İSTANBUL (QHA) - 8 EKİM 2018 -

Kırım Tatarlarının dünyadaki sesi olan ünlü roman yazarı Cengiz Dağcı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü ile Türk Edebiyatı Vakfı tarafından düzenlenecek “Cengiz Dağcı 100 Yaşında” programı ile anacak.

Etkinlik 13 Ekim Cumartesi günü 14.00’te Türk Edebiyatı Vakfı Kültür Merkezi Galerisi’nde gerçekleşecek.

“Cengiz Dağcı 100 Yaşında” programı, yönetmenliğini Zafer Karatay’ın, yapımcılığını Neşe Sarısoy Karatay’ın yaptığı Cengiz Dağcı belgeselinin gösterimi ile başlayacak.

Akabinde şair ve gazeteci Özcan Ünlü’nün moderatörlüğünü yapacağı ve Prof. Dr. Abdulvahap Kara, Cengiz Dağcı hakkında kitapları bulunan ve belgeselin metin yazarlarından birisi olan İsa Kocakaplan ve Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı, yapımcı ve yönetmen Zafer Karatay’ın konuşmacı olarak katılacağı panel yapılacak.

Panelistler; Dağcı’nın hayatı, eserleri, görüşleri, meslekî yaşamı, anıları ve ilmî şahsiyeti hakkında katılımcıları bilgilendirecek.

Etkinlik ücretsiz olarak gerçekleşecek.

CENGİZ DAĞCI KİMDİR?

Ünlü Kırım Tatar romancı Cengiz Dağcı 9 Mart 1919’da Yalta’nın Gurzuf kasabasında dünyaya geldi. Cengiz Dağcı Türkiye’ye hiç gelmediği halde kitaplarını Türkiye Türkçesi ile yazmış, kitaplarının ilk redaksiyonunu da şair Ziya Osman Saba yapmıştır. Türkiye’de yayınlanan eserleri sayesinde Türkiye’de birçok insan Kırım’ı ve Kırım Tatarlarının yaşantılarını öğrenmiş oldu. İlk ve orta öğrenimini köyünde ve Akmescit’te aldı. 1938’de ortaokulu bitirdi. Kırım Pedagoji Enstitüsü ikinci sınıfında iken İkinci Dünya Savaşı çıktı. 1941`de Ukrayna cephesinde Almanlara esir düştü. Almanların yenilmesi üzerine esir kampından kurtularak müttefik devletler safına sığındı. 1946`da Londra’da Wimbledon  yakınlarına yerleşti.

Cengiz Dağcı vatanından ayrıldıktan sonra hiç Kırım’a dönemedi. Ancak Dağcı’nın naaşı, 2 Ekim 2011’de atalarının mezarlarının bulunduğu Kırım’ın Yalta bölgesi Kızıltaş köyündeki Müslüman mezarlığına defnedildi.

CENGİZ DAĞCI'NIN ESERLERİ

Eserleri savaştan önce yayınlanıyor olsa da, yazar asıl yurtdışına çıktığında tanınmaya başlandı.

Tüm hayatı boyunca gurbette Kırım’ın hayaliyle yaşadı, onun nefesini hissetti, romanlarının ve hikayelerinin her satırını sevgili Gurzuf köyüne, gençliğinin en mutlu yıllarını geçirdiği, Akmescit’e adadı. Dağcı’nın tüm eserlerinde vatanına olan sevgisi, Kırım Tatar ruhunun güzelliğine inancı yer alıyordu. Yazar, Kırım Tatar Halkının başına gelen trajik olayların halkın tarihi, kültürel, ahlaki  ve ulusal bağlarının yavaş yavaş kopmasına zemin hazırladığını düşünüyordu.

Dağcı’nın, roman yazarken kendisine biçtiği bir misyon vardı. Dağcı, Kırım’ın hafızası olacaktı. İnsanlar, Kırım’daki Türk’ün dramını Dağcı’dan okuyacak ve gelecekteki kuşaklara aktaracaktı. Dolayısıyla Dağcı eserleriyle Kırım Tatarlarının tüm zorluklardan sonra tarihe meydan okumalarını ve kendi ruh güzelliklerine inanmalarını sağlamaya çalıştı. Kendi halkını dünyaya tanıtmak için yazar Türk dilini seçti.

Cengiz Dağcı’nın Türk edebiyatının gelişmesine katkı sağladığı ve önemli eserleri arasında ‘Yoldaşlar’, ‘ Anneme mektuplar’, ‘Onlar da insandı’, ‘ Badem Dalına Asılı Bebekler’, ‘ Yurdunu Kaybeden Adam’, 'Korkunç Yıllar" adlı eserler yer alıyor. Yazdıkları belgesellere (Gamalı Haç ile Kızıl Yıldız Arasında Türkler, 2005), çeşitli film (Kırımlı, 2014) ve dizi uyarlamalarına (Yurdumda Ölmek İstiyorum-'Onlar da insandı' uyarlaması-1993) konu oldu.

 

 

QHA