarına saygı göstermeye ve toplama kamplarını kapatmaya davet etmişti. Aksoy, "Türk kamuoyunun ağır insan hakları ihlalleri konusundaki tepkisinin Çin makamlarınca dikkate alınmasını bekliyoruz." ifadesini kullanmıştı.

BİLDİRİ, ÇİN'İ İŞLEDİĞİ İNSANLIK SUÇLARINDAN VAZGEÇMEYE DAVET EDİYOR

Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Dünya Uygur Kongresi ile çok sayıda bölgesel ve uluslararası sivil toplum kuruluşunun imzaladığı ortak bildiride, Müslüman Uygur Türklerinin maruz kaldığı insan hakları ihlalleri konusunda BM İnsan Hakları Konseyi'ne çağrı yapıldı. Anadolu Ajansı'nın haberine göre bildiride, İnsan Hakları Yüksek Komiseri'nin durumu değerlendirmek ve bir sonraki ilgili oturumda toplama kamplarında tutulan Uygur ve diğer Müslümanların durumuna ilişkin gerçekleri ortaya koymak için bölgeye gözlemci heyeti göndermesi çağrısı yapılırken, Çin'in bu heyete bölgede "bağımsız, sınırsız ve denetimsiz" gözlem izni vermesi gerektiğine işaret edildi.

Çin'e "insan haklarının en yüksek standartlarına uyması" çağrısı yapılan bildiride, Pekin yönetiminin üyesi olduğu konseye yönelik yükümlüklerini yerine getirmesi gerektiğinin altı çizildi.

ULUSLARARASI ALANDA ÇİN'E TEPKİLER DİNMİYOR

Uluslararası insan hakları kuruluşları, Doğu Türkistan'da milyonlarca Uygur Türkünün sözde "yeniden eğitim" gerekçesiyle toplama kamplarında tutulduğunu bir süredir dünya kamuoyu gündemine getirdiği biliniyordu.

BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi'nin Çin'de ayrımcılığa uğrayan topluluklarla ilgili Cenevre'de düzenlediği toplantıya katılan insan hakları kuruluşları, yerel yöneticilerin siyasi olarak sakıncalı tutumlar içinde olduğunu iddia ettiği bireyleri siyasi eğitim merkezlerinde alıkoyduğunu bildirmişti. Örgüt temsilcileri, herhangi bir yargı kararına dayanmadan hürriyetinden alıkonulan kişi sayısının milyonları bulduğunu dile getirmişti.

ABD Kongresi’nde görüşülmeye devam eden bir yasa tasarısı da ABD'nin Çin'e Uygur Türklerine yönelik ağır insan hakları ihlalleri nedeniyle yaptırım uygulamasını talep ediyor.

Human Right Watch (HRW), bir süre önce yayımladığı raporda, Doğu Türkistan'da son iki yılda,  çok sayıda kişinin "önleyici polisiye tedbiri" adı altında suçsuz yere alıkonulduğu ve siyasi açıdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın "siyasi eğitim merkezleri" denilen gözaltı merkezlerine gönderildiği iddialarına yer vermişti.

QHA