KİEV (QHA) -

Pilip Orlik Demokrasi Enstitüsü uzmanı ve Kırım Tatar halkının statüsü ile ilgili yasayı hazırlayan grup üyesi Natalya Belitser, Kırım Tatar halkının kaderini tayin etme hakkının yasal düzeyde kabul edilmesinin, Ukrayna’nın Donetsk ve Lugansk bölgelerindeki bazı mıntıkalarda teröristlere taviz verilmesi için bir emsal olmayacağını belirtti.
 
Natalya Belitser, QHA’ya verdiği demeçte “Kırım’ın özerklik statüsü başta olmak üzere (Kırım Tatarlarının hakları ile ilgili) atılan bazı adımlar, yerel halkın toprağı açısından ciddi hukuki temellere dayanıyor. Hiçbir durumda Donetsk ile Lugansk illerinin bazı bölgelerine özel bir statünün verilmesini haklı göstermez, çünkü orada kaderini tayin etme hakkına sahip bir halk yok” diye kaydetti.
 
Köklü halkların hakları ve ulusal azınlıkların hakları arasındaki farkların hem politikacılar, hem de sıradan vatandaşlara anlatılmasının çok önemli olduğunu ifade eden Belitser, “Bu toplum ve politikacılarımız için çok önemli, çünkü herkes aradaki farkı anlamıyor. Yani bu ilk önce uluslararası normlara göre yerli halkların haklarını bağlıyor ve aralarından en önemlisi kendi kaderini tayin etme hakkını bağlıyor. Köklü halklar bu hakka sahipken, ulusal azınlıklar dahil hiçbir azınlığın böyle bir hakkı yok” dedi.

Daha önce QHA, Kırım Tatar halkının statüsü ile ilgili yasa tasarısının hazırlandığını bildirmişti. Söz konusu belgede, Kırım Tatarlarının kaderini tayin etme hakkı öngörülecek ve Kırım Tatar Milli Meclisi’nin Ukrayna devlet bütçesinden finanse edilmesinin mekanizmaları belirlenecek.

QHA