AKMESCİT/ SİMFEROPOL (QHA) -

Akmescit’te Kırım Tatar Kültürel ve Tarihi Miras Müzesi’nde Kırım Tatar Milli Hareketi kuruculardan biri olan Bekir Osmanov’un 105. doğum yıldönümü dolayısıyla anma akşamı düzenlendi.

Etkinliğe Bekir Osmanov’u şahsen tanıyan 2. Dünya Savaşı gazileri ve Kırım Tatar Milli Hareketi aktivistleri katıldılar.

Kırım Tatar Milli Hareketi aktivistleri Lütfi Bekirov, Ayşe Seyitmuratova, Pevat Zeti Bekir Osmanov hakkında ve  Kırım Tatar halkının vatanlarına dönmek için verdiği mücadele hakkında konuştular.

Ayrıca etkinliğe Moskova’da yaşayan Bekir Osmanov’un kızı Tamilla Tkaçenko da katıldı.

Kırım Tatar Milli Hareketi aktivisti Ayşe Seyitumerova Bekir Osmanov ile henüz yeni Tarih Bölümü mezunuyken tanıştığını anlatarak, “Bekir Osmanov ile Taşkent’te cumhuriyet toplantısında tanıştım. Onlar aksakallar, Bekir Aga, Ceppar Aga (Kırım Tatar Milli Hareketi aktivisti Ceppar Akimov) toplantıdan sonra beni durdurarak, “Senden daha çok Lenin kütüphanesinde oturmanı ve Kırım Tatar halkının 2. Dünya Savaşı’nda yaptıkları hakkında belge ve kitapları bize getirmeni istiyoruz.” dediler. Ben memnuniyetle kabul ettim.” diye anlattı.

Ayşe Seyitmuratova belgeleri bulup Bekir Osmanov ve Ceppar Alimov’a iletiyordu. 1966 yılında Ayşe Seyitmuratova’yı KGB tutuklayarak Moskova Lefortovo hapishanesine götürdü. Mayıs 1967 yılında kapalı mahkeme gerçekleşti. Seytmuratova’yı ve iki kişiyi daha şartlı tahliye ile serbest bıraktılar.

Kırım Tatar Milli Hareketi aktivisti Ayşe Seyitumerova, “Şu an açıkça söyleyebilirim, Kırım Tatar Milli Hareketi aktivistleri bize SSCB Anayasasına, Helsinki Nihai Senedi’ne göre mücadele etmeyi öğretiyorlardı.” diye konuştu.

İkinci kez Ayşe Hanım tutuklanarak Mordovya’ya götürülmüştü ve orada üç sene tutuklu kalmıştı. Serbest bırakıldıktan sonra SSCB’den çıkış izni almaya başardığını anlatan aktivist, "1978 yılında Musa Mamut’un kendini yaktığı zamanda Moskova’ya geldim. Yaptığım başvuruda ‘Sovyetler Birliğindeki zulümden beni sadece ölüm kurtarabilir.’ diye yazmıştım. On gün sonra SSCB’yı terk etme iznim çıkmıştı. Sovyetleri terk etmeden önce Kırım’a giderek Bekir Aga'ya planlarımı anlattım. O da bana ‘Çok güzel ama unutma bizim amacımız vatana dönmek için mücadele etmektir.’ dedi. Biz hala vatana dönme mücadelesini sürdürüyoruz. Ve tüm halkımız Kırım’a dönene kadar mücadelemize devam edeceğiz.” diye konuştu.

Bekir Osmanov’un faaliyetleri ile ilgili belge arşivi Kırım Tatar Kültürel ve Tarihi Miras Müzesi’ne hediye edildi. Müzede Bekir Osmanov’un hayatı ve faaliyetlerini anlatan fotoğraf ve belgeler sergilendi.

Ukrayna Onur Sanatçısı Seytabla Memetov etkinlik sırasınde eski bir Kırım Tatar şarkısı söyleyerek, “Bu insanlara teşekkür etmek istiyorum, var oldukları için, yaptıkları için, umuyorum ki şimdi de bu insanların izinden giden gençler çok olur.” dedi.

Maarif Kırım Tatar Eğitimciler Derneği üyesi Seyran Useinov Bekir Osmanov ile 1944 yılında Özbekistan’a sürgün edildiği zaman aynı barakalarda yaşadığına anlatarak Bekir Osmanov’un kızına, “Ailenizi çok uzun zamandır tanıyoruz. Anne babalarımız sık sık görüşüyorlardı. Benim babam Kırım Tatar Milli hareketinde yer aldı, birlikte çok çalıştılar. Ben gençken toplandıklarını hatırlıyorum. Ceppar Akimov, Bekir Aga ve birçok insan daha bizim evimizde tüm gece oturup Kırım Tatarlarının 2. Dünya Savaşı’ında savaşmaları hakkında belge hazırlıyorlardı. Büyük belgeyi Merkez Komitesi için hazırlıyorlardı. Ben çocuk olarak şaşırıyordum nasıl bu kadar uzun oturabiliyorlardı diye. Onların iradelerine, sabırlarına, odaklı çalışmalarına ben genç adamken bile şaşırıyordum. Hepimiz bu insanlardan Bekir Osmanov, Yuriy Osmanov’dan örnek almalıyız. Bu örnek aile, Kırım Tatar halkının Kırım’a dönmesi ve hakları iade edilmesi için hayatlarını feda ettiler. İnşallah halkımız bu adamları unutmaz.” dedi.

Bekir Osmanov, 2. Dünya Savaşı sırasında Alman işgalcilere karşı vatanı Kırım'ı korumak için partizanlara katılmıştı. Kırım Tatar Yañı Dünya (Yeni Dünya) gazetesinin Baş Editörü Zera Bekirova, Bekir Osmanov’un efsanevi bir kişilik olduğunu söyleyip ve oldukça cesur olduğunu da belirterek onun hayatından ilginç gerçekleri aktarırken, “2.Dünya Savaşı zamanında Almanlar Bekir Osmanov’u yakalayana 100 bin reichsmark vaat etmişlerdi. O her gün dağlardan Özenbaş köyüne iniyor ve gereken işleri yapıyordu. Kimse onu ele vermiyordu. Herkes ona çok büyük saygı duyuyordu.” şeklindeki bir anekdotu da anlattı.

Bekir Osmanov’un üç erkek kardeşi vardıOnlar da 2.Dünya Savaşı’nda savaştılar. İki kardeşi savaşırken öldü.

2. Dünya Savaşı’nda Akyar (Sivastopol) Partizan Hareketinin Komutanı Mitrofan Zinçenko Bekir Osmanov hakkında “Çok cesur partizan, Kırım’daki tüm partizanların kurtarıcısı.” diye yazmıştı.

Kırım Tatar halkının haklarını iade etme mücadelesinde aktif rol oynayan Bekir Osmanov “Kırım Tatar Milli kaderi” makalesini yazmıştı ancak bu makale hiç bir yerde yayınlanmadı. Arşivde Arapça yazılmış birçok mektubu korundu. Bekir Osmanov ayrıca doğduğu Özenbaş köyünün masallarını ve atasözülerini topluyordu lakin onlar da hiç yayınlanmadı.

Bekir Osmanov’un kızı Tamilla Tkaçenko Kırım Tatar halkını karalayan iftirayı ortadan kaldırmak için hazırladığı belge üzerinde çalışırken babasının haftalarca uyumadığını hatırlayarak, “1956 yılında sokağa çıkma yasağı kalktı. Bu zamana kadar Kırım Tatar halkının acıları hazırlanan bu çalışmada belgeleniyordu. Bekir Osmanov tarafından yazılmıştı. Çok az vakitte normal uyuyabiliyordu” diye anlattı.

Bekir Osmanovun kızı, “Neden binlerce yıl geçerken sayılarca az olan halklar her seferinde zulüm görmeliler? Halkımızın tüm hayatı bitmeyen mücadeleye dönüşüyor. Bu sene 1944 sürgünün 72. yılı dolacak. Sadece bu topraklarda diğer halklarla eşit olarak yaşayabilmek için 72 yıldır mücadele ediyoruz. Neden bizim küçük halkımız kendini aklamak için hayatını ve sağlığını feda etmek zorunda. Neden bizim halkımız sürülmek zorunda?” diye sorguladı.

Kırım Tatar Kültürel ve Tarihi Miras Müzesi çalışanları Bekir Osmanov’un 1956-1980 yıllarında Kırım Tatar Milli Hareketi oluşumunda çok büyük bir rol oynadığını vurgulayarak, “O Kırım Tatar halkının vatanında  mutlu hayatını sürdürebilmesi için topladığı belgelerin satırlarında yaşamaya devam ediyor.” şeklinde konuştular.

QHA