KİEV (QHA) - 21 ARALIK 2018 -

Rus işgali altında bulunan Kırım ile Ukrayna’nın ana kısmı arasında bulunan idari sınırda işgalcilerce alıkonulan ve Akmescit’teki (Simferopol) tutukevinde tutulan Kırım Tatarı Edem Bekirov’un eşi Gülnara Bekirova, QHA’ya verdiği demeçte, eşinden gelen endişe verici mesajları, tutukevinde bulunduğu sürece karşı karşıya kaldığı ölümcül riskler ve ailesinin dramatik tarihini anlattı.

Sizce eşinizi neden tutukladılar?

Neler olup bittiğini kendiniz de görüyorsunuz. Benim ve eşimin sivil tutumunu herkes biliyor. Yani bence bu bir baskı. Aktivist olarak ona yapılan baskı. Ve devlet organlarında çalışan, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekleyen kişi ve Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi olarak bana yapılan baskı. Onun (Edem Bekirov) sivil tutumu da ortada, o Kırım için, Kırım Tatar halkı için, genel olarak Ukrayna için. Bütün bu olanlar da bu yüzden.

 Edem Bekirov, son yıllarda Kırım’a sık sık gider miydi?

2014 yılından beri bir ya da iki gez gitmiştir. 2017 yılında geçirdiği kalp krizinden sonra bu yılın ocak ayında kalp ameliyatı oldu. 18 yıldır hasta. Edem’in kendisi tabii ki güçlü, metanetli, onurlu, hayat dolu, özgürlük seven bir insan.

Nasıl tanıştınız?

Onun anne babası Kırım’a 50 yıl önce geldiler, fakat orada yaşama imkanları olmadı. O ise Kırım’da Akmescit tarım teknik okulunda okudu. Ve onu staj için Herson'a gönderdiler ve burada staj yaparken tanıştık. Ancak, Kırım'da çalışmasına izin verilmedi, bu yüzden Herson bölgesinde çalıştı.

Ailem, ilk kez SSCB Yüksek Şurasının, Kırım Tatarlarının o zamanki Sovyetler Birliğinin herhangi bir yerinde yaşayabileceği yönünde kararının çıktığı ilk zamanlar, 1967 yılında geldiler. Ve ailemin ilk yaptığı şey Kırım'a gelmek oldu. Yarımadada, Eylül ve Ekim ayında Kırım’da kaldılar, kasım ayında ise Özbekistan’a dönmemek için Kırım’a yakın bir yerde yaşama kararı olda.  Ve ilk durağı Novooleksiyivka oldu.

Şimdi annemiz Kırım’da yaşıyor. Çocuklarımız büyüdü ve Kırım’da eğitim alma imkanları oldu. O zamanlar annem, “Çocukları alacağım, Kırım’da olacağız, orada okusunlar. Bu bizim vatanımız. Çocuklar Kırım’da yaşayıp Kırım’da çalışmalılar!” dedi.

Siz neden Kırım’a taşınmadınız?

Kocam 19 yıl önce hastalandı ve Kırım’a taşınma imkanım olmadı, bu yüzden bugün de Novooleksiyivka’da kalmaya devam ediyorum- bu benim küçük vatanım. 50 yılı aşkın bir süredir Novooleksiyivka’dayım. 5-6 yaşımdan itibaren anne babamın Kırım’la ilgi anlattıklarını, halkımızın vatanımız olan Kırım'da yaşaması için verilen mücadele hakkında öğütler dinliyordum. Babam olanları çok anlatırdı.

Sürgün edildiğinde 12 yaşındaydı. Sürgünün ilk iki yılını çok iyi hatırlıyordu. O hendeklerin kazıldığını, hani insanlar öldüğünde, çocuklar öldüğünde hepsinin gömüldüğü hendeklerin kazıldığını gördüğünü söylerdi.  

Annemle babam çok vatansever insanlardı, hiçbir 18 Mayıs matem mitingini kaçırmazlardı. 1987 yılında Moskova’ya gidilirdi. Tüm olanları kendi gözlerimizle görüyorduk. Babam, sürgünün 50. yıl dönümünde, artık bağımsız Ukrayna zamanında, o zamanlar televizyonda yayınlananları görüp heyecanlandı... Kalp krizi geçirdi ve ertesi gün vefat etti.

Bu yüzden benim tutumum böyle, Kırım Tatarlarının vatanına dönmesi yönünde. Vatanımı, Kırım’ı, Ukrayna’nın bütünlüğünü destekliyorum. Ama olanları anlatacak kelime bulamıyorum, anlıyor musunuz? Edem, özgürlüğü seven, dürüst bir insan... Ukrayna’yı seviyor, kendi halkını seviyor.

Edem’in durumu nasıl? Onu nerede tutuyorlar?

Muhtemelen tutukevinde. Sadece 18 Aralık günü avukatla görüşebildi. Özel blokta tutluyor. Şartları çok kötü. Yani tüm bunlar işkence. Korkunç bir şey!.

Oradaki koşullar nasıl?

Koğuş rutubetli, çok kötü bir halde. Daha 6 gün önce gönderdiğimiz ilaçlar hala kendisine iletilmedi. Sadece onlarda olan ilaçları veriyorlar, çünkü tutukevine ilaç göndermek için o ilaçların Kırım’da satın alınmış olması ve hepsinin sertifikalı olması gerekiyor.

Bizde bir de pansuman meselesi var... Hala kimse gelip de pansuman yapmadı, şeker hastası olduğu için ampütasyon yarası hala iyileşmedi, açık bir yara var. Genellikle sabah ve akşam pansuman yapardık, her seferinde yarasına bakım uyguluyorduk, bu yüzden hala hayatta. Şimdiki durumda ise bu enfekte bir yara. Dediğim gibi bu halde bir insan İki ya da üç hafta hayatta kalabilir, sonrası ise ölüm.

Ve tutukevinde bulunduğu süre içinde hala yarasına bakım uygulanmadı mı?

Hayır, uygulanmadı! Ancak bugün (19 Aralık) FSB’ye sorguya götürecekler. Ve güya saat 15.00-16.00 gibi kızımın pansuman yapmasına izin vereceklermiş, bekliyoruz. Kendisine ilaçları iletmemize de izin vermelerini umuyoruz. Ama o ve ben biliriz bu ilaçların nasıl ve ne zaman içildiğini. Orada nasıl hayatta kalabileceğini bilmiyorum...

 Avukatlar ne diyorlar?

Avukatları elbette çalışıyorlar, temyiz hazırlıyorlar. Teşhislerini doğrulamak için sağlık komisyonunun oluşturulması için hazırlıklar yapıyorlar. Bunu tutukevinden talep ediyorlar, çünkü bizim sunduğumuz teşhisler-87 sayfa- nedense onlar için yetersizmiş, kendi yerel komisyonunu oluşturmak istiyorlar.

İki avukatımız var - Oleksiy Ladin ve İslâm Velilâlyev. Pazartesi günü İslam tutukevi müdürü, revirin müdürü ile görüştü ama Edem’i ziayret etmesine izin vermediler. Dün Aleksey Ladin'e Edem’i ziyaret etmesine izin verdiler. Refat Çubarov (Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı), Ahtem Çiygöz (Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı) ve Nariman Celâlov (Kırım Tatar Milli Meclisi Başkan Yardımcısı) ile sürekli temas halindeyiz. Hepsi çabalıyor ve inşallah bir şeyler olur.

Şunları da eklemek istiyorum: eşim metanet ve cesaret örneğidir. Tüm bunları atlatacağımızdan ve bu savaşta güzel sonuçlar elde edeceğimizden eminim. Her şeyin güzel olacağına inanıyorum! Belki de günümüz Kırım koşullarında bu imkansızdır ama biz hala ayaktayız, çünkü metin olmak Kırım Tatarlarının ruhunda var.

İŞGALCİLERİN KIRIM TATARLARINA UYGULADIĞI BASKILAR DEVAM EDİYOR

Herson bölgesindeki  Novoalekseyevka kasabasında ikamet eden 1961 doğumlu Kırım Tatar aktivist Edem Bekirov, işgal edilen Kırım’da yaşayan annesini ziyaret etmek için 12 Aralık tarihinde yarımadaya Çongar kontrol noktasından giriş yaparken Rus işgalci görevliler tarafından alıkonuldu.

Kalp hastası olan ve sağ ayağı olmadığı için protez bacak kullanan Bekirov’un saat 08.30 civarında gözaltına alındığı bildirildi. Akşam geç saatlerine kadar günde 16 hap alan Bekirov’dan haber alınamadı.

Daha sonra Bekirov'nu eşini arayarak kendisinin Akmescit'teki FSB şubesinde tutulduğunu bildirmişti.

13 aralık tarihinde, Kırım’daki Kremlin kontrolündeki sözde Kievskiy Bölge Mahkemesi Kırım Tatar aktivist Edem Bekirov hakkında tutuklama kararı aldı.

18 Aralık’ta açıklama yapan avukat, tutuklandığı günden (13 Aralık) beri Edem Bekirov’a tıbbi yardımın sağlanmadığını, ayrıca günde 2-3 kez pansumanının değiştirilmesi gereken ampute bacağının bir kere bile pansumanın değiştirilmediğini ve elindeki ilaçların da bittiğini belirtmişti.

FSB’nin sözde Kırım Müdürlüğü, Edem Bekirov’a sözde “resmi” suçlama yönelterek, onun Rusya Ceza Kanunu 222. maddesi 2. fıkrası ve 222.1. maddesi 2. fıkrası uyarınca yasa dışı silah kaçakçılığı ve patlayıcı maddeleri yasa dışı satın alma, depolama, onu başkasına vermekle suçlandığını bildirdi.

QHA