ANKARA (QHA) 19 KASIM 2018 -

Mevlit Kandili alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa'nın dünyaya gelişinin yıldönümüdür.

Mevlid kandili, Hz. Peygamber’in doğumu münasebetiyle kutlanır. Mevlid, Arapça ‘’ doğma, doğum, doğuş,‘’ anlamına gelen ‘’veladet’’ kökünden türetilen bir kavram olarak dilimize geçmiştir. Mevlid kutlamalarını ilk düzenleyen hükümdar Türk ve Müslüman olan Erbil Atabegi Muzafferüddin Kökböri (ö. 629/1232) olarak bilinmektedir. Türklerin, İslam dinine önemli katkılarından biri de hiç şüphesiz önemli gün ve gecelerin ihya edilmesini esas alan kandillerdir.

Osmanlı döneminde mevlid kandillerinde çeşitli kutlama faaliyetleri icra edilirdi. Bu törenlerin en bilinen adeti, camilerde ve kutsal yerlerde Hazreti Peygamber'in doğuşunu hatırlatan ve müjdeleyen klasik Türk edebiyatında da büyük bir öneme sahip olan Naat'lar olagelmiştir.

Yıldırım Bâyezîd devrinde yaşayan büyük mutasavvıf Süleyman Çelebi’nin(1351-1422) Hazreti Peygamber'i övdüğü ve ululadığı Mevlid-i Şerif’i, bu gibi mübarek gün ve gecelerde okunan en meşhur naatlardandır. Bu vesileyle Süleyman Çelebi ve Mevlid Kandilleri geleneğimizde özdeşleşmiş unsurlardandır. Osmanlı toplumunda başlayarak devam eden bu adet, günümüzde de yaşatılmaktadır. Süleyman Çelebi  ayrıca, Mevlid-i Şerif’in bulunduğu ‘’Vesiletün Necat’’ adlı eserinde Türklerin İslamlaşmasında büyük pay sahibi olan Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi’yi de unutmamış ve piri,üstadı olarak anmıştır.

SÜLEYMAN ÇELEBİ'NİN MEŞHUR MEVLÎD-İ ŞERİFİ

''Mefhar - i Mevcudât, Hazret-i Fahr-i Alem
Muhammed Mustafâ râ Salevât

Allâh adın zikredelim evvela 
Vacib oldu cümle işte her kula

Allâh adın her kim ol evvel anâ 
Her işi âsan eder Allâh anâ

Allâh adı olsa her işin önü 
Hergiz ebter olmaya anın sonu

Bir kez Allâh dese şevkile lisan 
Dökülür cümle günah misli hazan...''

MEVLİD KANDİLİ’NİN FAZİLETİ VE ÖNEMİ

Bu gece, Yüce Rabbimizin âlemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa’nın (sas) bir kez daha mevlidi şerifi idrak edilecek. Kandiller; ışıklarıyla sadece karanlık gecelerimizi değil aynı zamanda manevî feyziyle de daralan gönüllerimizi aydınlatan, zihinlerimizi berraklaştıran, mazlumların duasıyla Cenab-ı Hakk'ın kullarını aydınlığa ve özgürlüğe ulaştırmasına vesile olan geceler olarak bilinmektedir.

 

QHA