KONYA (QHA) -

Konya Aydınlar Ocağı'nın 12 Mayıs'ta düzenlemiş olduğu sohbet toplantısında Sovyetlerin İnsan Kasabı Stalin’in insanlığa yaptığı mezalimi anlatıldı.

Konya Büyükşehir Belediyesinin Kütüphanesinde her hafta yapılan sohbet toplantısının bu haftaki konuğu Emekli Astsubay Araştırmacı Yazar Bahri KILINÇEL idi.

Konuşmacı Kılınçel, Stalin’in yaşamını anlatırken Sovyetler Birliği döneminde özellikle Türk ve Müslüman halka büyük zulümler ve katliamının uygulandığını belirterek "Stalin 1930 -1950 yılları arasında 3.332.580 kişiyi yaşadığı topraklardan çıkararak sürgüne göndermiştir. Sürgüne gönderilen en çok Türk asıllı olanlardır. Stalin en çok Türk asıllılara düşmandır, en çok Türk asıllıları öldürmüştür, en çok Türk asıllılarına işkence yapmıştır. STALİNE Türklerin katili demek en doğru tarif olur. ÇEÇENLER, İNGUŞLAR, KARAÇAYLAR, BALKARLAR, KALMUKLAR, AHISKALILAR, KIRIM TATARLARI, AZERİLER, ALTAY TÜRKLERİ, ,KAZAK TÜRKLERİ, BAŞKURT TÜRKLERİ, TACİKLER, ÖZBEKLER ve Alman asıllı Kırımlılar, Yahudiler, Lehler, Ermeniler, Ukraynalılar, Beyaz Ruslar Almanlarla işbirliği yaptıkları, Sovyet devrimine zarar verdikleri, Türk asıllılara Türk istihbaratına bilgi verdikleri suçlamalarıyla topraklarından trenlere bindirilerek sürgüne gönderilmişlerdir. Sürgüne gönderilenler Sibirya ve Türkistan coğrafyasına gönderildikleri için çoğu yollarda açlık, hastalık ve kötü muamele nedeniyle ölmüşlerdir. En büyük soykırım ve katliamı Kırım Tatarlarına yapmıştır diyerek "1941 yılında Kırım’da 218.492 Türk yaşıyordu. 1943 yılında Stalingrad’da Almanlara karşı savaş kazanan Stalin 1944 yılında kırımı ele geçirdi. Buradaki Alman asıllı ve Türkleri Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle yüzlerce Kırım Türkünü katletti. 18 Mayıs 1944’te geceleyin saat 03.00 de sürgün içim kırım Türkleri evlerinden alınır yanlarına elbiseleri, özel eşyaları ve her aile için 500 kg erzak alınması emredilerek trenlere bindirilir. Erkeklerin büyük çoğunluğu asker olduğu için çocuklar, yaşlılar ve kadınlar ağıtlar içinde zorla yurtlarından ayırt edilir. Özbekistan’a gönderilecek olan Kırım Türklerini 3 gün içinde gönderen Kızılordu mensupları ödüllendirilir. Bu esnada ARABAT adlı balıkçılıkla ve tuz üreten Türk köyü sürgünde unutulduğu öğrenilir. Hemen köyün tamamının eski ve büyük bir gemiye bindirilir. Mahzene kapatılır gemi denizin en derin yerine getirilerek batırılır. Sürgüne gönderilenler tıka basa vagonlarda günlerce ihtiyaçları giderilmeden ,açlık, susuzluk ve hastalık nedeniyle yol boyunca 7889 kişi hayatını kaybetmiştir. Ölenler en yakın istasyonda yol kenarına atılmış devam edilmiştir. 151.604 kişi Özbekistan’a, 31.551 kişide Sovyetlerin çeşitli bölgelerine yerleştirilmiştir. Kırım Türkleri gittikleri yerlerde fabrikalarda ,işletmelerde çalışmak üzere köylere yerleştirilmişler at ahırlarında, kuru toprak üzerinde ,kendi kazdıkları çukurlarda yaşamışlardır. Sürgünden birkaç yıl sonra yapılan bir sayımda sürgüne gönderilen 112.700 çocuktan 60.034 ü, 93.200 kadından 40.085’i, 32.600 erkekten 12.061 i hayatını kaybetmiştir. 1956 yılında Kruşçev iktidara gelince sürgüne gidenlerin geri gelmesi kabul edilmiştir ancak kırım Türkleri ve Ahıska Türklerinden bazıları kırıma komşu yerlere yerleşir kırıma dönme mücadelesi hala sürmektedir. Bu mücadelenin efsane ismi Mustafa Abdulcemil KIRIMOĞLU hepimizce bilinmektedir. "dedi.

Kılınçel, Kırımlı Mütefekkir Yazar İsmail Gaspıralı'dan da bahsederek Türk ve İslam Dünyasına çok büyük katkıları olduğunu belirtti.

Recep Kırım

QHA