ANKARA (QHA) 3 ŞUBAT 2019 -

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliğinde gerçekleşen haftalık Cumartesi Sohbetlerinde bu hafta gündem Kırım'dı. Kırım Derneği eski genel başkanı Tuncer Kalkay'ın sunumuyla “Kıskaçtaki Kırım” başlıklı konferans düzenlendi. 

Konferansın açılış konuşmasını Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Sekreteri Fikri Kaya yaptı. Kaya, dünya Türklüğü ile ilgilendikleri gençlik yıllarından bu yana  Kırım'da yaşananları yakından takip ettiklerini ve Kırımoğlu'nun Türkiye ve Türk dünyası için çok önemli bir figür olduğunu dile getirdi.

Takdimin ardından Tuncer Kalkay, bu yıl Kırım’ın işgali ve 1944 sürgünü ile ilgili etkinliklere imza atılacağını, bu bakımdan 2019 yılının Kırım ve Kırım Tatarları için çok önemli olduğunu vurguladı. Kalkay şu ifadelerde bulundu:

"Bu sene bizim için çok önemli. Kırım 5 yıldır işgal altında. Onun haricinde bizim için tarihte çok acı bir gün olan 18 Mayıs 1944 sürgünü var onun da 75. yıl dönümü. Dolayısıyla biz, kamuoyu nezdinde bunları anlatmak istiyoruz."

 

SUNUMDA KIRIM MESELESİ GENİŞ BİR PERSPEKTİFTEN AKTARILDI

Konuşmasına Kırım’ın tarihi ve Türk dünyasındaki önemli merkezlerden biri olan yarımadanın tarihi süreçlerdeki rolü ile başlayan Tuncer Kalkay, Kırım Tatarlarının yetiştirdiği Türk dünyasında aydınlanmanın öncüsü olmuş İsmail Bey Gaspıralı ve onun Tercüman gazetesi ile tüm Türk dünyasında yarattığı etkiyi hatırlattı. Kalkay, "İsmail Bey Gaspıralı, Türk dünyasının mihenk taşlarındandır. Sadece bir fikir adamı değil müthiş bir eylem adamıdır. Tercüman gazetesini Kahire'den Bosna'dan Çin'e kadar götürebilmiş ve Tercüman'da İstanbul Türkçesini kullanmıştır. 1883'te çıkardığı bu gazete ile, Kırım'da insanlar yavaş yavaş bilinçlenmeye başladı." dedi.

"1917'DE TÜRK DÜNYASINDA İLK DEFA DEMOKRATİK USULLERLE SEÇİLEN BİR KURULTAY OLUŞTU"

Kalkay ayrıca Kırım'da Gaspıralı'nın ışığında yetişen Numan Çelebicihan ve Cafer Seydahmet gibi sembol isimlerin kurduğu 1917'deki Aralık ayındaki Kırım Ahali (Halk) Cumhuriyeti ve Kurultaydan da bahsederek Kırım Ahali Cumhuriyeti ve Kurultay'ın Türk dünyasında ilk defa demokratik seçimle toplanan bir icra organı olduğuna dikkat çekti.

"RUSLARIN RÜYASINI GERÇEKLEŞTİRMESİ İÇİN İLK KALE KIRIM'DI"

1918'de Numan Çelebicihan'ın Bolşeviklerce şehit edilmesi ile bölgenin tamamen Sovyetlerin eline geçtiği ve çok büyük acıların yaşandığını belirten Kalkay, 18 Mayıs 1944 sürgününe de ayrıca değindi. Kalkay sürgünde yaklaşık tespit edilen rakamlara göre 423 bin kişinin bu acıya maruz kaldığını ifade ederek, "Rusların Çarlık döneminden bu yana büyük rüyası olan Karadeniz'e inmek için karşılarında duran ilk kale Kırım'dı." dedi. 1944 sürgününde çok acı olaylar yaşandığını belirten Tuncer Kalkay sunumda, sürgün ile ilgili istatistiki bilgileri de paylaştı. Yıllar içinde, Kırım Tatarlarının yarımadada Sovyetler tarafından sistematik olarak nüfusunun azaltıldığını bunu da sürgünle sağladıklarını ifade etti. Kırım yarımadasına Rusların bu tarihten sonra yoğun bir şekilde yerleştirildiğini ve demografinin Sovyetler eliyle yarımadada değiştirildiğini belirtti.

Tam bu sürgün yıllarında dünyaya gelen Kırım Tatarlarının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun hayatından bahsetti. Kırım Tatar halkının lideri ve ömrü mücadele ile geçen Kırımoğlunun yaşadığı zorluklar ve mütevazi hayatına dikkat çekti. Kırımoğlu'nun halen, halkının lideri olduğunu ve Ukrayna Cumhurbaşkanının Kırım Tatarlarından sorumlu yetkilisi ve Ukrayna milletvekili olduğunu hatırlattı.

1990lı yıllarda Kırım'a dönüşün başlamasından itibaren sürgün döneminde özellikle Özbekistan'a gönderilen Kırım Tatarlarının, oradaki varlıklarını bırakıp Kırım'a dönmeleri de konferansta konuşuldu. Kırım Tatarlarının anayurduna geri dönmeleri ve burada 1917'deki I. Kırım Tatar Milli Kurultayı'ndan yıllar sonra İkinci Kırım Tarar Milli Kurultayı'nın Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu başkanlığında yeniden kurulduğunu ifade eden Kalkay, "Bu yıllarda, Kırım'da yavaş yavaş kendilerini hissettirmeye başlıyorlar, milli müesseselerini kuruyorlar. 1991'de kurultay hiç yıkılmamış gibi yeniden toplandı. Onun neticesinde, Kırım Tatar Milli Meclisi oluşturuldu. 2012 yılına kadar da Kırımoğlu bunun meclisin başkanıydı. Halen de aktif şekilde çalışıyor." dedi. 

Kırım'a yerleşme döneminde Türkiye’nin özellikle TİKA bünyesinde Kırım'a önemli hizmetlerde bulunduğunu hatırlatan Kalkay, Türkiye’nin Kırım Tatarları hakkında duruşunun ve moral desteğinin çok önemli olduğunun altını çizdi. İşgalin hemen ardından Kırımoğlu'na törenle devlet nişanı verilmesinin de çok önemli olduğunu söyledi.

2014 yılında başlayan Kırım'ı işgale götüren süreçten, Rus propagandası ile başlayan eylemlerden, işgal ve Rus askerlerinin yarımadaya konumlandırılmasından da bahseden Kalkay, askeri gölge altında yapılan sözde seçimleri hatırlatarak, Kırım Tatarlarının bu göstermelik referandumu boykot ettiğini hatırlattı. Dünyanın işgale tepkisi ve NATO ülkelerinin Rusya'ya çok ciddi şekilde uyguladığı yaptırımlara da dikkat çekti.

İŞGAL ALTINDAKİ YARIMADADA SİSTEMATİK BASKI MESELESİ

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneğinin Türkiye’deki faaliyetlerinden de bahseden Kalkay, Kırım'daki işgale karşı tepkileri ve özellikle Türkiye'de bazı dernekler eliyle gerçekleşen Rus propagandasına karşı derneğin faaliyetlerini de anlattı.

Ardından işgal sonrası Kırım Tatarlarının durumuna dikkat çeken Kalkay, Putin’in Kırım'ı elde tutmak için bir dizi vaat öne sürdüğünü ve bunu hiç bir şekilde yerine getirilmediğine dikkat çekerek, Rusya’nın propaganda mekanizmasını işaret etti.

Rusya’nın işgalinde ilk şehit olan Reşad Ahmet, Veciye Kaşka, kaçırılan Ervin İbragimov ve şu anda siyasi tutsak olarak işgalcilerce alıkonulan Edem Bekirov gibi zulüm gören Kırım Tatarlarının durumu hakkında bilgiler veren Kalkay, son olarak Rus askerlerinin halen Kırım'a askeri füze ve mühimmat yığdığın hatırlattı. Şu anda yarımadadaki Rus askerlerinin sayısının 100 bini bulduğunu ve bu bakımdan daha kötü sonuçlar doğurmadan bu işgalin son bulması gerektiğini de ifade etti.

Son olarak Tuncer Kalkay, Kırımoğlu ve Kırım Tatarlarının Türk halkının malumu olduğunu ve bu konuda nerede durmalarının çok önemli olduğunu dile getirerek sözlerini sonlandırdı.

QHA