ANKARA(QHA) -

Kırım'ın Rusya Federasyonu'na bağlanması konusunda 2014 Mart ayında yapılan yasadışı referandumun yenilenmesi yönünde son zamanlarda Rus politikacı ve uzmanlar tarafından dile getirilen tekliflere Dünya Kırım Tatar Kongresi'nden tepki geldi.

Referandum teklifleri konusunda QHA'ya açıklamada bulunan Dünya Kırım Tatar Kongresi (DKTK) Genel Sekreteri Av. Namık Kemal Bayar, "Rus politikacı ve uzmanların son günlerde Kırım'da yeniden referandum yapılması tekliflerini Moskova ve onun işbirlikçilerinin yeni bir tuzağı, bir oyunu olarak görüyoruz" dedi.

2014 Referandumu "yok" hükmündedir

Bayar açıklamasında, "Kırım'ın işgalinin hemen ardından 16 Mart 2014'te Kırım'da gerçekleştirilen referandum komedisini bütün dünya seyretti. Silahlı, yüzü maskeli adamların ev ev, sokak sokak oy sandığı gezdirdiği, taşıma oylarla bir yerleşim yerinin seçmen sayısından daha fazla oy kullanılan bir referandumdu. Bu referanduma 'sözde referandum' bile demek, bu komedinin nitelendirilmesi için zayıf kalır. Mart 2014 referandumu hukuken 'yok' hükmündedir. Siyaseten de yok hükmündedir. Zaten, Avrupa Birliği organlarının hazırlayarak kabul ettiği Viyana belgesi de bu komedinin 'yok' hükmünde olduğunu, uluslararası hukukça kabul edilmesinin mümkün olmadığını tescillemiştir" diye belirtti.

Yeni referandum teklifleri hukuksuzluğu teyit etmektedir

Genel Sekreter Bayar sözlerine şöyle devam etti: "Aralarında bugünkü Moskova rejiminin muhaliflerinin, hatta doğrudan rejim yanlısı politikacıların da yeni referandum yapılması yönünde tekliflerde bulunduğunu, bunu dillendirdiğini görüyoruz. Bu söylemler bizi iki sonuca çıkarıyor. Birincisi Ruslar da 2014 referandumunun hukuksuz ve yok hükmünde olduğunu kabul etmeye başladılar diyebiliriz. Yani kendi hukuksuzluklarını teyit etmekteler. Bu psikolojik ve iyimser bir sonuç. Ancak, burada bir tuzak olduğunu da görmemiz ve ona göre hazırlıklı olmamız gerekiyor."

Tuzağı Yabloko lideri itiraf ediyor

"Yeni bir referandum teklif edenlerden biri de muhalif Yabloko partisinin lideri. Zaten teklifini yaparken oyunu, tuzağı itiraf ediyor” ifadesini kullanan Bayar,  “Diyorlar ki Birleşmiş Milletler, AGİT ve uluslararası kuruluşlar hatta Ukraynalı gözlemcilerin denetiminde bir referandum yapılsın. Yeni referandum bu koşullarda da yapılsa sonucu zaten belirlidir. Son iki yılda Kırım'da zaten Ruslar lehine olan demografik yapıyı daha da Ruslaştırdılar. Binlerce Rus Kırım'a yerleştirildi. Buna karşılık binlerce Kırım Tatarı ve Ukrain de Kırım'ı terk etmek zorunda bırakıldı. Böylesine bir demografik yapı yanısıra işgalci idare ve onun işbirlikçilerinin baskısı altında yapılacak referandumda uluslararası gözlemciler olsa neye yarayacak? Çıkacak sonuç ne kadar demokratik ve daha önemlisi hakkaniyet ve adalet sağlayacak?" diye konuştu.

Rusya, sıkıştığı köşeden kurtulmak istiyor

Rusya’nın sıkıştığı köşeden kurtulmak için yeni yollar aradığına dikkat çeken Bayar şunları kaydetti: "Bana kalırsa işin esası şu; 2014 Mart referandumu diplomasi koridorlarında Rusya için hiçbir avantaj sağlamıyor. Herkes Rusların bu komedisine kahkalarla gülüyor. Kırım'ın geleceği konuşulurken Ruslar 2014 Mart referandumu kartını ileri süremiyor. Şimdi, yeni bir referandumla, sözde uluslararası gözlemcilere açık bir referandumla ellerine güçlü bir kart almak istiyorlar. Kırım'ı terk etmeleri konusunda kendilerine yapılan baskılardan dolayı köşeye sıkıştılar ve böyle bir referandumla sıkıştıkları köşeden kurtulmak istiyorlar. Bu da bu tuzağı, yeni bir Moskova oyununu çok açık bir şekilde gözler önüne seriyor. Hiç kimse bu oyuna gelmemeli."

"Yerli Halk" restini çekebiliriz

Kırım’ın yerli halkının Kırım Tatarları olduğunu bir kez daha vurgulayan Bayar, "Kırım'ın yerli halkı Kırım Tatarlarıdır ve vatanları Kırım'ın kaderi hakkında yerli halk Kırım'ın kaderi konusunda son söz sahibi Kırım Tatarlarıdır. Bu noktadan bakıldığında Kırım Tatarlarına karşı tarih boyunca Rusya tarafından işlenen suçların karşılığını bulması gerekir. Şimdi Kırım'da Kırım Tatarları dışında birileri kalkıp referandumlar yaparak ülkenin kaderini belirlemeye çalışıyor. Oysa ki yarımadanın aslî sahibinin fikrine kimse başvurmuyor. Şahsen, kendi fikrime yarımadanın kaderini belirlemek için bir referandum yapılacaksa bunun belirli şartlar ve koşullar gerçekleştikten sonra yapılması mümkün olabilir. Biz, Kırım Tatarları bu noktada, referandum teklif eden Rus politikacı ve uzmanlara 'yerli halk' resti çekebiliriz." vurgusu yaptı.

DKTK Genel Sekreteri Bayar Kırım Tatarları’nın şartlarını ise şöyle dile getirdi: "Tamamen, beyin jimnastiği yapmak adına Kırım Tatarlarının şartları şunlar olabilir. Birincisi, halen sürgün bölgelerinde yaşayan bütün Kırım Tatarları derhal Kırım'a geri döndürülmeli ve yerleştirilmelidir. İkincisi işgal sonrasında Kırım'dan ayrılmak zorunda olan Kırım Tatarları ve Ukrainlerin de Kırım'a özgürce ve güvenli bir şekilde döndürülmelidir. Üçüncü ve çok önemli bir şart Kırım Tatarlarına 1944 sürgünü ile ellerinden alınan tüm malvarlıkları iade ve tazmin edilerek sosyo hukuki hakları temin edilmelidir. Referandumun yapılabilmesi için bir başka önemli şart 1944 sürgünü ve 2014 işgali sonrasında Kırım'a yerleştirilen Rus kökenliler ve bunların ikinci nesline referandumda oy hakkı tanınmamalı, yani 1944 öncesi demografik yapıya dönülmelidir. Bu şartın tarihî ve hukukî geçerliliği bence vardır. Bir başka önemli şart ise ki bu da beşinci şartımız olmalıdır. Yarımadanın yeniden Ukrayna bütünlüğüne ve anayasal düzenine iadesinden sonra referandum bu hukuksal düzen içinde yapılabilir. Ve diasporada yaşayan bir Kırım Tatarı olarak son şartımız da vatanımızın geleceği konusunda düzenlenecek böyle bir referandumda diasporada yaşayan Kırım Tatarlarına da söz ve oy kullanma hakkı verilmesi olmalıdır. Bu şartlarımızı kabul edecek herkesle bir 'referandum' konusunu oturup konuşabiliriz. Ancak bizim konumuz ya da gündemimiz bir referandum değil, Kırım ve doğu Ukrayna'da uluslararası hukukun, insan haklarının yeniden tesis edilmesidir. Kırım, yeniden Şubat 2014 öncesi tanınmış yasal statüsüne dönmelidir. Kırım Tatar Özerk Cumhuriyeti adı ile dönmesi de amacımızdır."

QHA