ANKARA (QHA) 6 ŞUBAT 2019 -

Ankara'da Milli Düşünce Merkezinde 450. Bilgi Şöleni'nde, Kırım Derneği eski genel başkanı Tuncer Kalkay tarafından işgal altındaki Kırım'la ilgili konferans verildi. "İşgal Altındaki Kırım" adlı konferans Kırım Derneği’nin "Kırım’ın İşgalinin 5. Yılı İle Kırım Tatar Sürgünü’nün 75 Yılı Programı" kapsamında Milli Düşünce Merkezi tarafından düzenlendi.

Kırım derneği eski genel başkanı Kalkay, konuşmasına kendisine bu imkanı veren Milli Düşünce Merkezine, başta eski bakan Sadi Somuncuoğlu olmak üzere Milli Düşünce Merkezine kendisini dinlemek için gelen diğer katılımcılara teşekkür ederek başladı.

Tuncer Kalkay sunumuna, Kırım Tatarlarının yaşadığı tarihi süreçlerden başlayarak yaşanan sürgün ve baskı dönemlerini anlattı. Ardından Kırım Tatarlarının tüm Türk dünyasında tanınan aydınlanma hareketinin başlangıcını teşkil eden İsmail Bey Gaspıralı ve Tercüman gazetesinden bahsetti. Gaspıralı'nın çok önemli bir figür olduğunu ifade eden Kalkay, Kırım Vakfı ve Kırım Derneği Genel Merkezinin Gaspıralı adına bir üniversite açılması için başvuruda bulunduklarını hatırlatarak bunun için desteğe ihtiyaçları olduğunu ifade etti.

KIRIM HALK CUMHURİYETİ'NDEN 1944 KIRIM TATAR SÜRGÜNÜNE UZANAN SÜREÇ

Daha sonra 1. Kırım Tatar Milli Kurultayına değinen Kalkay, kurultayın Türk ve İslam dünyasında toplanan ilk demokratik kongre olarak tarihe geçtiğini ifade etti. Ayrıca kurultayda 5 tane kadın vekilinin olduğuna da dikkat çekti. Kırım Tatarlarının kendisine "Andlı  Kurban" dedikleri Numan Çelebicihan'dan da bahseden Kalkay, onun İstanbul’da yetiştiğini ve Kırım Tatarlarının için önemli bir kahraman olduğunu belirtti.

Kırım Tatarlarının hayatında çok önemli bir dönüm noktası olan 18 Mayıs 1944 sürgününe de değinen Kalkay, sürgünden günümüze intikal eden çok fazla hikaye olduğunu hatırlattı. Ardından işgal altındaki Kırım’da milletlere ve yıllara göre nüfus oranlarını sunarak 1944 yılına gelindiğinde, 1783 yılında yarımadada nüfus oranı yüzde yüz olan Kırım Tatarlarının 1944'teki sürgün yıllarında 0'a gerilediğini ifade etti. Sürgünde günlerce süren yolculuklarda hayvan vagonlarında onbinlerce insanın hayatını kaybettiğini, anlatılınca bile insanın tüylerini diken diken eden olayların yaşadığını ve yüzbinlerce Kırım Tatarının Orta Asya çöllerine gönderildiğini söyledi.

Tüm bunlarla birlikte Kırım Tatarlarının sürgüne gittikleri dönemde, Rus propagandasının bölgedeki insanları etkilediğini, Sovyetler tarafından vatan haini olarak deklare edildiğini ifade etti.

VATAN KIRIM'A DÖNÜŞ MÜCADELESİ VE KIRIMOĞLU

Tuncer Kalkay, Kırım Türklerinin milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nu ve Kırım Tatarlarının vatan Kırım'a dönüş mücadelesini de anlattı. Kırımoğlu'nun 60'lı yıllarda parladığı dönemde, Türk dünyası için hatta tüm dünya için çok muteber bir insan olduğunu, çünkü nerede bir haksızlık varsa Kırımoğlu'nun orada olup haksızlıklara karşı çıktığına dikkat çekti. Kırım Türklerinin milli liderinin hayatının önemli bir döneminde hapiste kaldığını da hatırlattı.

Kırımoğlu'nun geçen günlerde 75 yaşına girdiğini ve hala Kırım Tatar Milli Meclisi'nin ve Kırım Tatarlarının milli lideri olarak mücadeleye devam ettiğini ifade ederek, Glasnost ve Perestroyka dönemlerindeki şeffaflaşma adımları ile birlikte Kırımoğlu ve Kırım Tatarlarının hızlı bir şekilde anavatanları olan Kırım'a geri döndüklerini ifade etti. 90lı yıllarda, Kırım Tatarlarının kendi özyönetim organı olan KTMM'yi yeniden kurduklarını ve işgale rağmen hala bu kurumun görevine devam ettiğini, mücadeleyi sürdürdüğünü belirtti.

Kalkay, Türkiye’nin bu dönemde Kırım'a önemli yatırımlar yaptığını, özellikle TİKA (Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı) bünyesinde ciddi projelerin hayata geçirildiğini hatırlattı.

2014 EUROMEYDAN OLAYLARI VE RUSYA'NIN KIRIM'I İŞGALİ

Eski Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç'in 2014'te Euromeydan olayları esnasında yönetimden indirilince Kırım'da da Rusya kaynaklı hareketliliklerin başladığını söyleyen Kalkay, sunumunun asıl kımsında Rus işgaliyle başlayan baskı ve zulüm sürecini de ele aldı.

26 Şubat 2014'te Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosunun gayri meşru referandum kararını ve bunun Kırım Tatarlarınca engellendiğini anımsatan Kalkay, bu gelişmenin hemen ertesi günü 40 bin Rus askerinin Kırım'ı işgale başladığını belirtti. Sonra da Rus propagandası ile halkın işgale hazırlanarak, Ukrayna'da aşırı sağcıların yönetime egemen olduğu algısının yaratıldığını, ardından Kırım Tatarlarının boykot ettiği ve katılımın yüzde 40'larda kaldığı Rus güdümlü sözde hükûmetin illegal referandumunu hatırlattı.

TÜRKİYE KIRIM TATARLARININ YANINDA

İşgalin hemen ardından uygulanan yaptırımların Rusya’yı ciddi anlamda etkilediğini ifade eden Kalkay, dünyanın işgale tepkisinin aslında Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Lahey gibi uluslararası kurumlardan hayli sert tepkiler ve yaptırımlar geldiğini ifade etti.

Türkiye’nin moral desteğinin de bu süreçte çok önemli olduğunu söyleyen Kalkay, Kırımoğlu'na hemen işgalin ardından devlet nişanı verildiğini ve Türkiye’ye her gelişinde devlet başkanı statüsünde karşılandığını hatırlatarak bunun Ruslarda ciddi çekinceler uyandırdığına dikkat çekti.

RUS PROPAGANDA MEKANİZMASI TÜRKİYE'Yİ HEDEF ALIYOR

Türkiye’deki dernek faaliyetlerinin işgale ve Rus propagandasına karşı ciddi bir sınav verdiğini belirten Kalkay, Kırım Derneği genel merkezinin 1955 yılından bu yana faaliyette olduğunu ve 2005 yılından bu yana da teşkilatlar platformu altında toplandıklarını, başta 1944 sürgününü hatırlatmak ve işgale karşı çıkmak amacıyla pek çok etkinlikler gerçekleştirdiklerini söyledi.

Geçen Aralık ayında Türkiye'de hiç bir faaliyeti olmayan bir  "federasyonun" Rus propagandası yaptığını ve bu faaliyetlere karışı dikkatli olmak gerektiğini söyleyen Kalkay, topluma bu tür propagandalara alet olmamaları gerektiğini sık sık hatırlattıklarına dikkat çekti.

KIRIM TATARLARI RUSLARA VE PUTİN'E İNANMIYOR

Kalkay, Kırım Tatarlarının Putin ile anlaşmaya neden yanaşmadıkları konusunda tartışmalar olduğunu söyleyerek Kırım Tatarlarının Putin ve yönetiminin ne olduğunu eskiden beri bildiklerini belirtti. Putin'in Kırım Tatarları adına hiçbir vaadinin gerçekleştirilmediğini söyleyen Kalkay, Kremlin yönetimin hiçbir şartta güvenilecek bir tarafının olmadığını ifade etti .

Rusya’nın toplumu yönlendirecek algı yönetimlerinden hiçbir şekilde vazgeçmediğini özellikle Rus propaganda mecrası Sputnik eliyle bunun yapıldığını belirten Kalkay, Kırım Tatarlarının nerede durduğunu ve Kırım Tatarlarının destekleyen insanların da nerede durması gerektiğine dikkat çekti. Türklerin büyük çoğunluğunun sağduyulu davranarak bugün Kırımoğlu’nun yanında durduklarını söyleyen Kalkay, bu tavrın bundan sonra da devam etmesini temenni ettiklerini ifade etti. 

Tüm bu sorunları anlatmak ve Kırım’ın güllük gülistanlık olmadığını Türkiye’ye ve dünyaya göstermeleri gerektiğini belirten Kalkay, Kırım’a asker yığılarak askeri üs hale getirildiğini, özellikle Kırım'a yerleştiririlen nüfusun çoğunlukla eski Rus askerleri olduğunu söyledi. Bu unsurların yarımadaya özellikle yerleştirildiğini belirten Kalkay, böyle bir yönetime güvenmenin asla mümkün olmadığını söyleyerek sözlerini sonlandırdı.

QHA