ANKARA (QHA) 2 KASIM 2018 -

Kazan Tatar halkının Milli Meclis Başkanı, yazar ve tarihçi Dr. Fevziye Bayramova’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yazdığı mektupta şu cümlelere yer verdi;

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayip Erdoğan;

"Bu mektubu size Kazan Tatar halkının Milli Meclis Başkanı, yazar ve tarihçi Dr. Fevziye Bayramova yazıyor. Bu mektubu yazmaya sebep olan Türkiye’ye hicret eden Kazan Tatarlarına uygulanan siyasettir.

Tatar halkı her zaman Osmanlıyı ve Türkiye Cumhuriyetini Müslümanların ana yurdu ve yardımcısı olarak kabul etmiştir. Herkes aynı zamanda Tatarlar da zor zamanlarda bu topraklara sığınmıştır. Bizim milli liderlerimiz ve aydınlarımız Sadri Maksudi, Ayaz İshaki, Abdurreşit İbrahim, Yusuf Akçura, Ahmet Timer (Demir) ve başka birçok Kazan Tatarı Türkiye’ye sığınmış, bu ülkeye sadık kalmış ve hizmet etmiştir. Rusya İmparatorluğunun uygulamış olduğu zorla Hristiyanlaştırma politikasından dolayı binlerce Müslüman Tatar muhacirleri İdil –Ural’dan, Sibirya’dan Türkiye’ye hicret etmek zorunda kalmıştır.

Son yıllarda da Türkiye gitmek zorunda kalan Tatarların da sayısı artmıştır. Bunun sebebi de Rusya’da din serbestliğinin olmaması ve Müslümanların baskı altında kalmasıdır. Ana yurdunu terk etmeye mecbur bırakılan bu insanları Türkiye ilk önce çok güzel kabul etmiştir. Ama son yıllarda tüm dünyada gerçekleşen büyük siyasi değişiklikler, savaşlar nedeniyle Türkiye’nin Tataristan muhacirlerine karşı bakışı olumsuz yönde değişmeye başlamıştır. Onları birçok nedenle sınır dışı etmeye ve tutuklamaya başlamışlardır.

Sadece Antalya ili için son yılda onlarca Tatar ailesi sınır dışı edilmiştir. Sebepsiz ve delilsiz olarak yıllarca Geri Gönderme Merkezlerinde tutulmuşlardır. Hala Geri Gönderme Merkezlerinde bir yılı doldurmaya mahkûm edilenler vardır. Yazdıklarımı kanıtlamak için Türkiye tarafından Geri Gönderme Merkezlerinde tutulan ve sonra serbest bırakılan, ama sınır dışı edilme ihtimali hala devam eden Tatarların isimlerini yazıyorum:

-Ilgız Lutfullın. 3 çocuk babası 12 ay boyunca Antalya Geri Gönderme Merkezinde kalmıştır. Antalya Valiliğine karşı açmış olduğu davayı kazandığı halde hala kendisinin ve ailesinin G-87 (Türkiye’ye giriş yasağı) kodu bulunmaktadır.

-Ilnur Gılyazev. 5 çocuk babası 12 ay Geri Gönderme merkezinde kalmıştır ve sonra serbest bırakılmıştır. Fakat kendisi de ailesi de sınırdışı edilme korkusuyla yaşamaktadırlar

-Dinara Auhadieva 12 ay Geri Gönderme Merkezinde kalmıştır.

-İlnur Fayzullın. 3 çocuk babası Geri Gönderme Merkezine alınmıştır ve tüm ailesi ile birlikte Ukrayna’ya sığınmak zorunda kalmıştır..

-Tahir Minnibaev. Tutuklu kaldıktan sonra ailesi ile yine Türkiye’yi terk etmek zorunda kalmıştır.

Liste bu şekilde uzayıp gitmektedir. Bu şahısları ben şahsen tanıyorum, bu insanların hepsi yüksek tahsilli insanlardır ve mesleklerini ele almış insanlardır. Birkaç tane üniversite bitiren bu insanlar vatanı ve milleti için çok faydalı olan ve olacak olan insanlardır. Birçoğunun Türkiye’de gayrimenkulleri bulunmaktadır ve pek çoğu iş adamıdır. Bunların her hangi bir terör örgütüne üye olması söz konusu bile değildir. Bu insanların hem memleketlerinde hem Türkiye’de sabıka kayıtları yoktur. Bu insanlar geleneklerine, İslam şartlarına sadık, vatanına, milletine ve Türk insanına saygılı insanlardır.

Bu şekilde sebepsiz tutuklamalar Türkiye’nin birçok ilinde devam etmektedir. Türkiye’ye güzel umutlarla gelen bu insanlar bu güzel ülkeyi terk etmek zorunda kalmaktadırlar.

Dini sebeplerden dolayı Rusya’dan Türkiye’ye gitmiş olan birçok Tatar aileleri şimdi çok zor durumda çünkü bu aileler Türkiye’den sınırdışı edilmektedir. Bu mağdur aileler tekrar Rusya’ya dönmesi durumunda onlara terör damgası vurulacağını hepimiz biliyoruz.

Bizim kanaatimize göre bütün bunlar Rusya tarafından hazırlan listelere göre yapılmaktadır. Bu muhacir Tatarlar geri Rusya’ya iade edilirse onları orada hapis ve ölüm bekliyor. Allah korusun böyle bir durumda hem fani hem de baki dünyada Türkiye bunun cevabını nasıl verecek? Suçsuz Müslümanların gözyaşları ve acı kaderleri için Türkiye’ye ve Rusya’ya bela kazalar gelmez mi? Allah bu adaletsizliği cevapsız bırakmayacağını da adımız gibi biliyoruz.

Din kardeşimiz Sayın Recep Tayip Erdoğan, muhacir Müslüman Tatarlara yapılan bu haksızlıklardan haberinizin olmadığını düşünüyorum. Haberdar olsaydınız bu kadar haksızlığın önüne geçerdiniz ve izin vermezdiniz.

Bu sebeplerden dolayı bu mektubu yazmaya karar verdim. Dinimizce bütün Müslümanlar birbirine kardeştir. Tataristan’dan Türkiye’ye hicret eden Müslüman Tatarlara yardım etmenizi ve sesimize kulak vermenizi can gönülden isterim.

-Türkiye’nin çeşitli illerinde Geri Gönderme Merkezlerinde tutuklu bulunan ve hala tutuklu olan Tatarların dava dosyaları yeniden ele alınmasını ve incelenmesini isteriz;

-Haksız uygulanan sınırdışı işlemlerinin ve kodların kaldırılmasını isteriz;

Bu konudaki hassasiyetinizi biliyoruz ve çözüm üreteceğinizi umut ediyoruz!

Muhacir Tatarların Türkiye’den başka gidecek yerleri yok onların umut kapılarını kapatmayınız. Allah da Türkiye için yardım kapılarını kapatmaz inşallah."

"Size her iki dünyanın saadetini diliyorum. 30 Ekim 2018 Antalya- Türkiye.

Saygılarımla, Tatar Milli Meclis Başkanı"

Yazar ve tarihçi Dr. Fevziye BAYRAMOVA

QHA