ANKARA (QHA) -

Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "PYD özellikle Rusya-Türkiye arasında yaşanan gerilimden sonra, Rusya'nın bölgesel planlarının lejyoneri, paralı askeri haline gelerek, Türkiye'ye zarar vermeyi öncelik haline getirmiş durumda. YPG, PYD kesinlikle Kürtlerin temsilcisi değil, Suriye'nin temsilcisi değil, Rusya'nın lejyoner, paralı askerleridir" dedi.

Başbakan Davutoğlu, "Rusya hastaneleri, okulları bombalıyor. Türkiye sınır güvenliği aldı diye Rusya Türkiye'yi BM Güvenlik Konseyi'ne şikayet ediyor. Bu ne arsız bir yaklaşım. Bombardımanları alçak Rus uçakları yapıyor" ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Davutoğlu, "Yaptığımız bu operasyon neticesinde şu anda YPG unsurları Azez civarında ilerleyemiyor. Bundan sonra da Azez'e yaklaşırlarsa bizden en şiddetli tepkiyi göreceklerdir. Bölgedeki havaalanı herhangi bir şekilde Suriye muhalefeti güçlerine ve masum sivillere karşı kullanılmaya kalkılırsa o havaalanıyla ilgili de daha önce aldığımız tedbirleri almaya devam eder; havaalanını kullanılmaz hale getiririz" dedi.

"Hangi kirli hesabın adına bunları yapıyorsunuz?"

Başbakan Davutoğlu Rusya'nın Azez'deki hava bombardımanlarına tepki göstererek, şöyle konuştu: "Suriye'deki gelişmeler hem büyük bir insanlık trajedisine hem de ulusal güvenliğimizi doğrudan tehdit edecek bir hale dönüşmüş durumda. Rusya, DEAŞ'la mücadele kılıfı altında DEAŞ dışında kalan bütün muhalif gruplara, sivillere yoğun bir şekilde saldırıyor. Dün gece geç vakit geldikten sonra arkadaşları son durumu öğrenmek için gece yarısı konutuma çağırdığımda Rus uçaklarının bombardımana tabi tuttuğu Tel Rıfat ve Azez ilçelerinin resimlerini gösterdiler. Emin olun boş bir alan dahi yok ki bomba düşmemiş olsun. Bre insafsızlar, ne istersiniz bu topraklardan? Hangi kirli hesabın adına bunları yapıyorsunuz?"

"Ellerindeki süresi geçmiş bombaları tüketmeye çalışıyorlar"

Rusya'nın elindeki süresi geçmiş bombaları tüketmek için hava saldırıları düzenlediğini ifade eden Davutoğlu, şu açıklamalarda bulundu: "Bunu gerekli yerlerle de paylaştık. Rus uçakları akıllı bomba kullanmıyorlar. Yaptığımız tetkikler şunu gösterdi ki Rus uçakları bombaları yüklüyorlar ve ellerindeki bütün bu bombayı tüketiyorlar ve nereye attıklarını da hiç hesap etmiyorlar. Sadece dün Tel Rıfat'a 200 sorti yaptılar. Düşünün bir küçük kasabaya. Her bir sortide ne kadar bomba atıldığını düşünün. Niye atıyorlar? Çünkü ellerindeki süresi geçmiş bombaları tüketmeye çalışıyorlar. Bu kadar alçakça bir plan içindeler. Çünkü en önemli konulardan biri mühimmat konusunda süresi geçmekte olan mühimmatın tüketilmesi. Hem bir taraftan sivilleri öldürüyorlar bir taraftan muhalefeti zayıflatıyorlar bir taraftan rejime destek veriyorlar bir taraftan da ellerindeki mühimmatı bitirerek bu mühimmatı kendi ülkelerinde tahrip ettiklerinde yol açılabilecek çevre zararlarını Suriye'ye taşımış oluyorlar. Bu kadar adice bu kadar insanlık dışı bir plan içindeler" dedi.

"Kürtleri katletmiş büyük abilerine Rusya'ya gittiler"

Davutoğlu, "Bu yaz, Halep'ten Humus'a doğru muhalefet ilerlemeye başlayınca büyük abilerine gittiler. Tarih boyu Müslümanlara zulmetmiş büyük abilerine, Doğu Anadolu'da Türkleri, Kürtleri katletmiş büyük abilerine Rusya'ya gittiler” ifadelerini kullanarak sözlerine şöyle devam etti: “'Sen gel biz yapamıyoruz, bu katliamı sen tamamla dediler. Sen daha iyi bilirsin katliamı, sen yap' dediler. 30 Eylül'den bu yana bu alçak, bu hain, bu barbar uçaklar sivil-asker ayrımı yapmadan çocuk-yaşlı ayrımı yapmadan 8 bine yakın sorti yaptılar. Şimdi güya barışa doğru gideceğiz derken Münih görüşmesinde aynı alçakça saldırıyı devam ettiriyorlar ki ateşkes sağlanmadan önce Türkiye'nin Halep'e olan koridoru kapansın ve Halep açlığa mahkûm edilsin. Sonunda zafer mutlaka inananların olacaktır"

“Mukbelede bulunmaya devam edeceğiz”

YPG hedeflerinin vurulmasına ilişkin de konuşan Davutoğlu, "En son Rusya'nın hava desteğiyle PYD, Minnak Havaalanı'nı ele geçirdikten sonra Türkiye sınırına çok yakın 100 bin insanın yaşadığı Azez'e saldırı gerçekleştirdi. Bu çerçevede Türkiye'ye dönük yeni bir mülteci akınına mahal vermemek ve mültecilerin güvenli şekilde bulundukları yerde kalmalarını temin etmek üzere cumartesi gününden itibaren Esad rejimi ve onun uşağı, onun piyonu, Rusya'nın piyonu olan PYD' ye YPG' ye yönelik hedeflere angajman kuralları çerçevesinde mukabelede bulunuyoruz. Mukabelede bulunmaya devam edeceğiz. Bana ilk topçu mukabelesi yapıldığında Azez'den gelen sesleri arkadaşlar dinletti. Emin olun insanlar sokağa çıkmış, Türkiye'ye dua ediyordu" diye konuştu.

"YPG/PYD Rusya'nın paralı askerleridir"

Başbakan Davutoğlu, konuşmasında şunları kaydetti: "DEAŞ, PYD ve YPG gibi terör örgütleri bu toprakların asli unsurları değildir. Bunlar arızi ve gayrimeşru unsurlardır. Suriye'deki temel problem Esad rejiminin sorunların esas kaynağı olarak görülmemesidir. Suriye'deki temel problem DEAŞ'la mücadele söylemi ve görüntüsü altında Esed rejiminin ömrünün uzatılmasıdır. DEAŞ'la mücadele ettiği varsayımıyla desteklenen YPG ve PYD de aynı gerekçeyle ses çıkarılmayan Rusya da DEAŞ'la mücadele etmiyor. PYD özellikle Rusya-Türkiye arasında yaşanan gerilimden sonra Rusya'nın bölgesel planlarının lejyoneri, paralı askeri haline gelerek Türkiye'ye zarar vermeyi öncelik haline getirmiş durumda. YPG/PYD kesinlikle Kürtlerin temsilcisi değil, Suriye'nin temsilcisi değil, Rusya'nın lejyoner, paralı askerleridir"

Rusya'ya "BM'ye şikayet" tepkisi

Rusya'nın Türkiye'yi Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'ne şikayet etmesini eleştiren Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Günlerdir Rus uçaklarının bombardımanı altında hastaneler, okullar bombalanıyor. Resimleri gördüğünüzde yüreğiniz parçalanacak şekilde çocuklar katlediliyor. Bedenler parçalanıyor. Bunları yapanlara karşı Türkiye, kendi sınır güvenliği için tedbir aldı diye Rusya, Türkiye'yi BM Güvenlik Konseyi'ne bugün şikayet ediyor. Bu ne arsız, bu ne küstah bir yaklaşım? Kendisi bombardımanlarla oradaki mazlumları katledecek Türkiye kendi sınırından yaptığı mukabelelerle sınır güvenliğini sağlamaya çalışacak. Rusya gidip Türkiye'yi BM Güvenlik Konseyi'ne şikayet edecek. Neden? Çünkü kendisi BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi. Onun için işte biz dünya beşten büyüktür, diye haykırıyoruz.”

"Bu bombardımanları alçak Rus uçakları yaptı"

Başbakan Davutoğlu, BM ve ABD'den Suriye'de yaşanan gelişmelere karşı net tavır almalarını talep ederek şöyle konuştu: "İşin ilginç tarafı Rusya'nın bu suçunu yüzüne vurması gereken ABD ve diğer müttefiklerimiz sanki ortada bir suçlu özne yokmuş gibi bir anonim suçlu üzerinden Halepli sivillere yönelik bombardımanı kınıyoruz diyorlar. Kim yaptı bu bombardımanları, açıkça adını söyleyin? Bizler açık ve gür sesle söylüyoruz. Bu bombardımanları alçak Rus uçakları yaptı. Utangaç ifadelerle açıklamalar yapılıyor. Kim yaptıysa yapmasın. Sanki böyle rica dilli söylemlerle bu bombardımanlarla duracak. Sesi gür olmayanın sesi çıkmasın. Sesi gür şekilde çıkacak olanlar da korkmadan, cesurca söylenecek sözü dile getirsin. BM'den, Avrupalı dostlarımızdan, müttefikimiz ABD'den bu insanlık dışı kıyıma karşı açık ve net bir tavır göstermelerini beklemek bizim hakkımız ve bunu tekrar etmeye devam edeceğiz"

"Azez'e yaklaşırlarsa bizden en şiddetli tepkiyi görecekler"

Türkiye Başbakanı Davutoğlu, konuşmasında şunları kaydetti: "Yaptığımız bu operasyon neticesinde şu anda YPG unsurları Azez civarında ilerleyemiyor. Bundan sonra da Azez'e yaklaşırlarsa bizden en şiddetli tepkiyi göreceklerdir. Bölgedeki havaalanı herhangi bir şekilde Suriye muhalefeti güçlerine ve masum sivillere karşı kullanılmaya kalkılırsa o havaalanıyla ilgili de daha önce aldığımız tedbirleri almaya devam eder; havaalanını kullanılmaz hale getiririz"

"Kürtlerin devleti Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir"

Kürtlerin devletinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Rusya ve Esad rejiminin çıkarlarını savunan bu terör örgütüne karşı aldığımız tedbirleri de artırarak sürdüreceğiz. Bu tedbirleri Türkiye'nin Kürtlerle savaşı olarak lanse etmeye çalışan uluslararası algı mühendislerine ve onların iş birlikçilerine karşı bir çift sözümüz var. Öyle bir algı oluşturmaya çalışıyorlar ki 'Türkiye, Kürt bölgelerini topa tutuyor'. Rusya'nın Azez'i bombaladığını görmüyorlar. Bizim tavrımızı sanki bütün Kürtlere yönelik bir tavırmış gibi yansıtarak bir algı operasyonu yapıyorlar. Bizim iç ve dış politikamız hiçbir zaman etnik ve mezhep temelli olmamıştır, olmayacaktır. Kürtlerin bir devleti vardır. O da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Kürtler bizim asli vatandaşlarımızdır. Bu toprakların sahipleridir. Kimse Kürtleri bu topraklarda yabancılaştıramaz. Kürtleri kimse istismar etmeye kalkmasın. Kürtlerin devleti de hamisi de koruyucusu da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir"

"PYD VE YPG, PKK terör örgütünün Suriye koludur"

Davutoğlu PYD ve YPG'nin, PKK'nın Suriye'deki kolu olduğunu kaydederek şu ifadeleri kullandı:  "PYD ve YPG'yi bir Kürt örgütü olarak değil; terör örgütü olarak ele alıyoruz. PYD ve YPG, PKK terör örgütünün Suriye koludur. Talimatlarını Kandil'den almaktadır. PYD ve YPG, Suriye rejiminin ve işgalci bir güce dönüşen Rusya'nın kuklasıdır. Rusya ve Esad rejimi adına sayısız katliamlar yapmaktadır. PYD ve YPG'yi Suriye'deki Kürtlerin temsilcisi olarak değil, işgalci Rus güçlerinin ve eli kanlı Esad rejiminin taşeronluğunu ve lejyonerliğini üstlenen bir terör örgütü olarak görüyoruz."

QHA