ANKARA (QHA) -

10 Aralık tarihinde Dünya İnsan Hakları gününde, Ankara'da yapılan "İşgalden sonra Kırım’da İnsan Hakları İhlalleri ve İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar” adlı panelin açılış konuşmasını Dr. Enver Aydoğan gerçekleştirdi.

Dünya Kırım Tatar Kongresi Denetleme Kurulu Başkanı Aydoğan, konuşmasına Kırım'da Rus işgali altında kaydedilen insan hakları ihlallerine ve baskılara değinerek, Kırım Tatarlarının bu baskılara karşı verdiği insancıl mücadelenin insanlığın geleceği için umut ışığı olduğunu ifade etti.

Aydoğan, açılış konuşmasında şu sözlere yer verdi:

Sayın Rektör, sayın Büyükelçiler, kıymetli Misafirler;

Dünya İnsan Hakları Günü münasebetiyle düzenlemiş olduğumuz “İşgalden sonra Kırım’da İnsan Hakları İhlalleri ve İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar” panelimize hoş geldiniz.

Panelimiz, Ukrayna Büyükelçiliğinin katkıları ile Dünya Kırım Tatar Kongresi, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi, Ukrayna Dostluk ve Yardımlaşma Derneği, Kırım S.O.S ve Gazi Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilmektedir.

Dünya Kırım Tatar Kongresi, 16 ülkeden 183 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesi ile kurulmuştur. Kongrenin sosyal, kültürel ve ekonomik faaliyet alanları bulunmakla birlikte bugün itibarıyla aslî amacı ve çalışma konusu 2014 yılının Şubat ayında Rusya Federasyonu tarafından her türlü ahlâk ve hukuk normuna aykırı bir şekilde işgal edilen vatanımız Kırım’ın işgaline karşı mücadele etmektir.

Bizim bu mücadelemiz insan haklarını koruyan ve düzenleyen evrensel normlar çerçevesinde demokrasi ve hukuka saygı prensipleri doğrultusunda yürütülen bir mücadeledir. Tarih boyunca Kırım Tatarlarının hak arama mücadelesi bu ilkeler çerçevesinde yürütüldü, bugün bu ilkeler çerçevesinde yürütülüyor ve yarın da bu ilkelerden ödün vermeksizin yürütülecektir.

Kırım Tatarlarının bu ilkeli ve şerefli duruşu karşısında ne yazık ki 1000 günü aşkın bir süredir vatanımızı işgal eden Rusya ve onun işbirlikçileri bugün tarihî vatanımız Kırım’ı insan haklarının bir kara deliği haline getirmiştir. Biraz sonra sayın konuşmacılarımızın da ayrıntılı olarak aktaracağı üzere; İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler Yerli Halklar Bildirgesi ile düzenlenen ve güvence altına alınan en temel insan hakları ve en temel yerli halk haklarının hiçbirinin bugün Kırım’da varlığından söz etmek mümkün değildir. Düşünce ve ifade özgürlüğü, vicdan özgürlüğü ve en önemlisi hayat hakkı gibi en temel insan hakları Kırım’da artık yoktur.

Kırım’da bu hakları yok eden Rusya Federasyonu’nun saydığımız Beyanname, Bildirge ve Sözleşmelerin altında imzasının bulunması ise ayrı bir ironidir.

Rusya Federasyonu, sadece temel insanlık değerlerini ayaklar altına almamıştır. Budapeşte Memorandumuna imza atarak garantörlük yükümünü yüklendiği Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü koruma taahhüdünü de bütün dünyanın gözleri önünde çiğneyerek ne denli güvenilmez olduğunu da açıkça göstermiştir.

Bununla da kalmamış; Kırım’ın işgalinden bu yana Kırım ve Ukrayna’daki insan hakları ihlalleri ve işlediği insanlığa karşı suçlardan dolayı cezalandırılmak ve tazminata mahkum olmak korkusuyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Uluslar arası Ceza Mahkemesi sözleşmelerini de askıya alacak yasalar çıkartmıştır.

Bütün bu gelişmeler gösteriyor ki, sadece işgal altındaki Kırım’da değil yakın gelecekte Rusya Federasyonu içinde yaşayan bütün insanlar için insan hakları sadece bir masal ya da rüya olacaktır.

Bilinmelidir ki, Kırım Tatarları, tarihte Rus Çarlığı ve Sovyet Rusya’ya karşı verdiği, insan hakları, demokrasi ve hukuka saygı ilkeleri ışığında yücelmiş hak ve hukuk mücadelesini bugün ve yarın da yılmaksızın, ilkelerinden ödün vermeksizin şeref ve gururuyla vakar içinde yürütmeye devam edecektir.

Ve Kırım Tatarlarının insan hakları mücadelesi insanlığın onurlu geleceği için daima bir ışık ve umut olacaktır.

Daha önce bildirildiği üzere Gazi Üniversitesi Merkez Kampüs Mimar Kemalettin Kongre Salonu'nda 10 Aralık Dünya İnsan Hakları gününde gerçekleştirilen panel ve sergide, Kırım'daki insan hakları ihlalleri ele alındı.

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi, Ukrayna Dostluk ve Yardımlaşma Derneği, Dünya Kırım Tatar Kongresi, Gazi Üniversitesi ve KırımSOS işbirliği, Ukrayna Büyükelçiliği katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte, fotoğraf sergisi ve video gösteriminin yanısıra, Türkiye, Kırım ve Ukrayna'dan konuşmacılar Kırım'daki insanlık suçlarına dair konuşmalar da yapıldı.

QHA'ya konuşan Kırım Derneği Genel Başkan Yardımcısı Namık Kemal Bayar, işgalden bu yana insan hakları açısından oldukça olumsuz bir manzara eden Kırım'daki gerçekleri öğrenmek için bütün vatandaşları panele davet etmişti.

QHA