KİEV (QHA) 16 TEMMUZ 2018 -

KrımSOS insan hakları teşkilatı koordinatörü Tamila Taşeva, Rostov-Na-Donu tutukevindeki doktorların açlık grevi yapan Kırım Tatar siyasi tutuklu Emir Üsein Kuku’yu öldürmeye çalıştığını ifade etti.

 

Bugün, Kiev’de düzenlenen “Emir Üsein Kuku’nun Ukrayna Vatandaşı Siyasi Tutsaklar İçin Başlattığı Açlık Grevi” isimli basın toplantısında konuşan Taşeva, “Rus doktorlar aslında onu öldürmeye çalışıyor, bir doktor glikozun gerekli olduğunu söylüyor, diğeri ise bambaşka şeyler söylüyor… Kuku bölge hastanesine kaldırıldıktan sonra orada ona muayene yapıldı ve tahlilleri alındı, EKG sonuçları kalp rahatsızlığının kötüleştiğini gösterdi. Emir Üsein de tahlillerin alınmasından önce kalbinin ağırdığını bildirmişti, sağlık görevlileri ise ona vitamin, glikoz almasını tavsiye etmişti. Ancak tutukevindeki doktor bu maddelerin alınmasının, açlık grevinin sona ermesi anlamına geleceğini söylemiş.” diye kaydetti.

 

Amnesty İnternational örgütü basın sözcüsü Mariya Guryeva, glikoz alımının açlık grevinin sonlandırma anlamına gelmediğini ifade ederek, “Oleg Sentsov mesela, glikoz alıyor ve yine de açlık grevine devam ediyor. Bu yüzden Emir Üsein’e mektup yazarak ona gerçeği anlatmayı planlıyoruz.” dedi.

 

 

Bilindiği gibi, Kırım Tatar siyasi tutsak Emir Üsein Kuku, 26 Haziran tarihinde başlattığı açlık grevi ile ilgili yazılı açıklama yapmıştı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya Başsavcısı Yuriy Çayka ve Ukrayna’nın Rostov-Na-Donu Başkonsolosu Vitaliy Moskalenko için yazılı açıklama hazırlayan Kuku, Rusya’nın yasa dışı olarak hapiste tuttuğu Ukrayna vatandaşları ve siyasi tutsakları serbest bırakmasını talep ederek, bu konu çözülene kadar açlık grevine devam edeceğini ifade etmişti.

 

YALTA DAVASI

 

Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) görevlileri, 11 ve 12 Şubat 2016 tarihlerinde Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da "terör örgütüne” mensup oldukları şüphesiyle birçok kişinin evinde arama yaptı. Yapılan aramalar sırasında birçok kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların bir kısmı aynı gün serbest bırakılırken, Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk, Enver Bekirov ve Muslim Aliyev mahkemeye çıkarıldı.

 

Kırım’daki Rus mahkemesi tarafından, 12 Şubat’ta yapılan duruşmada, sözde “terör eylemlerinde” bulunmakla ilgili dava kapsamında gözaltına alınan 4 gencin tutuklu kalmalarının gerekçesi olarak, tanıklara baskı yapabilecekleri veya gizlenebilecekleri ve evlerinde bulunmalarının mümkün olmaması gösterilmişti. Böylece mahkeme Enver Bekirov, Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk ve Muslim Aliyev’in tutuklu kalmalarına karar verdi.

 

18 Nisan 2016 tarihinde, Rus kolluk kuvvetlerinin, Rusya tarafından işgal edilen Kırım'ın Yalta bölgesi Kızıltaş (Krasnokamenka) köyünde aramalar düzenlendi, aramalar sonrası iki Kırım Tatarı Refat Alimov ve Arsen Ceparov’un tutuklandığı bildirilmişti. Kırım'da dönemin sözde Savcısı Natalya Poklonskaya, genç adamların Rusya’da yasak olan Hizb-ut Tahrir örgütünün üyesi olmakla suçlanarak gözaltına alındığını açıkladı.

 

 

İşgalciler tarafından Emir Üsein Kuku, Vadim Siruk, Enver Bekirov, Muslim Aliyev, Refat Alimov ve Arsen Ceparov olmak üzere 6 Kırımlı Müslüman hakkında zorunlu psikiyatri muayenesi yapılması kararı verildi. Kırımlı Müslümanlar ayrıca Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nun 278. Maddesi gereğince “Şiddet Kullanarak İktidarı Ele Geçirme Veya İktidarı Elde Tutmak"la suçlandığı belirtildi.

Rusya’nın Rostov Bölge Askeri Mahkemesi, 4 Aralık 2017 tarihinde işgal edilen Kırım’daki sözde Kırım Garnizon Mahkemesi’nin binasında yaptığı duruşmada, sözde Hizb-ut Tahrir davası kapsamında tutuklanan Kırım Tatar aktivist Emir Üsein Kuku’nun davasını incelemeye başladı. Dava sırasında Kırım Tatarlarının tutukluluk süresi 27 Mayıs 2018 tarihine kadar uzatıldı ve Rusya’da yargılanmalarına karar verildi. Yasa dışı olarak yargılanan Kırım Tatarları, 15 Aralık 2017’de Rusya’ya sevk edildi.

 

KUKU AÇLIK GREVİ İLAN ETTİ

 

Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da sözde Hizb-ut Tahrir davası kapsamında tutuklanan Kırım Tatar aktivisti Emir Üsein Kuku’nun 26 Haziran tarihinde açlık grevi ilan ettiği öğrenildi. Siyasi tutsağın eşi Meryem Kuku, eşinin aslında çok sabırlı bir insan olduğunu kaydederek, “Bu önyargılı ve kanunsuz kovuşturma ile terör suçlaması onu bu adımı atmaya itti. Bu, kendisine ve haksız yere tutuklanan diğer siyasi mahkumlara karşı açılan uydurma davalara karşı bir protesto! Güçlü olduğunu biliyorum! Yüce Allah’tan onu daha da güçlendirmesini niyaz ediyorum!” açıklamasında bulundu.

QHA