VİYANA (QHA) -

Viyana'da 20 Haziran tarihinde Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) düzenlediği "İstikrarsızlık Koşullarında Medyanın Özgürlüğü" isimli konferansı çerçevesinde "Gazetecilere Karşı İşlenen Suçların Cezasız Kalmasını Durdur; Hak Savunucuları Kırım'da İfade Özgürlüğün Düşmanlarını Açıklayacak" isimli etkinlik yapıldı.

İnsan Hakları Bilgi Merkezi hak savunucularının Ukrayna Enformasyon Politikası ile işbirliği yaparak hazırladıkları listede, işgal edilen Kırım’da gazetecilere karşı baskı uygulanmasında ve ifade özgürlüğü kısıtlamasında parmağı olan 50’den fazla kişi yer aldı.

Etkinlikte konuşan Ukrayna Enformasyon Politikası Bakanlığı Danışmanı Yuliya Kazdobin, “Rusya’nın işgal edilen Kırım’da, kendi topraklarında da olduğu gibi yasal yöntemlere göre hareket etmediğini anlıyoruz. Maalesef, Ukrayna ve uluslararası toplumunun elinde yarımadadaki ifade özgürlüğü ile ilgili durumu gerçekten etkileyecek çok az araç bulunuyor. Fakat biz, baskı araçları ne kadar  kusurlu olursa olsun, suçların cezasız kalmamasını gerektiğini düşünüyoruz. Suçlar belgelendirilmeli, suçlular ise sorumlu tutulmalıdırlar” ifadelerini kullandı.

Suçluları cezalandırabilmek adına İnsan Hakları Bilgi Merkezi’nin Ukrayna Enformasyon Politikası ile işbirliği yaparak işgal edilen Kırım’da gazetecilerin haklarını ihlallerine ilişkin bilgileri topladığını, listeler oluşturduğunu ve onları savcılığa ilettiğini kaydeden Kazdobin, “İşgal edilen Kırım’da gazetecilerin haklarını ihlal edenler, ifade özgürlüğü düşmanları, onların faaliyetlerinin farkedilmeden kalmadığını bilmeli. Er ya da geç sorumlu tutulacaklar.” dedi.

BlackSeaNews Genel Editörü Andrey Klimenko, işgalciler sözde referandum düzenlendikten kısa bir süre sonra işgal edilen Kırım’dan taşındığını anlattı. Amerikalı teşkilat The Atlantic Council’da Kırım’da insan hakları ihlalleriyle ilgili konuşma yaptıktan sonra Klimenko, Rusya'nın toprak bütünlüğünü ihlal etme çağrılarda bulunmakla suçlanarak Rus terörist ve aşırıcılar listesine alındı. Klimenko söz konusu listenin sürekli büyüdüğünü belirtti. Klimenko ona kaşı dava açıldıktan sonra Kırım’da meslektaşı Tatyana Guçakova’nın evine baskın düzenlenip arama yapıldığını, bundan sonra Guçakova’nın da Kırım’dan taşınmaya zorunda kaldığını anlattı.

Andrey Klimenko, Rusya’nın Kırım’ı askeri üsse çevirdiğini ve askeri üste ifade özgürlüğü diye bir şeyin olmadığı görüşünü paylaştı.

Kırım Haber Ajansı (QHA) Genel Müdürü Gayana Yüksel, işgalin başlarında Ukraynalı ve Kırım Tatar basın kuruluşlarına yapılan baskıları anlattı. Kırım Tatarları toplu olarak Kırım’ın yasa dışı işgaline karşı çıktıkları için Kırım Tatar basın kuruluşlarına  yapılan baskıların özelikle sert olduğunu belirten Yüksel, “Ağustos 2014’te biz, QHA Genel koordinatörü olan eşim İsmet Yüksel’le Türkiye’ye ziyaret için gittik. 10 Ağustos’ta geri döndüğümüz zaman Armanpazarı’nda (Armyansk) FSB sınır servisi görevlileri, İsmet’e Rusya ve Kırım’a girişinin beş sene boyunca yasaklandığını bildirdi. O zaman Kırım’da çalışamayacağımızı anladık. Yarımadada faaliyetlerimizi durdurmamızı talep eden tehditler geliyordu. Ajans çalışanları FSB’ye sorgu için çağırılıyordu. 22 Nisan 2015’te ben Aşırılıcılıkla Mücadele Merkezi'ne çağırıldım. Orada sorguya çekildim ve 2006'da yayınlandığım bir makale hakkında tutanak tutuldu. Böylece FSB’nin yasaları geriye dönük kullanmayı düşündüğünü gösterdiler. 2015 yılında işgal edilen Kırım’da QHA’nın faaliyeti durduruldu, çünkü işgalciler bize çalışma izni vermediler. Bu yüzden ajansımızı Kiev’e taşıdık.” diye anlattı.

Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği Sekreteri, Kırım.Hakikat gazetecisi Yelena Yurçenko, Rusya’nın Kırım’ı işgal ettikten sonra yaptığı ilk şeyin yarımadada Ukraynalı televizyon ve radyolarını kapatmak olduğunu belirterek, “Bu adım, işgalin başarısının Rus propagandasına ve Ukrayna ile dünya hakkında yayınlanan yalan haberlere bağlı olduğunu gösterdi. Bundan sonra yarımadada bağımsız basın kuruluşlarının çalışmasını imkansız kılan şartlar oluşturuldu. Gazeteciler ve ajansları Kırım’dan itiliyordu. Onlardan bazıları, örneğin ‘Çernomorskaya’ televizyon kanalı ekipmanından mahrum bırakıldı, çünkü işgalci yönetim tüm ekipmanını gasp etti. Aralarında dünyanın tek Kırım Tatar televizyon kanalı olan ATR de olmak üzere toplam Kırım’dan 11 yayın kuruluşu taşınmak zorunda kaldı.” diye kaydetti.

Etkinliğin möderatörü, İnsan Hakları Bilgi Merkezi üyesi, gazeteci Yuriy Lukanov, ifade özgürlüğü haklarını kullandıkları için Akyarlı Nomus Analitik Merkezi çalışanları Dmitriy Ştınlikov ve Aleksey Bessarabov’un da kovuşturulduğunu söyledi. Lukanov daha önce gazetecilerin Rusya toprak bütünlüğü ihlaliyle şimdi ise sabotaj faaliyetleri hazırlamakla suçlandığını ifade etti.

Kırım sakinleri Vladimir Dudka ve Aleksey Bessarabov Rusya tarafından işgal edilen Kırım’da güya yarımadanın topraklarında sabotaj  planlamakla suçlanıyor.

46 yaşındaki Dmitriy Ştıblikov, Sivastopol sakini, Kiev Müşterek Operasyon Komuta Yüksekokulunda okudu. Ancak 25 yıldır “Çernomorskaya Bezopasnost” (Karadeniz Güvenliği) isimli dergide gazetecilik ve editörlük yapıyor. Arasıra Ştıblikov televizyonu ve konferanslara uzman olarak katılıyordu. 2012 yılında Sivastopol’deki Rusya Karadeniz Filo’sunun varlığının büyütülmesine aktif bir şekilde karşı çıkmıştı.

40 yaşındaki Aleksey Bessarabov, Nomos yayınının muhabiri. Varşova’da eğitim gördü birçok Avrupa konferansına katıldı.

Daha önce Viyana’da 19-20 Haziran tarihlerinde kriz koşullarında medya çalışmalarını konu alan AGİT konferansının yapıldığı bildirilmişti.

Gazeteciler ve medya uzmanları, Viyana’da yapılacak konferansta yanlış bilgiler (dezenformasyon) ve propagandanın barışın sağlanmasını ve barış süreçlerini nasıl etkilediği, gazetecilik mesleğini ve genel olarak demokratik esasları nasıl baltaladığı konusunu ele aldı.

QHA