KALANÇAK (QHA) -

Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Ukrayna, 2014 yılının Nisan ayında Dinyeper nehrinden Kırım yarımadasına su sağlanmasını durdurmaya karar verdi. Bunun için Kalançak kasabası yakında Herson-Armanpazarı (Armyansk) karayolunda bir köprünün altında geçici baraj kuruldu. Söz konusu baraj, 3 yıldır işgalcilere su sağlanmasını engelliyor ve böylece işgalcilerin işgal edilen bölgenin geçindirilmesi için gereken harcamaları birkaç kat arttırıyor.

Geçici baraj, üzerine beton blokların yerleştirildiği birkaç yüz toprak dolu çuvaldan kuruldu. Suyun tamamen kapatılmasının ürün yetiştirilemeyeceği anlamına geleceğinden dolayı söz konusu çalışmalar, bölgedeki pirinç ve diğer bitkileri yetiştiren tarımcıların inisiyatifiyle gerçekleştirildi. “Kırım’ın geçici su ablukası” için bütçeden ayrılmayan toplam olarak yaklaşık 2 milyon grivna (80 bin dolar) harcandı.

Günümüzde söz konusu baraj kurbağalar cennetine dönüştü, balıkçılara ise bu baraj düzenli balık miktarı sağlıyor. Barajda, suyun akmak için birkaç delik bulduğunu, ancak sızan su miktarının Kırım’ın ihtiyaçlarını asla karşılayamayacağı çünkü birkaç metre uzaklıkta kuruduğu ifade ediliyor.

Ancak 5-6 metre düzeyinde su bulunan Kuzey Kırım Kanalı’nın Kırım tarafını çeşitli çalı ve ağaçlar kapladığından, bu husus kanalın kıyılarına yerleştirilecek beton döşemesi için tehlike oluşturuyor. Barajın bir kilometre uzağında Kuzey Kırım Kanalı’nın dibini yürüyerek geçmek mümkün.

Ukrayna hükümeti, bölgedeki tarımcıların ihtiyaçları meselesinin çözülmesi üzerinde düşünerek 2015 yılında daimi barajın kurulması için 53 milyon grivna (2 milyon dolar) ayırdı. Daimi baraj projesi, su düzeyini kontrol edip düzenleme olanağı dikkate alınarak hazırlandı. Bunun için barajda, gerektiğinde açılıp kapatılabilecek demir kapılara yer verilmesi öngörüldü. Odesa Su Tesisleri İnşaatı Müdürlüğü, böyle bir barajın, yerel tarımcıların su ihtiyaçlarını sağlayabileceğini savundu.

Ancak 2016 yılının Nisan ayında inşaatın finansmanı durduruldu. Proje için ayrılması planlanan 53 milyon grivna tutarındaki inşaat çalışmalarının tamamlanması için 15 milyon grivna eksik çıktı. Bunun dışında ayrılan tutar bölgenin düzene getirilmesi ve idari binaların inşa edilmesi için de yetmedi.

Sonuç olarak gerçek barajın inşaatı sadece yüzde 75 tamamlanmış durumda. 36 milyon grivnanın harcandığı yapı Kuzey Kırım Kanalı’nda kullanımsız duruyor. AGİT Özel Gözlem Misyonu görevlilerinin, inşaatın tamamlanması için satın alınan inşaat malzemelerinin yakınındaki depolara götürüldüğü bildirildi.

“Daimi” barajın “geçici” barajdan farklı, gerektiğinde suyun boşaltılmasını sağlayacak iki katının olmasıdır. Bununla birlikte daimi baraj, kanala akan su miktarını hesaplayacak bir sayacın yerleştirilmesini öngörüyor. Bu da Kırım’ın işgalci yönetimi ile su sağlanması ile ilgili sözleşmelerin imzalanabileceği anlamına geliyor.

Daha önce 2014 yılının Mayıs ayında o dönemde Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenyuk, Kırım Kuzey Kanalı’na ait tüm mülkiyeti kontrol edecek bir şirketin kurulması teklifinde bulundu. Devlet şirketinin işgalcilerle anlaşma imzalamayacağından dolayı özel şirketin benzer fırsatı var, bu ise doğrudan Kırım’a su sağlanması konusunu ortaya koyuyor.
 
Konuyla ilgili QHA muhabirine açıklama yapan Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov, Kırım’ın işgalden kurtarılmasına dek yarımadaya su sağlanması imkanının olmadığını kaydetti.
 
Tarım alanındaki su ihtiyaçlarına rağmen işgalcilerin suyu askeri ihtiyaçlar için kullanacağını ifade eden Refat Çubarov, “Elektrik sağlanması konusunda, anlaşmada “Kırım Özerk Cumhuriyeti, Ukrayna” olarak belirtilmesini talep edilirken, Kuzey Kırım Kanalı’ndan su sağlanması ise Kırım’ın işgaline son verilmesine dek gerçekleştirilmeyecek. Rusya, Kuzey Kırım Kanalı üzerinden sağlanan suyu Ukrayna’da keşif faaliyetleri gerçekleştirmek için kullanabilir. Bunun dışında elektrik sağlanması durumunda da olduğu gibi, tüm kaynaklar işgalci askerlerin gereksinimlerini sağlamak için kullanılacak, ki buna izin veremeyiz” şeklinde konuştu.
 
Ukrayna’nın ana kısmından Kuzey Kırım Kanalı üzerinden Kırım’a su sağlanmaması sonucunda, Kırım’da sulanan arazilerin miktarını yaklaşık 10 kat azaldı. Uygun olarak Rusya’nın işgal ettiği bölgeyi geçindirmek için yaptığı harcamaları arttı.
 
Kırım’ın sivil ablukası eylemi, topluma Ukraynalı memurların, bütçeye gitmeyen ek gelir elde edebilmek için “Kırım Federal Bölgesi” ile de anlaşma imzalamaya hazır olduğunu gösterdi. Sivil toplumun inisiyatifi üzerine Rusya tarafından işgal edilen yarımadaya elektrik sevkiyatı durduruldu.
 
Ayrıca sivil toplumun inisiyatifi ve imkanları sayesinde Rus işgali altındaki Kırım’a Dinyeper nehrinin suyu sağlanmıyor. Devlet memurlarının yurtsever açıklamalarına rağmen işgalcilerle ticaret yürütme yöntemleri günümüze kadar devlet politikasından atılmayan madde olarak kalıyor. İşgalciler su sağlayabilecek ve sağlanan suyu sayabilecek “daimi baraj” olarak adlandırılan yapı da bunun kanıtı. Ancak Kuzey Kırım Kanalı’nı kapatan ve Kırım’ın Ukrayna’nın kontrolü altına dönene kadar kalıp kalmayacağı belli olmayan birkaç yüz toprak dolu çuval bunu engelliyor.

QHA