KİEV (QHA) -

İşgalci Rusya’nın 16 Mart 2014 tarihinde Kırım’da düzenlediği yasadışı referandumdan sonra yarımadada Kırım Tatar ve Ukrain aktivistlere karşı baskılar başladı. Kırım’a uzun süreli giriş yasakları da söz konusu baskıların bir parçası oldu.

Ancak mesele, yasaklar ile sınırlı kalmadı. Bu insanlara karşı açılan ve yaklaşık iki yıl devam eden davalar, sipariş özelliğini taşımakla beraber yarımadada tüm Kırım Tatar ve Ukrain unsurlarının yok edilmesine yöneltildi.

Kırım'ın Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından Kırım Savcısı olarak atanan Natalya Poklonskaya, bilinen sebeplerden dolayı ilk önce Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov ve Kırım Tatarlarının temsil organı olan KTMM üyelerinin yarımadaya girişini yasakladı.

QHA, Kırım Tatar liderleri ve aktivistlerin Kırım’a giriş yasakları ile ilgili inceleme hazırladı.

Kırım Tatar halkının milli lideri, Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın Kırım Tatarlarından Sorumlu Yetkilisi, Ukrayna milletvekili Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun çok sayıda davalarından birisi, yasadışı olarak Kırım’a girişinin yasaklanması ile ilgili Rusya Federal Göç Servisi’ne açılan davadır.

17 Şubat 2016 tarihinde Kırımoğlu’nun Rusyalı avukatı Mark Feygin, Rusya Federal Güvenlik Servisi’nin Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’na işgal edilen Kırım’a giriş yasağını mahkemede temyiz etti. Bir ay sonra Mark Feygin, Kırımoğlu’nun Kırım’a girişinin yasaklanması nedeniyle Rusya Federal Güvenlik Servisi’ne (FSB) karşı dava dilekçesinin incelenmesi için mahkeme öncesi hazırlığın 31 Mart tarihinde yapılacağını bildirdi.

Söz konusu dilekçe, 2014 yılının yaz döneminde Kırımoğlu’na Kırım’a 5 yıl süreyle uygulanan giriş yasağı nedeniyle yazıldı.

Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Rusya Federasyonu’nun Kırım işgalinin tanımayıp, kendisine 2014 yılının Ağustos ayında Kırım’a 5 yıl süreyle uygulanan giriş yasağından dolayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne dava dilekçesini verdi.

İsmet Yüksel: Rusya yönetimi yasadışı olarak beni evimden mahrum bıraktı

İsmet Yüksel, Kırımoğlu ve Çubarov’dan sonra vatanına, yani Kırım’a giriş yasağı uygulanan üçüncü kişi oldu.

Günümüzde Kiev’de ikamet eden Yüksel, “İnsan vatanından mahrum kaldığı zaman çok zor günler geçiriyor. Yabancı bir ortamda yaşamak zorunda kalan insan, evinden ve arkadaşlarından uzak kalıyor. Bu günlerde kimin dost kimin düşman olduğu belli oluyor. Bana kimin dost kimin ise düşman olduğunu kendi gözlerimle gördüm” dedi.

KTMM Başkanı Çubarov’un Danışmanı İsmet Yüksel’e Kırım’a giriş yasağı ile ilgili dava dilekçesi bu günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne sunulacak. Ukrayna İnsan Hakları Helsinki Grubu avukatları ve insan hakları savunucularının ilgilendiği dava, Rusya Federasyonu’nun tüm makamları tarafından incelendi, yani mağdur, tüm ‘milli savunma araçlarını’ tüketmiş oldu.

İsmet Yüksel’e neden 5 yıl süreyle Kırım’a girişin yasaklandığına dair hiçbir sebep açıklanmadı. FSB’nin başvurusu üzerine mahkeme, davayı gizledi. Böylece yasaklama argümanları da gizli kaldı. Söz konusu argümanlar okunduğu zaman Yüksel’in temsilcisi mahkeme salonundan çıkarılmıştı.

İsmet Yüksel’in dilekçesi, Yüksel’in FSB’ye karşı açtığı davaya ilişkin Moskova Şehir Mahkemesinin verdiği karar ile ilgili verildi. Mahkemeye başvuru sebebi, FSB tarafından İsmet Yüksel’e işgal edilen Kırım Özerk Cumhuriyeti dahil olmak üzere Rusya’ya beş yıl süreyle uygulanan giriş yasağı. 30 Haziran 2014 tarihinde alınan söz konusu karar, 10 Ağustos 2014 tarihinde yaklaşık saat 6.30’da Yüksel’in Ukrayna’nın anakarasından Kırım’a girmeye çalıştığı sırada Rusya Federasyonu Sınır Güvenlik Teşkilatı’nın Armanpazarı (Armyansk) sınır kontrol noktasında görev yapan sınır muhafızlarınca kendisine Rus dilinde okundu. FSB organları tarafından Yüksel’e 30 Haziran 2019 yılına kadar Rusya’ya giriş yasağı uygulandığı bildirildi.

İsmet Yüksel, Ukrayna’da (Ukrayna’ya ait Kırım’da) süresiz oturma iznine, yani yasal sebeplere dayanarak bulunuyordu. Onun oturma izni, Rusya Federasyonu'nda Kırım'ın Rusya'ya ‘bağlanma günü’ olarak kabul edilen 18 Mart 2014 tarihinde de geçerli idi.

Sinaver Kadırov: Ben, Rusya Federasyonu’na girmediğim için Kırım’da yasal olarak bulunuyordum. Rusya Kırım’a girdi!

İşgalciler, KTMM’nin eski üyesi ve insan hakları savunucusu Sinaver Kadırov’un da Kırım’a girişini yasakladı.

Sinaver Kadırov’a karşı dava açıldı. Kadırov, yabancı ülke vatandaşı olarak Kırım’dan kovuldu. Bu dava birkaç defa ilk derece mahkemesine döndü.

Kadırov, Kırım’a giriş yapmaya çalıştığı zaman tutuklandı ve kendisine karşı 23 Ocak 2015 tarihinde dava açıldı.

Kadırov, “Yabancı ülke vatandaşı olarak Rusya Federasyonu’nda bulunma süresini aşmakla suçlandım. Buna dayanarak beni sürgün etme ve iki bin ruble para cezası kesme kararı alındı” dedi.

O zamandan beri mahkeme süreci devam ediyor. İlk derece mahkemesi Kadırov’u sürgün etme ve para cezası verme kararı aldı. İkinci mercide temyiz mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını doğruladı. Üçüncü merci olan Anayasa Mahkemesi, davayı ilk derece mahkemesine geri gönderdi. Daha sonra dava ikinci derece mahkemeye, ardından yine ilk derece mahkemesine geri döndü.

2015 yılında Sinaver Kadırov, karşı dava açıp maddi ve manevi zararların tazmin edilmesini istedi. Günümüzde söz konusu iki dava paralel olarak inceleniyor. Sinaver Kadırov’un avukatı Sergey Zayats, dava dilekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde kaydetti. Mahkeme sürecinin 3 yıla kadar uzayabileceği belirtildi.

Riza Şevkiyev: İşgalciler, Kırım Vakfı’nı boğmak için maksimum para cezası verdi.

Kırım’a giremeyen olarak KTMM üyesi, Kırım Vakfı Genel Müdürü Riza Şevkiyev de kabul ediliyor. Rusya Federasyonu, günümüzde Şevkiyev’e karşı birkaç dava açtı. Şevkiyev’in QHA ile paylaştığı bilgiye göre dava sayısı artabilir.

Şevkiyev, işgalci yönetimin iki yıl boyunca Kırım Vakfı’nı Kırım’dan çıkarmaya, nefesini kesmeye, faaliyetini devam ettirmemeye çalıştığını bildirdi. Kuruluşun bulunduğu binalarda birkaç kez arama düzenlendiğini anlatan Şevkiyev, bazen bu aramalarda Vakıf çalışanları ile işgalci Rus polisi arasında çatışmaların meydana geldiğini ifade etti.

Şevkiyev, “İlk aramadan sonra mahkeme görevlileri gelip KTMM’nin Akmescit’te bulunduğu yedi gayrimenkulü ve Vakfın banka hesaplarını haciz kararnamesini ibraz etti. Bunun yanı sıra aletler ve toplantı protokolleri dahil olmak üzere neredeyse tüm dokümantasyon müsadere edildi” diye konuştu.

Şevkiyev, bu belgelerin günümüzde KTMM’yi yasaklama davasında kullanıldığını ifade etti.

Daha sonra Poklonskaya’nın talebi üzerine Kırım Rus yönetiminin Anıtları Koruma Devlet Komitesi tarafından da Kırım Vakfına karşı baskılar başladı. Bunun sebebi olarak, Akmescit’in Şmidt sokağı 2 adresinde bulunan bir binanın mimari eser olarak kabul edildiği ve bir kısmının Kırım Vakfın mülkiyeti olduğu gösterildi. Saçma suçlamaları ileri süren Anıtları Koruma Devlet Komitesi, mahkemeye başvurdu.

Mahkemede hakimlerin, işgalcilerden aldığı görevi yerine getireceğinin belli olduğunu anlatan Şevkiyev, “Rus hakimler ile temasım olmadı. Bu hakim bizi dinlemedi bile, hemen toplantıya gitti. Beş dakika geçmeden çıktı ve suçlara ilişkin önceden hazırlanmış birkaç belgeyi getirdi. Vakfa 4,5 milyon ruble, müdürüne 350 bin ruble ceza verildi. Rusya mevzuatına göre bile maksimum ceza ancak istisnai durumlarda verilir. Mahkeme kararını Moskovalı avukatlara gösterdiğim zaman onlar, bu olayda uyarı veya 1 ile 5 bin ruble arası küçük para cezası verilmesi gerektiğini belirtti. Onlar (Kırım Rus yönetimine bağlı mahkeme), bizi boğmak için maksimum ceza verdi” dedi.

Ondan sonra Şevkiyev, Kırım’ın Yüksek Mahkemesi’ne çok sayıda temyiz başvurusunda bulundu, yaklaşık 40 mahkeme duruşmasına katıldı. Davalar günümüzde de devam ediyor.

Kırım Vakfı ile ilgili davaların bir kısmı ekonomik mahkemelerde görülüyor. Mülkiyetin müsaderesi söz konusu. Şevkiyev’in odasında bu davalar ile ilgili belgeleri içeren onlarca klasör var.

Günümüzde Akmescit’in Karl Marks sokağı 25 adresinde bulunan bina ile ilgili yeni mahkeme başladı. Bu binanın, Kırım Vakfı tarafından Mülkiyet Fonu’ndan satın alındığını anlatan Şevkiyev, bu yerde Kırım Tatar Kültür Merkezi’nin inşaatının planlandığını belirtti.

Bu bina ile ilgili problemler daha Ukrayna’nın devrik cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç zamanında başladı. Yerel yönetim, binanın yüksekliğini ve başka boyutlarını beğenmiyordu. Daha sonra Rodionov başkanlığında belli Rus şovenler olaya karışıp, bu binada ‘ünlü’ delta kanatçı Arent’in yaşadığını ileri sürdü. Ancak belgelere göre bu insanın evi başka yerde bulunuyordu ve bu insan, Karl Marks 25 adresindeki binanın inşaatı başlamadan önce vefat etmişti.

Şevkiyev, “Şimdi onlar şov yapıyor, bilim adamlarını getiriyor. Poklonskaya’nın talimatı üzerine Kırım Rus yönetiminin Mülkiyet ve Toprak Kaynakları Bakanlığı, bana Kiev’e yazı gönderiyor. Bu yazıda onlar, binayı satın aldığım zaman Ukrayna Mülkiyet Fonu karşısında belli sorumluluklarımın olduğunu belirtip sorumlulukları nasıl yerine getirdiğimi soruyorlar. Bu konu ile ilgili yeni dava başlayacak” diye konuştu.

Şevkiyev, AİHM’ye başvurdu fakat şimdilik olumsuz cevap aldı.

Abmecit Süleymanov: Kırım sınırında beni tutuklayıp hapse atabilirler

2015 yılında 22 Ocağı 23 Ocağa bağlayan gece Abmecit Süleymanov, KTMM üyesi Eskender Bariyev ve insan hakları savunucusu Sinaver Kadırov ile beraber Kırım’dan Ukrayna’nın anakarasına çıkış yapıyordu. Ukrayna'nın ana kısmına geçiş sırasında tutuklandı ve idari sınırda sabah saat 10’a kadar tutuldular. Saat 8.00’da Sinaver Kadırov hakkında protokol düzenlendi ve Kadırov sürgün edildi.

Süleymanov ve Bariyev ise serbest bırakıldı. Süleymanov’a karşı dava açıldığına ilişkin ilk bilgi 29 Ocak 2015 tarihinde ortaya çıktı.

Süleymanov, davaları ile ilgili bilgiyi QHA ile paylaştı.

Abmecit Süleymanov, “Kırım Savcılığının sitesinde yayınlanan bilgiye göre, Kırım Tatar Halkının Haklarını Koruma Komitesi’nin üç koordinatörüne, yani bana, Eskender Bariyev ve Sinaver Kadırov’a karşı Rusya Federasyonu Ceza Kanununun beş maddesine göre davalar açıldı. Aralarında toprak bütünlüğüne tecavüz ve aşırıcılık yer alıyor. Bu maddeler için en az 15 yıl hapis cezası öngörülüyor” diye belirtti.

Eskender Bariyev: Yerimi öğrenmek için annemi ve babamı sorguladılar

2015 yılında 22 Ocağı 23 Ocağa bağlayan gece Süleymanov ve Kadırov ile beraber Kırım’dan Ukrayna’nın anakarasına çıkan Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi, Kırım Tatar Halkının Haklarını Koruma Komitesi koordinatörü Eskender Bariyev’e karşı da birkaç dava açıldı.

Bariyev, “Bildiğim kadarıyla benim aleyhime şu maddelere göre davalar açıldı: Rusya Federasyonu’nun toprak bütünlüğüne tecavüz, yabancı paraların kullanımı, toplum için tehdit oluşturan ticari olmayan kuruluşun kurulması ve aşırıcılık. Davalar yaklaşık 28 Ocak 2015 tarihinde açıldı. Bundan dolayı Kırım’da yaşayan Kırım Tatar Halkının Haklarını Koruma Komitesi’nin düzenlediği konferansın 6 veya 8 katılımcısı sorgulandı” diye konuştu.

Kırım Parlamentosu’nun önünde 26 Şubat 2014 tarihinde meydana gelen olaylara ilişkin kendisine karşı dava açılıp açılmadığını bilmediğini kaydeden Bariyev, Rus kolluk kuvvetlerinin, Kırım’da düzenlediği sorgularda Kırım Tatarlarından kendisi  ile ilgili sorular da sorduğunu bildirdi.

Eskender Bariyev, “Poklonskaya’nın 2015 yılının Aralık ayında Kırım’ın sivil ablukası ile ilgili dava açmasından sonra Kırım’da bulunan annemin ve babamın evine, ablalarımın evlerine gelip nerede olduğumu sordular. Ancak bu davada esas kişiler Lenur İslâmov ve Refat Çubarov. Davada benim adımın geçip geçmediğini bilmiyorum, ama benim bulunduğum yer ile ilgili bilgiler toplamıyordu” dedi.

Tüm bu davaların şimdilik havada olduğunu söyleyen Bariyev, kendisine Kırım’a giriş yasağı uygulanmadığını ama yarımadaya girer girmez tutuklanacağını ifade etti.

 

QHA