GÜMÜLCİNE (QHA) 17 EKİM 2018 -

Batı Trakya Türklerinin yayın organlarından olan Millet Gazetesi geçtiğimiz günlerde Türkiye'deki Ortodoks Rum cemaati ile Batı Trakya Türk toplumunun durumlarını karşılaştıran bir haber yayınladı.

Millet Gazetesi, "Türkiye'deki Rum Azınlık mutlu, Batı Trakya'daki Türk Azınlık mutsuz" başlığı ile yayınladığı haberde Yunanistan'ın çifte standartını vurguladı. Türkiye'deki Rum azınlığa tanınan haklar ile karşılaştırıldığında Batı Trakya Türklerinin dini özgürlük alanlarının ne kadar kısıtlı olduğu vurgulandı.

Millet Gazetesi'nin analiz haberindeki belli başlıklar şu şekilde:

"İstanbul Gayrımüslim (Rum) Azınlığın ve Ortodoksluğun ruhani lideri Patrik Bartholomeos, Türkiye'nin kendisine ve azınlığına fazladan sunduğu imkarların nedeniyle mutlu bir yaşamın tadını çıkarırken, Batı Trakya'daki Türk Azınlık ve seçtiği Müftüler kendilerine uygulanan haksızlıklarla karşı karşıya.

Sümela Manastırı'ndaki ayin programları dışında 3 yıl aradan sonra Trabzon'a gelen Bartholomeos, havalimanından restorasyon çalışmaları nedeniyle ziyarete kapatılan Sümela Manastırı'na geçti. 88 yıl aradan sonra ilk kez 15 Ağustos 2010'dan itibaren yılda bir kez bir günlüğüne Hristiyan Ortodokslar'ın Sümela Manastırı'nda ayin yapmasına izin verilmesinin ardından 6 yıl boyunca Trabzon'a gelen Fener Rum Patriği Bartholomeos, kaya düşme riskine karşı 22 Eylül 2015 ziyarete kapatılan Sümela Manastırı'nda ilk kez incelemelerde bulundu.

"Sayın Cumhurbaşkanımız, Hükümetimiz inanç turizmine büyük ilgi gösteriyorlar" diyen Patrik Bartholomeos, "Biz de patrikhane ve din adamları olarak inanç turizmine ve ibadet yerlerinin korunması için ilgi gösteriyoruz. Böyle güzel eserler restorasyonlar yapıldığında seviniyoruz. İlgili makamları tebrik ediyoruz. Ümit ederim ki, hepinizin yardımlarıyla ve özellikle Kültür Bakanlığı'nın, İçişleri Bakanlığı'nın izinleri ile 15 Ağustos'ta Meryemana Günü'nde geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yine ayin yapabileceğiz bu manastırda. Her şey için ümitliyim. Her şeyin daha iyi olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yunanistan'da Osmanlı'dan kalan cami, hamam, köprü gibi tarihi eserlere sahip çıkmayarak sistematik olarak yok edilmektedir. Bu eserlerin çoğu yok olamaya terk ediliyor. Yönetim, Türk İslam eserlerini tadilat adı altında ya tahrip ederek Bizans eseri olarak sahipleniyor veya farklı bahanelerle müze ve depo olarak kullanıyor. Yapılan araştırmalar neticesinde özellikle Selanik kentindeki Osmanlı eserlerinin çoğunun yok edildiğini gösteriyor. Ayakta kalanların ise çoğunun bar, sinema ve eğlence sektörüne hizmet binaları olarak kullandıkları biliniyor. Geçtiğimiz günlerde ülkeyi etkileyen kasırga nedeniyle Yanya kentindeki Ali Paşa Camii'nin bakımsızlık nedeniyle hasar gördüğü basında yer almıştı.

Türkiye, devlet olarak azınlık statüsünde bulunan ve İstanbul Rum Ortodoks Cemaatinin ruhani lideri konumundaki Patrikhane ve ruhbanlarına Lozan Antlaşması'nın ve Anayasa'nın sağladığı hakların üstünde hak ve imkanlar sunmaya devam ediyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, devlet olarak bunun insan ve azınlık haklarına ve ülkede yaşayan gayrımüslim azınlıklara verilen değerin bir ifadesi ve esnekliği olarak yapıldığını son Batı Trakya ziyaretinde Gümülcine'deki konuşmasında dile getirmiş ve Yunanistan'ın da bu şekilde davranması, en azından Batı Trakya Türk Azınlığı'nı sahip olduğu asgari haklarından mahrum etmemesi gerektiğini vurgulamıştır.

İstanbul'daki Ortodoks Azınlıkların karşılığı olan Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı, buna rağmen Yunanistan'ın Lozan Antlaşması ve uluslararası insan ve azınlık haklarını ihlal etmesiyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor."

Türkiye'de durum bu iken Batı Trakya'da Türk Azınlık toplumunun dini kurumları olan müftülükler hala devletin işgali altında. Yunanistan, Azınlığın özerk ve özel kurumlar statüsündeki müftülüklere keyfi olarak el koymuş ve farklı düzenlemelerle insan haklarına aykırı bir biçimde tasarruflarda bulunmaya devam ediyor. Yunanistan, Azınlığın seçtiği dini liderleri tanımıyor ve onları çeşitli bahanelerle mahkemeden mahkemeye koşturarak hapis cezalarına çarptırıyor.

QHA