ANKARA(QHA) -

Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Sekreteri Namık Kemal Bayar, Rusya'nın mutlaka Kırım'ı Tatarsızlaştırmak isteyeceğine dikkat çekerek, "Tatarların Kırım'dan ayrılmasını isteyecek. 1944'te Tatarları hayvan vagonlarına koyup sürdüler. Bugün de işten çıkararak, iş imkânlarını elinden alarak veya ekonomik açıdan zayıflatarak bunu sağlamaya çalışıyorlar" dedi.

Kırım Tatarlarınca 26 Haziran 2010'dan bu yana her yıl kutlanan Kırım Tatar Milli Bayrak Günü dolayısıyla Kırım Tatarlarının temsilcileri,  2014'te Rusya’nın yasa dışı ilhak ettiği yarımadada Kırım Tatarlarının yaşadıkları hak ihlalleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Dünya Kırım Tatarları Kongresi Genel Sekreteri Bayar, Kırım'da herhangi bir ortamda Rus işgaline karşı konuşulduğunda her an tutuklanma tehlikesiyle karşı karşıya olunduğunu belirtti.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre Bayar, Kırım'ın tam anlamıyla bir hapishaneye çevrildiğini dile getiren Bayar, bölgede çok ciddi baskının olduğunu kaydetti.

Bayar, Kırım'ın, dünyada insan haklarının en fazla ihlal edildiği bölgelerden biri olduğuna dikkati çekti.

İşgalin ardından binlerce Kırım Tatarının baskılar nedeniyle göç etmek sorunda kaldığını söyleyen Bayar, "Rusya mutlaka Kırım'ı Tatarsızlaştırmak isteyecek. Kırım Türklerinin tamamen Kırım'dan ayrılmasını isteyecek. Zaten Rusya'nın 1783'den bu yana politikası bu. Kırım'ı Ruslaştırma politikası var. 18 Mayıs 1944'te Kırım Tatarlarını hayvan vagonlarına koyup sürdüler. Bugün de Kırım Tatarlarını işten çıkararak, iş imkanlarını elinden alarak veya ekonomik açıdan zayıflatarak Kırım'dan bir şekilde gitmelerini sağlamaya çalışıyorlar." diye konuştu.

Bayar, işgalden önce 350 bin olan Kırım Tatar nüfusunun 330 bine düştüğüne işaret etti.

Rusya'ya yönelik yaptırımların sertleşerek devam etmesi gerektiğini vurgulayan Bayar, "Artık uluslararası mahkemelerin Kırım'da insanlığa karşı işlenen bu suçlara karşı harekete geçmesi gerekiyor. Uluslararası mahkemelerin her geciktiği gün Kırım'daki işgalci yöneticiler, Moskova'nın yöneticileri Kırım'da daha fazla insan hakkı ihlal etme, pek çok insanı kaçırma ve yok etme cesaretini kendilerinde buluyor." değerlendirmesinde bulundu.

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Tuncer Kalkay da Kırım Tatarlarının gerek tarihte gerekse de bugün büyük sıkıntılar yaşayan bir halk olduğunu belirtti.

Her dönem yok olma tehlikesi yaşayan Kırım Tatarlarının varlıklarıyla ilgili sembollerin çok önemli olduğuna dikkati çeken Kalkay, eski dönemlerden bu yana Türk boylarının bir kısmı ve Kırım Hanlığınca da kullanılan mavi renkli ve sarı Tarak Tamgalı bayrağın 1917'de kurulan ve kısa süreli yaşayan Kırım Demokratik Cumhuriyetince de (Kırım Ahali Cumhuriyeti) kullanıldığını anımsattı.

Kırım Tatarlarının 1944'teki büyük sürgünde nüfuslarının büyük bölümünü kaybettiğini, Sovyetler'in son dönemlerinde Kırım Tatarlarının vatanlarına dönmeye başladığını hatırlatan Kalkay, 1917'den sonra 26 Haziran 1991'de toplanan ilk Kurultayın milli bir gün olarak kutlanması yönündeki teklifler dolayısıyla 2010'da alınan kararla bu tarihin Bayrak Günü olarak kutlanmasına karar verildiği anlattı.

Kalkay, Bayrak Günü'nün 2014'ten sonraki ilhaktan sonra Kırım'da kutlanmasına izin verilmediğini, bu nedenle Ukrayna'nın başta başkent Kiev olmak üzere başka kentlerinde organizasyonlar düzenlendiğini dile getirdi.

Kırım'ın işgalinin ardından Kırım Tatarlarına yönelik baskıların arttığını kaydeden Kalkay, Kırım Tatar liderlerin Kırım'a sokulmadığını, halka yönelik baskıların arttığını, birçok gencin kaybolduğunu söyledi.

İşgalin ardından ilk dönemlerde bölgeden baskılar nedeniyle birçok kişinin göç etmek zorunda kaldığını belirten Kalkay, "Bu durum, Tatarlara 1944'ü hatırlattı. İlk dönemlerde yaklaşık 10 bin kişinin bölgeden göç ettiğini tahmin ediyoruz. Zamanla bu göçler durdu. Çünkü vatan kolay kazanılmadı. İnsanlar topraklarını terk etmek istemiyor." ifadelerini kullandı.

Kalkay, işgalden bu yana yaklaşık 100 kişinin haksız yere Rus hapishanelerinde tutuklu olduğunu veya değişik bölgelere götürüldüğünü kaydetti.

Kırım Tatarları hapishanelerde tutuluyor

Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi Zafer Karatay da Rusya'nın iki sene önce Kırım işgal ederken sahte bir referandum yaptığını hatırlatarak, Kırım Tatarlarının işgali kabul etmedikleri için Kırım Tatar Milli Meclisi, liderleri ve halkı üzerinde başlatılan yoğun baskıların artarak devam ettiğini aktardı.

Baskılar sonucu birçok kişinin mafya usülü yöntemlerle kaçırılarak hapishanelerde tutulduğunu söyleyen Karatay, "Sovyetler Birliği döneminde de yoğun baskılar vardı ama o dönemde hiç olmazsa insanlar usulen tutuklanıyor, yargılanıyor ve gönderiliyordu. Ancak şimdi kaçırmalar, mafya usulü cinayetler yapılıyor. Bunlar Kırım Tatar halkı üzerinde tehdit unsuru olarak kullanılıyor." diye konuştu.

Hapishanelerde onlarca Kırım Tatar vatandaşının "Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi olmak, radikal örgüt üyesi olmak veya işgale karşı geldikleri" gerekçesiyle yattığını dile getiren Karatay, Kırım'ın ilhakının ardından Tatarların 1944'ten sonraki en büyük göçünün yaşandığını kaydetti.

QHA