ANKARA (QHA) - 9 ARALIK 2018 -

Doğu Türkistanlı Erşidin Erkin'in, Çin’in Uygur Türklerine yaşattığı zulüm ve baskıları önce Türk halkına sonra da dünyaya duyurmak için başlattığı yürüyüşte sona yaklaşıldı. 1 Aralık'ta İstanbul'dan Ankara'ya yürümeye başlayan Erkin'in, bir günlük yolu kaldı. 

Kırım Haber Ajansı, Erşidin Erkin’e Ankara yürüyüşü esnasında Kahramankazan’da eşlik etti. QHA'ya konuşan Erkin, yürüyüşünün detaylarını ve amacını anlattı. Doğu Türkistan’da daha önce 35 milyon olan Uygur Türklerinin nüfusunun 25 milyona indiğine dikkat çeken Erkin, "10 milyon insanımızı şehit ettiler" dedi. Çin'de yaşayan milyonlarca Uygur Türkü'nün toplama kamplarına götürülerek zulüm ve asimilasyona maruz kaldığını belirterek, bu yürüyüş ile farkındalık yaratmak istediğini ifade eden Erkin, "Uygur Türkleri'ne destek olmak, tüm dünyada kendine Türk ve müslüman diyen herkesin namusudur" diye konuştu.

 

Erkin, Doğu Türkistan için gerçekleştirdiği “onur ve farkındalık yürüyüşünü” şu şekilde anlattı:

“Ben kendi öz topraklarımda Türk’üm Müslümanım diyemeden büyüdüm.  Türk ve Müslüman olduğum, Kur’an eğitimi aldığım için bir sene hapishanede kaldım.(2004) Bir sene  her gün iki dilim ekmek yarım kutu su ile hayatta kalmaya çalıştım. Abimin başına da aynı şey geldi. İki sene kaldığı Çin hapishanelerinde aklını yitirdi… 1 Aralık’ta İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüşe başladım.Bu yürüyüşteki en büyük amacım şunu duyrumak; ana vatanımız olan Doğu Türkistan’da 35 milyon nüfusumuz vardı. Son on yıl içinde nüfusumuz 25 milyona düştü.  Bu aradaki 10 milyon nüfusumuz nereye gitti. Şunu kesinlikle söleyebilirim ki, bunların hepsi şehit edildi.  Şu anda kız kardeşlerimizden anne ve babalarımıza kadar hepsi toplama kamplarına atıldı. Suçları neydi? Türk olmak mı? Müslüman olmak mı? Allah şahit ki bunların hiçbir suçu yoktu.

"YÜRÜYÜŞÜMÜN TEK AMACI,DOĞU TÜRKİSTAN'DAN KIRIM'A TÜM DÜNYADA ZULÜM GÖREN TÜRKLERİN SESİNİ DUYURMAK"

Ben bu yürüyüşü başlatarak, Türk topraklarında Türk olan, müslüman olan kardeşlerimize şunu söylemek istedim : Bu iki bayrağı(Türkiye ve Doğu Türkistan bayrağı) da yanımda taşıyorum.  Doğu Türkistan’da yaşayan, zulme uğrayan kardeşlerimizin emanetidir, bu bayraklar. ben Doğu Türkistan'daki Türk kardeşlerimizin emanetini Ankaraya götürüyorum. Amacım sadece Doğu Türkistan'da, Kırım’da ve tüm dünyadaki Türk topraklarında zulme uğrayan kardeşlerimizin sesini duyurmak ve destek vermelerini sağlamak için yürüyüş yapıyorum. Ben burada destek istediğim kardeşlerime bizim için savaşın demiyorum sadece bize destek verin diyorum. Kardeşlerimizden, İşgalci Çinlilerin bu zulümlerine dur demelerini istiyorum. Ve sizlerin de buna destek olmasını istiyorum. Benim ailemde kalanların hepsi burada abilerim ve babam Türkiye'de ama benim 15'den fazla akrabam Çin’in zulüm kamplarında. Hapishanede olanların hepsi bizim kardeşimiz, anne babalarımız onlara sahip çıkmalıyız. Bu zulme sahip çıkmak sadece bizim namusumuz değil. Çin, tüm dünyadaki Türk ve Müslüman olanlarla dalga geçiyor. İmanımız ile dalga geçiyor. Biz Türk ve Müslüman olmanın bedelini kan ile ödüyoruz.  Ellerimizi Yemen ve Filistin'e kaldırdığımız kadar ne zaman Doğu Türkistan için kaldıracağız?Neyi bekliyoruz?" 

Erşidin Erkin’in yanında İstanbul’dan beraber yola çıktığı Uygur Türkü Zülfikar Ali ve onlarla yolda bir araya gelerek Ankara'ya yürüyen aktivistler de vardı.

Erşidin Erkin, son olarak yarın öğle saatlerinde(12:00-13:00) Ankara’ya giriş yapacağını ve kendisine destek olmak isteyen Türk kardeşlerini beklediğini ifade etti.  

QHA