HERSON (QHA) -

“Kureş” Kırım Tatar Kültür ve Spor Merkezi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu’nun çatışmanın tüm taraflarına insan haklarının önlenmesi için tavsiyelerde bulunmasına rağmen Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da son üç yıl devamında insan hakları ihlallerinin devam ettiğine dikkat çekti. Söz konusu durumun, kendini güvende hissetmeyen ve yarımadadan ayrılmak isteyen Kırım sakinlerinin sayısının artmasına neden olduğu belirtildi.
 
“Kureş” Kırım Tatar Kültür ve Spor Merkezi’nin 
10 ay devamında Rusya tarafından işgal edilen Kırım sakinlerinin katıldığı anket yaptığını bildiren proje yöneticisi İbragim Süleymanov, yapan araştırma sonunda söz konusu sonuçlara ulaşıldığını belirtti.

 
Raporun Herson'da yapılan tanıtım etkinliği sırasında araştırma ile ilgili açıklama yapan Süleymanov, “Kırım sakinlerini Rus vatandaşlığını nasıl kabul etmeye zorladılar? İşgal insanların yaşamını nasıl etkiledi? Rusya, vaatleri ve garantilerini yerine getirdi mi? Günümüzde Kırım sakinleri nasıl yaşıyor ve Ukrayna basınından bilgi öğrenmek istiyorlar mı? Kırım sakinleri bu ve diğer sorulara ayrıntılı cevaplar verdi” diye anlattı.
 
Çalışma grubu, yaptığı araştırma sırasında İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin vatandaşlığı kabul ettirmeye zorlamakla ilgili 15. Maddesinin ihlallerine dikkat etti.
 
Herson’da 2 Aralık tarihinde düzenlenen basın toplantısında uzmanlar, işgalcilerin, Kırım sakinlerine Rus vatandaşlığından vazgeçme dilekçesi vermeleri için 18 Nisan 2014 tarihine kadar süre verdiğini, ancak söz konusu sürecin gerçekleştirilmesini sağlamadığını, Kırım’ın genelinde ilgili dilekçeleri kabul eden sadece 5 merkezin açıldığını, Rusya vatandaşlığından vazgeçmek için sırada bekleyen insanlar arasında ise işgalcilerin böylece söz konusu insanların Kırım’ın dışına sürmek veya onlara karşı baskı uygulamak için listeler hazırladığı ile ilgili bilgiler yayıldığını belirtti. Böylece Kırım’da yapılan ankete katılanların yüzde 90’ı, dış etkenlerden dolayı Rusya vatandaşlığını kabul ettiğini kaydetti.
 
Kişisel güvenliği sağlayan yasaların etkinliği ile ilgili soruyu cevaplayanların yüzde 85’i “güncel yaşamda kendilerini güvende hissetmediklerini” belirtti.
 
Bunun dışında toplantıda anket katılımcılarının birinin fikri paylaşıldı. Kırım sakini, şöyle konuştu: “Her şey değişti. Konuşma tarzı (şimdi daha çok küfür kullanıyoruz) değişti, insanları “bizimkiler-yabancılar” olarak ayırıyoruz, işe para kazanmak için değil yaşamı sürdürebilme ilkesine göre gidiyoruz… Zaman bile farklı geçiyor. İğrenç şekilde… Bugün gece, daimi ikamet için Ukrayna’nın ana kısmına giden bir iyi aileyi daha uğurladım.”
 
Araştırma ile ilgili bilgiler yerli medya ve uluslararası hukuk kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla sunuldu.
 
Daha önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu İnsan Hakları Komitesi'nin 15 Kasım tarihinde Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol şehrinde insan hakları durumu ile ilgili kararı kabul ettiği bildirilmişti. Böylece Birleşmiş Milletler, Rusya tarafından işgal edilen yarımadanın Ukrayna’nın kontörlü altına dönmesi konusunda Ukrayna’ya desteğini tasdik etmiş oldu.

 

QHA