AKMESCİT / SİMFEROPOL (QHA) -

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki işgalcilerin güya Türk vatandaşı bir şahıstan para talep ettiği bahanesiyle tutukladığı Kırım Tatar aktivist Bekir Degermenci’nin kızı Mavile Degermenci, babasının hastaneden tekrar tutukevine geçirilmesinden sonra bizzat yazdığı notları yayınladı. 

QHA, Bekir Degermenci’nin tutukevi notlarının tamamının tercümesini okurların dikkatine sunuyor.

Bugün, 2 Ocak 2018, hastaneden tutukevine döndüm. Sağlığım biraz kötüleşti, 3 günü komada olmak üzere 6 gün yoğun bakımdaydım… Doktorlar “öbür dünyadan döndüğümü” söyledi. Toplamda 20 gün boyunca hastanedeydim. Bana sağlık vermesi, kendimi ve arkadaşlarımı layığıyla savunabilmem, bu saçma ve düzmece durumdan en iyi şekilde çıkabilmem ve bana güç vermesi için Allah’a dua ediyorum! Artık avukatı sabırsızlıkla bekliyorum, “davamızla” ilgili herhangi bir haberi öğrenmek istiyorum. Etrafta tuhaf bir sessizlik var…

Hastanede kızımdan, dileklerini yazdığı bir kart aldım… Kızım, bana inan, hem benim hem arkadaşlarımızın suçsuz olduğunu kanıtlamak için elimden geleni yapacağım! Yüce Rabbim bu sınavları karşımıza koydu ve bunları layığıyla atlatacağız! Her şey iyi olacak! Yakında birlikte olacağız! 
 
Yakında Veciye annenin duası oldu… Allah kabul etsin…
 
Gün boyunca neler yazayım diye düşünüyorum ve aklıma henüz bir şey gelmiyor… İnşallah bunlar da geçer, önemlisi dördümüzün sağlığı yerine olması. Veciye anneyi savunarak insanca davrandığımızı biliyoruz!
 
12 Ocak tarihinde sözde mahkeme, cezanın belirlenmesi için duruşma yaptı. Avukatlar, her şeyi yasalara göre kanıtlamaya çok çalışmalarına rağmen soruşturma görevlisi ve hakim, onlara yukarıdan gelen emre göre davrandı! Doktorların, bu hastalığımla tutukevinde bulunmamın mümkün olmadığı ile ilgili kararlarını görmezden gelerek benim ve arkadaşlarımın tutukluluk süresini 2 ay daha uzattılar… Ama her şeyin bir hayırlı tarafı var. 
 
“Mahkemede” arkadaşlarımı gördüm. Birbirimizi görünce o kadar mutlu olduk ki… Doya doya konuştuk… Tabii ki daha sıkça ve başka şartlarda görüşmek istedim, ama neyse, bu da geçer! Önemlisi, moralimizin düşmemesi! Sağlımızın elverdiği kadar dinç duruyoruz… 
 
17 Ocak’ta Semaşko Hastanesi'ne götürüldüm. Orada, doktor olduğunu söyleyen bir kadın, beni 3 dakika içinde muayene etti ve ardından tekrar tutukevine götürüldüm. Soruşturma görevlisi ve avukat, benimle görüşmeye geldiğinde, hastaneye götürülmemin sebebinin sağlık muayenesi olduğunu öğrendim ve bana sağlık durumuma ilişkin yeni bir sonuç verildi! O doktorun fikrine göre, tüm hastalıklarım mucizevi şekilde yok oldu ve artık tutukevinde tutulmamı hiçbir şey engellemiyor! İşte Kırım’da böyle mucizeler oluyor!

Soruşturma görevlisine, “Neden korktunuz ki, “mahkeme duruşmasının” kapalı şekilde yapılmasına karar verdiniz?” diye sordum. O bana dürüstçe, “Her şey bana bağlı değil” diye cevap verdi. Onlar, sebebi ne olursa olsun insanların toplanmasından korkuyor!
 
H
âlâ itiraz dilekçesi incelenmedi! Her adımda ihlaller yapılıyor. Denetleyen savcı ile görüştüm. Herhangi bir şikayetim olup olmadığını sordu, tutukevi ile ilgili şikayetim yok ama bir sorum var: “Savcılık, yasaların yerine getirilmesini gözlemleyen organ mı? Böyleyse, soruşturma görevlisinin, avukatımın verdiği 7 numaralı şehir hastanesinde doktorların sağlık durumum ile ilgili kararın orijinalinin hakime verilmesi ile ilgili dilekçesini görmezden geldiğinde neden savcı sustu ve bunu destekledi? Bu, savcının onunla (soruşturma görevlisi) beraber olduğu anlamına mı geliyor, ki ben bundan eminim.” dedim. 
 
Savcı sorumu cevaplamadı. Ayrıca insan hakları ile ilgilenen bir kadın geldi. Sağlık durumum, tutukevinde bulunma şartları ile ilgili sorular sordu. Duruşmaları, öngörülen sürelerin geçmesine rağmen henüz itirazım incelenmediğini, her şeyi olduğu gibi anlattım. Kontrolü altına alma vaadinde bulundu. Ama ben kimseye inanmıyorum… Cezadan korkmuyorum, ama yasaları ihlal ettiğim için yargılanıp tutukevinde tutuluyorsam neden diğerleri, yasaları ihlal eden ve masum insanları yargılayan “savcı, hakim, soruşturma görevlileri” özgür?
 
Allah’ın bizi sınadığına inanıyorum ve İnşallah her şeyi onurla geçeceğiz! Çünkü Allah ve bize inanan, bizi ve ailemizi destekleyen cemaat bizimle birlikte!
 
Geçenlerde, çocukların sağlık ve sabır dilekleriyle gönderdiği bir mektup daha aldım, bu üçüncü benzer mektup oldu! Çocuklardan destek mektupları almanın ne kadar güzel olduğunu hayal edemezsiniz! 
 
Bugün 13 Mart günü, itiraz dilekçemiz incelenecek. “Duruşma” video konferans yoluyla ve kapalı şekilde yapılacak ve ailemizle, büyük yakın ailemiz olan halkımızla görüşmemizi tekrar istemiyorlar, çünkü halkımızın gösterdiği destek, halkın bizi suçlu olarak görmediğini kanıtlıyor ve BENİM İÇİN BU ÖNEMLİ!

Avukattan, 14 Mart tarihinde tutukluluğun uzatılması ile ilgili sıradaki “duruşmanın yapılacağını öğrendim… Anlaşılan, verilecek karar artık kabul edildi… Bana ve arkadaşlarıma yönelik, genel olarak halkıma yönelik tüm yasalar ihlal edilirken nasıl insan haklarından söz edilebilir! Eminim ki, hakimler ve savcı, ne söyleyecekleri ve nasıl karar verecekleri ile ilgili yukarıdan talimat alıyor…
 
Kısa notlarıma son vererek, herkese gösterdiğiniz destek için tek tek teşekkür etmek istiyorum, bu bana ve arkadaşlarıma pes etmemeye ve masumluğumuzu kanıtlamak için motivasyon sağlıyor! 
 
Uluslararası toplumun da bizim için mücadele ettiğini ve bizi desteklediğini duydum! Onlara bize olan inançları için teşekkür etmek istiyorum!
 
Belki birileri için saf biri olarak görünürüm, ama bir gün adaletin üstün geleceğine inanıyorum ve onlarca, belki de binlerce vicdan mahkumunun tutulduğu hapislerin duvarları yıkılacak!

Bilindiği gibi Rus işgali altındaki Kırım’da, 23 Kasım’da, işgalci güçler yeni baskınlar düzenledi ve birkaç Kırım Tatar aktivistini gözaltına aldı. Rus işgalcilerin Akmescit’te bir kafeye, Kırım Tatar aktivistlerin güya Türkiye vatandaşı şahıstan para talep ettiği bahanesiyle düzenlediği baskın sırasında 26 Şubat davası çerçevesinde yargılanan Kırım Tatarı Mustafa Degermenci’nin babası Bekir Degermenci, Kırım Tatar milli hareketi aktivisti Asan Çapuh, Kırım Tatar aktivist Kazim Ametov ve Ruslan Trubaç gözaltına alındı. İşgalciler, Kırım Tatarlarının Türkiye vatandaşı Yusuf Altan isimli şahıstan 7 bin dolar para talep ettiğini ileri sürdü.
 
Akmescit’teki sözde Kievskiy Bölge Mahkemesi, 23 Kasım’da yapılan baskınlardan sonra gözaltına alınan dört Kırım Tatar aktivist hakkında da tutukluluk kararı çıkardı. Aktivistlerin 15 Ocak 2018’e kadar tutuklu kalacağına karar verildi. Daha sonra tutukluk süresi 15 Mart tarihine kadar uzatıldı. 15 Mart’ta işgalcilerin Kırım Tatar aktivistlerinin 15 Mayıs tarihine kadar tutuklu kalacağına karar verdi. 
 
Bekir Degermenci kronik astım hastası. İşgalcilerin aleyhine düzmece dava açarak tutuklanmasından sonra Degermenci’nin sağlık durumu daha da kötüleşti. Rus işgali altındaki Kırım’da tutukevinde bulunan 57 yaşındaki Kırım Tatar aktivist Bekir Degermenci’nin sağlık durumu, 13 Aralık, gece saatlerinde kötüleşti ve Degermenci yoğun bakıma alındı. Avukat Edem Semedlâyev, “Bekir Degermenci yoğun bakıma alındı. Doktorlara göre onun durumu çok kötü. Biz beş gündür gerekli tıbbi yardım alabilmesi için onun hastaneye sevk edilmesini talep ediyorduk, ancak bize onun idare ettiğini söylüyorlardı. Hastalık durumunda Akmescit tutukevindeki tutuklular sadece yoğun bakıma gönderilebiliyor.” diye kaydetti.

QHA