ANKARA (QHA) 12 ŞUBAT 2019 -

Ruslar gün geçtikçe fakirleşmeye devam ediyor.

Rusya devlet istatistik ajansının verilerine göre Kremlin’in lehine veri sahteciliği yapmakla suçlanan bir kuruluş, 2018'de Rusya'da enflasyonun düşüşe geçtiğini ve buna oranla harcanabilir gelirlerinin de düştüğü ifade edildi. Ancak Rusya'nın 2014 yılında işgal ettiği Kırım için uluslararası kuruluşlardan gelen yaptırımlar dolayısıyla Rus ekonomisinin yıldan yıla düşüşe geçtiği açıkça görülüyor.

Foreign Policy medya kuruluşunun haberine göre Rus ekonomisi büyük ölçüde petrol ve doğalgaz ihracatına bağlı durumda bulunuyor.  2014 ve 2015 yıllarında olduğu gibi bu alanlarda fiyatların düşmesi ülke ekonomisini etkiliyor. 2016 yılında petrol fiyatlarının yükselmesiyle bir nebze toparlanan Rusya'da buna rağmen halk nezdinde çok ciddi ekonomik sıkıntılar olduğu belirtiliyor. Büyük şehirler haricinde Rusya'da yaşayan insanların ciddi ekonomik bunalımlarla ve fiyatların genel düzeyindeki (enflasyon) ani artışlarla karşı karşıya oldukları biliniyor.

Rusya'da sanayi üretiminde 2018 yılında gerçekleşen yüzde 2,9 oranında artışın büyük çoğunluğunun Rus şirketleri sayesinde olduğu belirtiliyor. Bu durum, Rusya'da ekonomiye normal vatandaşların herhangi bir etkisinin olmadığını, bireysel gelirlerin toplam pay içinde çok düşük olduğu ve orta sınıfın kaybolarak totaliter yönetimin kendi zenginlerini yarattığı şeklinde yorumlanıyor.

Rusya’nın gelecek dönemdeki ekonomi politikalarını göz önünde bulundurulduğunda Rus hükümetinin ilk olarak 2018’de bütçe fazlası vermeyi ve 2021’de de bunu sürdürmeyi planladığı biliniyor. Ancak diğer taraftan, ABD’nin Batı finansal piyasalarına erişimi azaltan yeni yaptırımlar getireceği endişesiyle tasarruf hazırlıklarına yöneleceği öngörülüyor.

KREMLİN, ASKERİ HARCAMALAR İÇİN RUS HALKINI FAKİRLEŞTİRİYOR

Rusya hükûmetinin en önemli amacının, agresif şekilde yaptığı harcamaları azaltmak olduğu görülüyor. Bilindiği gibi 2012'de başbakanlıktan cumhurbaşkanlığına geçtiğinden beri Vladimir Putin savunma (işgal altındaki Kırım'a asker yığma ve askeri mühimmat depolama gibi), emekli aylıkları ve (geçen yılki Dünya Kupası sayesinde) spor hariç olmak üzere neredeyse her kategoride hükûmet harcamalarını kesti. Yalnızca sağlık hizmetlerinde, Rusya’nın vasat sağlık sonuçları ve yaşlanan nüfusa rağmen, enflasyona göre ayarlanan harcamaları yüzde 16 oranında düşürdü. Eğitim harcamaları ise 2012'den bu yana yüzde 14 azaldı.

Harcamaları azaltan bu ekonomi politikaları ile Kremlin, Rus halkını daha fakir hale getiren önlemleri de yürürlüğe koyuyor.

Rus halkının bu durumdan hoşnutsuz olduğuna dair birçok kanıt bulunuyor. Ocak ayının sonunda Rus hükûmetinin yaptığı bir ankete göre Kırım'ın işgalinden sonra ülkede Putin'e güvenin yüzde 33'lerin altına indiği ifade ediliyor. Putin’in Birleşik Rusya partisine ve ülkenin iktidar seçkinlerine karşı tepkiler nedeniyle, geçen yıl yapılan birçok bölgesel seçimde Kremlin’in tercih ettiği adayların kaybettiği biliniyor. Ancak mutsuzluğa işaret eden her görüş ve seçim sonucu için, tersi yönde işaret eden başka veriler de bulunuyor. Ruslar Putin'e öncekinden daha az güvenebileceklerini söylerken, yüzde 60'ından fazlası başkanlık görevini onayladığını söylüyor.

Pek çok analist Rusya’da görünen manzaraya binaen politik elitler ve iş hayatındaki elitlerin iç içe geçmiş durumda olduğunu savunuyor. Bu yüzden işletmelerin özellikle devlete ait şirketlerin istediklerini nasıl elde edeceklerini bildikleri ifade ediliyor. Buna karşın, ortalama vatandaşların yönetim sürecinde hiçbir şekilde rolü olmadığına dikkat çekiliyor. Tıpkı otoriter ve tolaliter rejimlerde olduğu gibi halkın istekleri ve refahı, Rusya'da bu yüzden göz ardı ediliyor. 

QHA