KİEV (QHA) 5 ARALIK 2018 -

Tam 24 yıl önce, 5 Aralık 1994 yılında, Ukrayna’nın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesine İlişkin Anlaşmaya Katılması Nedeniyle Güvenlik Garantilerine İlişkin Memorandum ya da başka bir adıyla Budapeşte Memorandumu imzalanmıştı.

Ukrayna, 5 Aralık 1994 tarihli Budapeşte Memorandumu uyarınca, nükleer silahsızlanma karşılığında yani SSCB’den kalan 2 binden fazla stratejik nükleer savaş başlığını gönüllü olarak imha etmesi ve Ukrayna'nın anlaşmaya nükleer silahı olmayan devlet olarak katılması karşılığında  güvenlik garantisi aldı.

KIRIM'IN İŞGALİYLE ÇİĞNENEN MEMORANDUM

Budapeşte Memorandumu uyarınca garantör devletler: Rusya Federasyonu, Amerika Birleşik Devletleri, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı'nın yanı sıra ayrıca açıklamaları ile Çin Halk Cumhuriyeti ve Fransa Cumhuriyeti'nin Helsinki Nihai Senedi’nin ilkelerine uygun olarak, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidinden veya güç kullanmaktan kaçınma yükümlülüklerini teyit etmiş ve silahlarını hiçbir zaman Ukrayna'ya karşı kullanılmayacağını kabul etmişti.

Ancak, Rusya Federasyonu, Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Ukrayna'nın güneydoğu bölgelerini işgal ederek Budapeşte Memorandumu hükümlerini kaba şekilde ihlal etti, Ukrayna'daki durumu büyük ölçüde istikrarsızlaştırdı ve aslında uluslararası güvenlik sistemini tahrip etti.

2014'te Kırım'ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra işgali kabul etmediği için en ağır baskı ve zulme maruz kalan ise Kırım’ın yerli halkı Kırım Tatarları oldu. da Kırım Tatar, özellikle misillemelerin gerçekleştirildiği Kırım - Kırım Tatarları'nın yerli halkı özellikle zor bir durumdaydı. Kırım Tatarlarına karşı davalar, tutuklamalar, baskınlar, aramalar, insan kaçırmaları sistematik hal aldı.

29 Eylül 2016 tarihinde, Rusya Federasyonu Yüksek Mahkemesi, Kırım Tatar halkının temsil organı Kırım Tatar Milli Meclisini (KTMM) yasakladı ve aşırılıkçı örgüt olarak nitelendirdi, böylece BM'nin Yerli Halkların Hakları Bildirgesi'nin 5, 18. ve 19. maddelerinde öngörülen Kırım Tatarlarının kendi temsil organlarını yönetme hakkını ihlal etti.

İŞGAL ALTINDAKİ YARIMADADA DEVAMLI BASKI VE TAKİBAT!

Silahlı kişiler camilere, pazarlara sistematik baskınlar düzenliyor, Kırım Tatarları alıkonuluyor, zorla araçlara bindirilerek sözde Aşırıcılıkla Mücadele Merkezi’ne götürülüp, kişisel bilgileri toplanıyor, DNA analizileri yapılıyor, parmak izleri alınıyor. Bu hususun BM'nin Yerli Halkların Hakları Bildirgesi'nin (UNDRIP) 12. maddesinin doğrudan ihlali olduğu biliniyor.

1949 tarihli Cenevre Sözleşmesi'nin ihlal ederek işgalci ülke nüfus değiştirme politikası yürütüyor. Uzmanların verilerine göre Rusya’dan işgal altındaki Kırım’a 180 binden fazla kişi getirilip yerleştirildi. Kırım’dan çıkış yapıp Ukrayna’nın ilgili kurumlarında iç sığınmacı olarak kayıt yaptıran kişi sayısı ise 35 bin.

Rusya Federasyonu ayrıca, 4. Cenevre Sözleşmesi'ni ihlal ederek Kırımlıları yasa dışı olarak Rus ordusuna zorunlu askerlik için çağırıyor, Rus ordusunda görev yapmak istemeyenlere karşı cezai takibat başlatılıyor, 200’den fazla genç ise Rusya Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmamak için saklanmak zorunda kalıyor.

İşgalci ülke, Kırım’a ağır silah sevkiyatına devam ederek, yarımadanın militarizasyonunu (askerileştirilmesini) sürdürüyor.

UKRAYNA HALA MEMORANDUMA SADIK

Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Budapeşte Memorandumu’nun imzalanmasının yıl dönümü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, Ukrayna’nın Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nın şartlarına kesinlikle uyduğunu ve uymaya devam ettiğini de vurguladı.

Söz konusu Memorandumda öngörülen garantilerin sağlanmasının belgeye imza atan tüm ülkelerin önceliği olması gerektiğini kaydeden Kırım Tatar Kaynak Merkezi, Memorandumu imzalayan devletlerin hükümetlerine Budapeşte Memorandumunda öngörülen güvenlik garantilerini yerine getirme çağrısında bulundu.  

QHA